Etiket arşivi: Doğu Perinçek

YENİ AKİT GAZETESİ BU SEFER DOĞU PERİNÇEK’İ HEDEF ALDI !

Perinçek’ten İslam’a hakaret

"Kamer Genç’in söylediklerinin neresinde hakaret var." diyen Perinçek, İslam dini ve Hz. Muhammed’i hedef alan söylemlerde bulundu.

İşçi Partisi Genel Başkanı Ergenekon sanığı Doğu Perinçek’in, Bakan Fatma Şahin’le yaşanan olay ile ilgili olarak CHP’li milletvekili Kamer Genç’i savunduğu yazısında, İslam Dini ile Hz. Muhammed’i hedef aldığı belirtildi.

İşte Yeni Akit’in o haberi:

İşçi Partisi Genel Başkanı Maocu Doğu Perinçek, İslama ve inanan insanlara ağır hakaretlerde bulundu. CHP milletvekili Kamer Genç’in Meclis’te Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’e yönelik yapmış olduğu hakaretleri savunan Perinçek, İslami kuralları Ortaçağ karanlığına benzetti. Perinçek, “1400 yıl önce Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e inen kuralların bugün geçerli olamayacağını” savundu.

PERİNÇEK, İSLAMA SALDIRDI

25 Nisan tarihinde TBMM’de yaşanan tartışma Türkiye’nin gündemine otururken, olayın aktörü olan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç’e Maoist İşçi Partisi’nden destek geldi. Ergenekon Terör Örgütü’nün önemli sanıklarından biri olan Doğu Perinçek, Silivri’den yazdığı “Kadınların onurunu kadın milletvekilleri değil, Kamer Genç savundu” başlıklı köşe yazısında dine ve dindarlara saldırdı.

HZ. MUHAMMED’E ÇİRKİN BENZETME

Perinçek, Peygamber Efendimiz dönemindeki kuralların şimdi geçerli olamayacağını iddia etti. Perinçek, “Kamer Genç’in söylediklerinin neresinde hakaret var! Hazreti Muhammed’in o çok değerli, Goethe’yi bile hayran bırakan eşleri Hazreti Hatice’ye ve Hazreti Ayşe’ye ‘Siz kaçıncı hanımsınız’ diye sorduğunuz zaman, hakaret midir? O soru, o zaman hakaret değildi. Ama bugün hakaret. Çünkü hukuk da ahlâkî değerler de tarihseldir. O nedenle Ortaçağ hukukunu kutsaldır diye geçerli kılmak isteyenlere bu sorunun sorulması, hakaret değil, fakat çağımızın hatırlatılmasıdır” dedi.

“İSLAM HUKUKU BUGÜN GEÇERLİ DEĞİLDİR”

Terör örgütünün Bekaa Vadisi kampında terörist başı Abdullah Öcalan’a çiçek veren Mao hayranı Doğu Perinçek, “İslamın toplum düzenini sağlamak için getirmiş olduğu hükümlerin günümüzde geçerli olamayacağını” ileri sürdü. “Yalnız devleti değil, toplumu da din esaslarına göre düzenleyemezsiniz” diyen İslam düşmanı Perinçek, AK Parti yönetiminin Cumhuriyet’e karşı devrim yaptığını söyledi. Perinçek, “BOP Eşbaşkanlığı (AK Parti) yönetimi devletin siyasal, hukuki temellerini ve toplumsal ilişkileri din kurallarına dayandıran düzenlemeler yapmaktadır. (…) Ve karşıdevrim, kendi Ortaçağ hukukunu getiriyor. Anayasa Mahkemesi geçenlerde yaptığı ‘yumuşak’ laiklik tanımıyla laikliği ortadan kaldıran fetvayı vermiştir. Çünkü laiklik, dinsel inancın bireyin vicdanında kalmasıdır. Yalnız devleti değil, toplumu da din esaslarına göre düzenleyemezsiniz. Düzenlemeye kalktınız mı bunun ilk kurbanı kadınlardır” açıklamasında bulundu.

“DÜN GEÇERLİ OLAN BUGÜN GEÇERLİ OLABİLİR Mİ?”

Yıllardır ülkedeki huzur ortamını bozmak için elinden geleni yapan ve bunun için “Atatürk Kanunları”nı kendine kalkan olarak kullanan Doğu Perinçek, geçmişteki kanunların zaman karşısında hukuki geçerliliğini kaybedeceğini söyleyerek, İslam dininin de böyle olduğunu iddia etti. Perinçek, “Hukuk tarihseldir. Cumhuriyet hukuku da tarihseldir. Sosyalizmin hukuku da tarihseldir. Bugün geçerli ve ileri olan, yarın geçersiz ve gerici olur. En devrimci hukuku dahi, zamana dayanıklı kılamazsınız!” sözleriyle örtülü bir şekilde İslami kuralların bugün toplum üzerinde etkili olamayacağını savundu. Perinçek’in söyledikleri şöyle: “Kutsal kitaptaki Ahzab, Nisa vb. surelere göre cariyelik hukuk içindedir. Değerli Eren Erdem kardeşimin Kur’an yorumlarını ilgiyle okuyorum. Yaptığı iş de kuşkusuz özgürlük ve çağdaşlık özlemini yansıtıyor. Ancak 1400 yıldır geçerli olan ve uygulanan, onun yorumları değildir. Cariyelik İslâm hukukunda vardır ve Büyük Devrimci Hazreti Muhammed’in de sayısı tartışmalı çok eşi vardır. Cariyesi de vardır. Hatta o cariyesinden de çocuğu vardır. Bunlar o dönem için gerçektir, hukuka uygundur ve zamanın toplumsal değerleriyle de uyumludur. Dün geçerli olan bugün geçerli olabilir mi?”

“KADININ O KONUMU BUGÜN AHLÂKLI OLMAYACAK”

Kamer Genç’in Fatma Şahin’e yönelik sözlerinin doğru olduğu görüşünü savunan Perinçek, Türk kadınının onurunu Genç’in savunduğunu söyledi. “Kamer Genç, o hukukun (İslam Hukuku’nu kastediyor) bugün hukuk olamayacağını, kadının o konumunun bugün ahlâklı olmayacağını söylüyor” diyen Perinçek, 25 Nisan’daki tartışmanın suçlusu olarak Bakan Fatma Şahin’i gösterdi. Perinçek, Şahin’in kadının onurunu savunduğu için Genç’e teşekkür etmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “O zaman Kamer Genç’e karşı o saygısız tutumu almak yerine, teşekkür etmesi, kalkıp onu kutlaması gerekmez miydi? Çünkü Fatma Şahin’in onurunu, Kamer Genç korumaktadır. (…) Kadının onurunu savunabilmek için, Cumhuriyet Devrimciliğini bir eylem kılavuzu olarak kabul etmek gerekir.”

Yeni Akit

YANDAŞ MEDYA /// CAFESIYASET.COM : Doğu Perinçek ve yancıları fena yakalandı

Darbecilerin yargılandığı Balyoz ve Ergenekon sanıklarına destek veren ve kendisi de bu davadan tutuklu yargılanan Doğu Perinçek bu kez fena yakalandı. Perinçek, 25 yıl önce kendi dergisinde darbe planlayanların DGM’de yargılanmasını istemiş.

ROTAHABER – Darbecilerin yargılandığı Balyoz ve Ergenekon sanıklarına açıkca destek veren ve kendisi de Ergenekon Terör Örgütü davasında tutuklu olarak yargılanan Doğu Perinçek’in, 25 yıl önce ordu içinde darbe planlayan askerlerin emekliye sevk edilmesini ve DGM’lerde yargılanmalarını istediği ortaya çıktı.

Doğu Perinçek’in 25 yıl önce çıkardığı "2000’e Doğru" dergisinde kapak yapılan dosyada ordu içinde "Darbe Planlama Biriminin Kurulduğunu" ve "Samanyolu darbe planı" adı altında darbe yapmaya hazırlandığına dikkat çekilerek, bu askerlerin derhal emekliye sevk edilerek, o dönemde bu tür davalara bakan Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nde (DGM) yargılanması talep ediliyor.

1992 yılında deşifre olan ‘Samanyolu Darbe Planı’ üzerine 2000’e Doğru Dergisi 1992 tarihli 39. sayısında, tıpkı Taraf gazetesinin Balyoz Darbe Planı’nı deşifre ederek konunun üzerine gittiği gibi konunun üzerine gidiyor.

Perinçek’in dergisi, terörle mücadelede sivil otoritenin ipin ucunu kaçırması sonucu ordunun inisiyatifi ele aldığını ve bu nedenle de bazı generallerin darbe hevesine kapıldığını savunuyor.

Dergi, haberi kapaktan verirken, başyazısını da bu konuya ayırıyor. Haberde darbeye teşebbüs edenlerin derhal ordudan emekliye sevk edilerek o günün Devlet Güvenlik Mahkemeler’inde yargılanması isteniyor.

Daha önce yine Doğu Perinçek’e ait "100 Yıl" isimli derginin 11 Kasım 1990 tarihli nüshasında ordu bünyesinde "Darbe Planlama Biriminin Kurulduğunu" savunan Aydınlıkçılar, darbecilerle etkin bir mücadele yapılması gerektiğini ısrarla belirtiyor.

O günlerde yargılanmasını istediği darbecilere bugün en fazla sahip çıkan Doğu Perinçek ve Aydınlıkçılar’ın 25 yıl önce eleştirdikleri darbecileri bugün ölümüne savunmaları ve bu darbe planlarında da aktif rol almaları, Perinçek ve taraftarlarının geçirdikleri evrimi gözler önüne seriyor.

Perinçek’in 25 yılda geçirdiği evrimi ortaya çıkaran bizimbursa.com Genel Yayın Yönetmeni Nihat Nasır, konuyla ilgili yazısında şu soruları soruyor;

- Şimdilerde canhıraş bir biçimde darbecileri savunan bu ekibin amacı ne?

- Geçmişte darbecilerin DGM’lerde yargılanması gerektiğini savunanlar, şimdi ne oldu da darbecilik iddiasıyla yargılananlara arka çıkıyorlar?

Perinçek ve ona bağlı Aydınlıkçıların bu sorulara vereceği cevap ise şimdiden merak konusu oldu. / KAYNAK: ROTAHABER - bizim bursa.com

İŞTE O DERGİ VE HABERİ…

İŞÇİ PARTİSİ GENEL BAŞKANI DOĞU PERİNÇEK : Türk Milleti’ni silmeye kalktınız

Mahkeme Başkanı’ndan jandarmaya Perinçek talimatı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Ergenekon Davası’nda esas hakkındaki mütalaaya ilişkin savunmasını yapan tutuklu emekli astsubay sanık Oktay Yıldırım mütalaayı eleştirerek, Danıştay Saldırısı olayıyla bir ilgisi bulunmadığını ifade etti.

Sanık Yıldırım, "Bugün 22 Nisan ama yarınlar 23 Nisan’dır. Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nden sökülen bütün tuğlalar yerlerine konacaktır. Diz çökmedik. Belki en ağır cezayı vereceksiniz ama büyümekte olan çocuklarım var benim. Son sözüm varlığım Türk varlığına feda olsun. Bir idam mahkumunun son sözleri bunlar" dedi.

Bu sözler üzerine Mahkeme Başkanı Özese de, "TCK’da öyle bir madde yok" diye konuştu.

DOĞU PERİNÇEK SALONDAN ÇIKARILDI

Bu sıra İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, "Bu plan asla başarıya ulaşamayacak" diye bağırdı. Perinçek’e mikrofon verilmesinin ardından "Türkiye’yi bölmek isteyenler, Türkiye’yi Amerikan sömürgesi yapanlar, Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak isteyenler yıkılacaklar. Anayasa’dan Türk Milleti’ni silmeye kalkanların gücü yok. Bu mahkemeyi niye kurdunuz? Türk Milleti’ni silmeye kalktınız. Gücünüz yok" diyerek bağırdı. Bu sırada Prof. Dr. Yalçın Küçük, Perinçek’in yanına gelerek sakinleştirdi. Masaya vuran Perinçek de "Bunları söylemek lazım Yalçın Hocam" dedi.

Mahkeme Başkanı Özese, Perinçek’in salondan çıkarılması talimatını jandarmaya verdi.

Perinçek, jandarma eşliğinde salondan çıkartılırken diğer İşçi Partili tutuklu sanıklar Mehmet Bedri Gültekin, Erkan Önsel, Turhan Özlü ve Hikmet Çiçek de salonu terk etti.

ALKIŞLAYAN İZLEYİCİLER DE SALONDAN ÇIKARILDI

Bu sırada bazı izleyiciler de alkışlarla Perinçek’e destek verdi. Mahkeme Başkanı Özese de alkışlayan izleyiciler hakkında tutanak tutularak salondan çıkarılması talimatını verdi.

İzleyiciler de mahkeme heyetine "Çıkara çıkarak bitiremeyeceksiniz", "Bizi de tutuklayın" diyerek bağırdı.

Davanın bugünkü duruşmasında Yıldırım’la birlikte toplam 7 sanık, esas hakkındaki mütalaaya ilişkin savunmasını yaptı.

Mahkeme heyeti, Doğu Perinçek ve Oktay Yıldırım’ın mahkemeye yönelik sözleri nedeniyle Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Bir dahaki duruşmada esas hakkındaki mütalaaya ilişkin savunmaların alınmasına devam edileceğini açıklayan mahkeme heyeti duruşmayı 25 Nisan Perşembe gününe erteledi.

Ergenekon davasında Perinçek’e suç duyurusu

Doğu Perinçek hakkında Ergenekon davasında söylediği sözler nedeniyle, suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Ergenekon davasının duruşmasında sanık savunmalarının alınmasına devam edildi. Tutuklu sanık Oktay Yıldırım, hakkındaki suçlamaları reddettiğini belirterek Türklüğün kaldırıldığını ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yıkılmaya çalışıldığını öne sürdü. Oktay Yıldırım’ın, kendisi ve diğer sanıklar üzerinden bu amacın gerçekleştirilmeye çalışıldığını söyleyerek, savunma içerikli konuşmasını tamamlamasının ardından, tutuklu sanık Doğu Perinçek’in de bulunduğu yerden, mikrofon da olmadan bazı sözler sarfettiği duyuldu.

MAHVOLACAKSINIZ

Bunun üzerine üye hakim Ercan Fırat, "Doğu Perinçek’e mikrofon verilsin ve sözlerini tekrar etsin." dedi. Perinçek de "Türkiye’yi bölmek isteyenler, Türkiye’yi Amerikan sömürgesi yapanlar, Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak isteyenler yıkılacaklar. Atatürk Cumhuriyeti’ni yıkmak isteyenler yıkılacaklar. Anayasa’dan Türk Milleti’ni silmeye kalkanların gücü yok. Mahvolacaksınız. Bu mahkemeyi niye kurdunuz? Türk Milleti’ni silmeye kalktınız. Gücünüz yok." diye bağırdı. Bu sözleri nedeniyle Doğu Perinçek, mahkeme başkanının talimatı ile duruşma salonundan çıkarıldı. Duruşmaya da ara karar verilmesi için ara verildi.

YILDIRIM VE PERİNÇEK HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Yaklaşık bir saatlik aranın ardından Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, heyet olarak aldıkları ara kararı okudu. Oktay Yıldırım’ın, savunması sırasında sık sık maksatlı olarak Ergenekon soruşturmasının başlamasına neden olan ve kendisine ait olduğu iddia edilen el bombalarının bulunması sırasında polislerin, "Hakimi de savcıyı da sinkaf ederim." şeklinde konuştuklarını iddia ettiği belirtildi. Bu sözleri ve savunmasında sarf ettiği sözler nedeniyle Oktay Yıldırım hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi.

Ayrıca sanık Oktay Yıldırım’ın savunmasının ardından diğer tutuklu sanık Doğu Perinçek’in de mahkeme heyetine yönelik sarf ettiği sözler nedeniyle Silivri Cumhuriyet Savcılığı’na hakkında suç duyurusunda bulunulması karara bağlandı.

DURUŞMA ERTELENDİ

Mehmet Perinçek, Bedirhan Şinal, Kemal Kerinçsiz ve Erhan Timuroğlu’nun da aralarında bulunduğu 7 tutuklu sanığa, bir sonraki duruşma savunma yapacaklarının bildirilmesine karar verilen duruşma, 25 Nisan 2013 tarihine ertelendi. CİHAN

Abdullah Gürgün : UTANMAZLAR

BİR DAKİKA = BİR YIL

Olmaz demeyin İşçi Partisi Başkanı Doğu Perinçek 16 dakikalık savunma nedeniyle 16 yıl hapse mahkûm edildi.

Dikkat edin mahkûmiyet “Ergenekon” adı verilen ne olduğu belirsiz davada suçlu görülmek nedeniyle değil, savunmadan…

Basında Aydınlık ve Ulusal Kanal dışında buna yer veren yok.

İşçi Partisi Başkan Vekili Hasan Basri Özbey, “Kalemler ve vicdanlar rehin mi alındı” diye soruyor.

Kalemlerin ve vicdanların bazıları rehin bazıları da satın alındı.

Gazetecilik için yalnız kalem yetmez, vicdan ve mantık gerekir.

Gazeteci önce insan olmak zorundadır.

Terzi gibi istenen ölçü ve modelde ısmarlama giysi dikmez. İnceler, irdeler, kafası ve yüreğinin dediği doğruyu yazar.

İşte bu basına “Dördüncü Kuvvet” denir.

Devleti oluşturan üç erk, yasama “parlamento”, yürütme “hükümet”, yargı “adalet” yurttaşı koruyamıyorsa devreye girer. Onun haklarını korur.

Bu üç erk bir elde toplanır da “astığım astık, kestiğim kestik” rejimine gidiş başlarsa kamuyu bilgilendirme, uyarma, uyandırma görevi basın için daha da yaşamsal önem kazanır.

Türkiye’de Meclis çoğunluğu, hükümet, cumhurbaşkanlığı, yargı ele geçirilmiştir. Ordu da öyle sayılır.

Ya, 4. Kuvvet Medya?

41 kitap sahibi bir yazar, yılların gazetecisi, hukuk doktoru ve bir partinin başkanı 5 yıldır hapiste tutuluyor. 3,5 metrekarelik hücrede çürütülüyor!

Bir şüpheli kaçmasın diye tutuklu yargılanır. Doğu Perinçek ise 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri sonrası bile kaçmamıştır. O zaman da şimdiki gibi kükreyerek savunmasını yapmış, Amerikancı faşist mahkemeleri mahkûm etmiştir.

Bu mahkemeler o zamanın mahkemelerinden daha beter mi , savunma yapması bile engellenmeye mi çalışılıyor?

Korku dağları sarsın mı isteniyor?

Basın yayın organlarımız görmüyor, duymuyor, konuşmuyorlar…

Sanki dördüncü kuvvet değil, utanmaz üç maymunlar…

Bir dostumuz facebook’ta tek sözcükle yorumlamış olayı:

OHA!

www.harbigazete.com

Perinçek’e polis koruması !

Beş yıldır Silivri’de tutuklu bulunuyor

Ergenekon davası nedeniyle 5 yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İşçi Partisi Genel Başkanına koruma polisi verilmesi kararlaştırıldı.

İstanbul Valiliği tarafından 13 Şubat 2013 günü alınan ve 11 Mart 2013 günü Perinçek’e tebliğ edilmek üzere hazırlanan resmi yazıda, daha önce de hakkında koruma kararı bulunan Perinçek’in güvenliği için, ‘’Bir yakın koruma ve konut koruma’’ tahsis edilmesinin, uygun bulunduğu vurgulandı.

‘’SAYIN PERİNÇEK’’

İstanbul Vali Yardımcısı Aziz Mercan tarafından imzalanarak tebliğ edilmesi istenen ve ‘’Sayın Doğu Perinçek’’ ifadesi ile başlayan ‘’Gizli’’ ibareli Valilik yazısında şöyle denildi:

‘’Koruma Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddelerine göre, koruma ile ilgili durumunuz, 13.02.2013 tarihinde yapılan İl Koruma Komisyonunda, hakınızda ‘Bir Personel ile yakın koruma ve konut koruma (Motorlu devriye suretiyle) tedbiriyle korunmasının devamı’ şekinde karar verilmiş, alınan komisyon kararı Valilik oluruna istinaden yürürlüğe girmiştir. Bilgi ve gereğini rica ederim’’

İşçi Partisi Genel Merkezi de bu karar üzerine kısa bir açıklama yaptı. Açıklamada, ‘’’Bu traji-komik durumu kamuoyunun bilgisine sunarız’’ denildi. Perinçek 24 Mart 2008 günü tutuklanmıştı. (gazeteport)

Paris’e gitmeyen palavra atmasın !!!

AKP yöneticileri ne yapabileceklerini (daha doğrusu ne yapmayacaklarını) ilan ettiler.

Gazeteciler sormazsa, Paris’e gitmezsen ne olacak?


Ahmet Davutoğlu
, Fransa makamlarına soruyor:

“Paris’te gazeteciler bana sorarsa, ben Ermeni soykırımı konusundaki görüşünü açıklarsam, ne olacak?”

Bülent Arınç Bey, havaya konuşuyor:

“Tayyip Erdoğan Paris’e gelse, ‘Ermeni soykırımı olmamıştır’ dese, ne yapacaklar?”

Büyük davaların savunulmasında böyle pazarlıklar olmaz.

Fransız yargısına böyle acizane sorular sorulmaz.

Eğer Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Başbakanı, bir Dışişleri Bakanı varsa, o tantanalı uçaklarından birine biner, gider Paris’te bir konferans verir, tarihsel gerçekleri anlatır.

Fransız kamuoyu böyle aydınlatılır. Daha önemlisi, Türkiye’ye yönelik tertipler böyle bozulur.

Mücadele adam gibi verilir

Mücadele, öyle “artistlik” yaparak, kamuoyu önünde dans ederek, pazarlıklarla ve zavallılık sergileyerek verilmez.

Mücadele Talat Paşa Komitesi’nin 7 yıldır yaptığı gibi verilir.

Ama bunu yapmak için, Talat Paşa’nın ve Atatürk’ün düşmanı olmayacaksın, onların devrimci geleneğini yürüteceksin!

Lozan sarayının merdivenlerinden yapılan açıklama

2005 yılı Nisan sonunda Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu hakkında İsviçre’de “Ermeni soykırımı iddiası tarihsel gerçeklere uymuyor” dediği için ceza soruşturması açılınca,

İşçi Partisi Genel Başkanı, uçağa atladı ve İsviçre’ye gitti.

"İsviçre’de gazeteciler sorarsa ne olacak, soykırım olmamıştır desem ne yapacaklar" gibi pazarlıklar yapmadı İsviçre ile.

7 Mayıs 2005 günü basını Lozan Antlaşmasının yapıldığı binanın önüne çağırdı.

Binanın merdivenlerine çıktı.

Önce İsviçre’nin resmi dili Almanca, arkasından Türkçe olarak, 1915 olayları konusunda özet bir açıklama yaptı.

“Ermeni soykırımı” yalanının 1915 yılında Türkiye’yi paylaşmak için savaşan İngiliz ve Fransız emperyalistleri tarafından psikolojik savaş kapsamında uydurulduğunu belirtti.

İsviçre polis kameraları bu konuşmayı çekti ve basında haber oldu.

İşçi Partisi Genel Başkanı, akşam Bern şehrindeki yemekli toplantıda bu kez 350 insanın önünde aynı görüşlerini tekrar açıkladı ve Türkiye’ye döndü.

İsviçre polisleri kamera çekimine devam ediyordu.

Lozan akıncılarının Lozan sarayındaki toplu açıklaması

Mücadele orada bitmemiştir. 22-24 Temmuz 2005 günleri Denktaş önderliğinde İsviçre’ye giden 200 aydınımız,

– Zürich Hilton Otelinde yaptıkları basın toplantısında,
– Winterthur’daki konferansta,
– 24 Temmuz 2005 Lozan mitinginde 5 bin yurttaşla birlikte,
– Ve aynı gün Lozan Barış Antlaşması’nın yapıldığı sarayın salonunda,

1915 gerçeklerini anlattılar

Hep bir ağızdan şöyle haykırdılar:

“Ermeni soykırımı tarihsel bir yalandır.
“Ermeni soykırımı, uluslararası bir yalandır.
“Ermeni soykırımı, emperyalist bir yalandır.
“Biz vatanımızı savunduk.”

Bunun üzerine Lozan Polis şefi gelmiş, “Ben şimdi ne yapacağım, otobüsleri getirip, buradaki 600 kişiyi gözaltına mı alacağım” diye acz içinde sormuştur.
Hiçbir şey yapamamıştır.

Helikopterli, polis köpekli Bern Konferansı

İşçi Partisi Genel Başkanı, 18 Eylül 2005 günü İsviçre’nin başkenti Bern’de 300 kişiye Ermeni meselesi konusunda Almanca konferans vermiştir.

Yukarıda helikopterler uçmaktadır ve konferans salonuna giden caddeler yüzlerce polis tarafından kuşatılmıştır.

Konferans salonuna gelenler, polis tarafından kurt köpekleriyle karşılanmaktadır.

Bu ortamda ve daha önce yazılı olarak verilmiş olan “Ermeni sorunundan söz etmeyeceksin” şeklindeki Polis tebligatını Doğu Perinçek çöp sepetine atmıştır.

19 Eylül 2005 günü Doğu Perinçek, sorgu için Lozan Sorgu Yargıçlığına çağırılmıştır.

İşçi Partisi Genel Başkanı, Lozan Sorgu Yargıcına gitmeden önce, Zürih’te yine Almanca bir basın toplantısı yapmıştır.

Salona girdiği zaman, masanın başında “Zürich Polis Müdürü”nün oturduğunu öğrenince, kendisine kimliğini sormuş, onu yerinden kaldırtmış ve salonun en arkasındaki iskemleye oturtmuş ve İsviçre kamuoyuna gerçekleri anlatmıştır.

İsviçre Devlet Televizyonundan Sorgu Yargıcının açıklaması

Bu basın toplantısından sonra, yanında İP MKK üyesi rahmetli Dinçer Kömek ile Lozan’a gitmiş ve Sorgu Yargıcı Jacques Antenen’e 2,5 saat ifade vermiştir.

İfadeden birkaç saat sonra, Lozan Sorgu Yargıcı Jacques Antenen, Doğu Perinçek hakkındaki dosyayı kapattığını İsviçre televizyonlarına bizzat açıklamıştır.

İsviçre Devlet Televizyonu 1. Kanalı SF1, haberi, “İsviçre Devleti Doğu Perinçek’e boyun eğdi” başlığıyla vermiştir.

Daha sonra Atlantik merkezleri sürece müdahale etmiş ve dava açılmıştır.

Bu süreçte Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül yönetimi, Ocak 2006 sonundan itibaren Talat Paşa Komitesi’ni sırtından vurmuştur.

İsviçre Mahkemesi’ni, Perinçek hakkında dava açması için, AKP Adalet Bakanı Cemil Çiçek cesaretlendirdi.

İsviçre Adalet Bakanı Blocher, TV’de, canlı yayında, bu ihaneti açıkladı:

“Meslektaşım Türkiye Adalet Bakanı Cemil Çiçek duruşmalar sırasında buradaydı, görüştük.

Kendisi bana Doğu Perinçek’in aşırı muhalifleri olduğunu belirtti.

Türkiye hükümetinden ciddi bir tepki olmayacak.”

Cemil Çiçek’in bu beyanı üzerine, Lozan Sorgu Yargıcı’nın kapatmış olduğu dosya tekrar açıldı.

"Talat Paşa Komitesi’ni dağıtın"

İsviçre, Fransa ve Almanya’da bu yasaya karşı eylemler Rauf Denktaş ve Doğu Perinçek önderliğindeki Talat Paşa Komitesi tarafından düzenlenmişti.

Eylül 2006’da Avrupa Parlamentosu AKP Hükümeti’ne "Talat Paşa Komitesi’ni dağıtın" talimatı verdi, aynen bu sözcüklerle.

Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam toplantısında, Talat Paşa Komitesi’ne katılan AKP milletvekillerini

“Siz nasıl Rauf Denktaş ve Doğu Perinçek’in arkasından yürürsünüz” diye azarladı.Gazeteler aynen böyle yazdı.

"Talat Paşa Komitesi’ni dağıtın" talimatını alan AKP Hükümeti,

Talat Paşa Komitesi’ni kapatmak için uygun bir suç maddesi bulamadığı için, konuyu Beşiktaş Özel Yetkili Ergenekon Savcılarına havale etti.

Ergenekon Savcıları, Talat Paşa Komitesi’ni "Ergenekoncu" ilan ettiler.

Ergenekon İddianamesi’ne Talat Paşa Komitesi’nin faaliyetlerini suç eylemleri olarak uzun uzun yazdılar.

Beşiktaş Savcısı Cihan Kansız, her tutuklamada uzun uzun Talat Paşa Komitesi’ni sormaktadır.

İsviçre’de bu yasanın çıkması için başı çekmiş olan İsviçre Dışişleri Bakanı’nın Fransa’daki oylamadan önce Türkiye’ye şeref konuğu olarak davet edilmesi gelinen son noktadır.

İşte soykırım yalanına karşı mücadele AKP hükümeti tarafından böyle baltalandı.

Doğu Perinçek’in 25 Ocak 2012 günlü Aydınlık köşe yazısı kısaltılarak ve bazı eklemeler yapılarak tarafımdan yeniden düzenlenmiştir. ASB

GENİŞ BİLGİ İÇİN BKZ:

Talat Paşa Komitesi’nin mücadelesi çok önemli bir tecrübedir. İncelenmelidir.

Bu mücadeleyi özetleyen kitap: Doğu Perinçek, Ermeni Sorununda Strateji ve Siyaset.

http://aliserdarbolat.blogspot.com/2012/01/parise-gitmeyen-palavra-atmasn.html

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Fight the corrupt elite and their Stasi puppets

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

WordPress.com News

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 2.844 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: