AKIN AYDIN : Ergenekon savcılarına iş düşecek gibi görünüyor !

AKIN AYDIN

Mehmet Baransu denilince ilk aklıma gelenler, Ergenegon adı verilecek olan çuval dolusu evraklar ve bu evrakları işleme koyan savcılardır. Evet, Baransu çuvallar dolusu evraklarla Türkiye’nin kaderini etkileyen bir süreç başlatmıştı.

Mehmet Baransu kimdir? Nerede, nasıl ve kimlerin desteğiyle okudu? Bu evrakları nereden ve nasıl elde etti gibi soruları, dünde kimse merak etmedi, bugünde. Ama Ergenekon ve Balyoz süreçlerinin işleyişine ve sonuçlarına bakıldığında, Baransu’nun kim olduğu ve neye hizmet ettiği açığa çıkacaktır ve açıktır da.

Baransu 23-04-2013 tarihli, gazetesindeki "İktidarın ömrü fazla sürmez" adlı köşe yazısında üç tespitte (bana göre) bulunuyor.

Birincisi, iktidarın (AKP’nin) artık sonunun geldiği,

İkincisi, bu sonu gördüğü için AKP ile yollarını ayırdığı ve bu ayrılığın cemaatle bir ilgisi olmadığı,

Üçüncüsü ise Ergenekon savcılarını, AKP içinde harekete geçirecek cinsten iddialar. Ha, savcılar bu iddiaları araştırır, araştırmaz, o da hukukun üstünlük ve tarafsızlığı ile alakalı!!!

Baransu diyor ki;

*AK Parti "hırsızlık, yolsuzluk, usulsüzlük yapanlar" ve bunların kamudaki ortaklarını kurtarmak için son bir yıldır gece yarısı bir dizi düzenleme yapıyor.

(Yani AKP iktidarı, suçluları koruyor ve bu korumayı kanunla yapıyor. Nasıl mı?)

*Önce "Özel Yetkili Mahkemeler"in inceleme alanına giren yolsuzluk ve usulsüzlük yapanların örgüt kurmakla suçlanıp yargılandığı "çıkar amaçlı suç örgütleri" yasası değiştirildi. Ardından "ihaleye fesat karıştıranlara" verilen cezanın süresi 12 yıldan üç yıla indirildi. Bu düzenlemeyle yolsuzluk yapanlar ve ortakları af kapsamına sokuldu.

Bir sonraki adım Kamu İhale Kurumu Yasası’ndaki düzenleme oldu. Hırsızlarla ortaklık yapan AK Parti’nin kamu kurumundaki elemanları ve bakanlar bir kez daha yargıdan kaçırıldı.

Zincirin son halkası ise Sayıştay Kanunu’nda yapılması düşünülen değişiklik oldu. Sayıştay artık etkisiz bir kurum olarak, yolsuzluk ve usulsüzlükleri tek başına inceleyemeyecek.

Geçenlerde görüştüğüm bir isim yapılanların ileride tek tek ortaya çıkacağını söyledi. "Biraz sabretmek gerektiğini" belirtip, devlet arşivlerinde her şeyin kaydedilip, bir yerlere not edildiğini de vurguladı. Yazılmamak üzere anlattıklarını kendisine söz verdiğim için şimdilik sizlerle paylaşamıyorum. Ancak şunu söyleyebilirim. Yapılanlar yok edilmeyecek bir şekilde devlet arşivlerinde kaydediliyor.

Sayıştay’dan bir yetkilinin şu cümlesiyle yazımı noktalayayım: "Gerçekler bir gün ortaya çıktığında iktidarın ömrü öğlenden ikindiye kadar sürmez." Bu söz sanırım çok şey anlatıyor." Mehmet Baransu / Taraf

CHPnin sadece adı kaldı

CHPnin Genel Başkanı sosyalistler toplantısında, PKKnın bir özgürlük hareketi olduğunu vurgulayan belgenin altına imza atıyor.

CHPli vekillerin bazıları Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinin, PKK bir terör örgütü değil hak arayışı için mücadele eden bir örgüt olduğu, kararına bizzat oyuyla destek veriyor.

CHPli Hüseyin Aygün, bir dağdaki genç arkadaşlarının yanına gidiyor, bir şehirdeki ölü genç kardeşlerinin evine taziyeye. Mensubu olduğu partiyi, Atatürkü soykırımcılıkla suçluyor.

Bir başka CHP vekili, AKP açılımlarının gerçek sahibi biziz, diyor. CHPli vekiller birbirlerini ajanlıkla suçluyor.

CHPli Gülseren Onanç, CHP tabanını % 65nin, AKP sürecinin arkasında olduğunu iddia ediyor ve partiyi istediği çizgiye çekemediği için istifa ediyor.

Bir başka CHP vekili baldıran zehiri içmek için partisinden istifa edip AKPye katılıyor.

Bir başka CHP vekili, bebek katilini Turancı diye tanımlıyor. Bir diğeri teröristleri şehit sayıyor.

Malum Cemaate, CHP başkanından, vekiline kadar bin bir methiyeler sıralıyorlar. Kısaca CHP, derin AKPyi oynuyor. Hala fark edemediniz mi?

Bakan acziyetini itiraf etti

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Şahin geçenlerde şu açıklamayı yaptı; 2007de 775 çocuk sokakta yaşadığını, 6 bin 784 çocuk ise sokakta çalıştığını belirtirken, sayıların yıllar içinde hızla düştüğünü, alınan etkin önlemler nedeniyle 2012 sonucunda bakanlığın tespitlerine göre sokakta yaşayan çocuk sayısının 24, çalıştırılan çocuk sayısının ise 5 bin 851e geriledi

Sayın Bakan! Hem annesiniz hem de bakansınız. Birincisi 24 sayısına (sokaklarda yaşayan çocuk) nasıl ulaştınız? Kendi sokağınızda yaşayan çocukları sayarak mı bu veriyi elde ettiniz?

Yok, bu sayı tüm ülkemizi ifade ediyor ve siz bu 24 çocuğu tespit etmişseniz, neden bu çocukları bizzat korumaya alıp, hem annelik hem de bakanlık görevini yerine getirmiyorsunuz?

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

Bir Yanıt Bırakın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: