ARAŞTIRMA DOSYASI : İslamiyet, Terör ve “İslami Terör” Üzerine

Hanife Çetin
Uzman Yardımcısı / Avrupa Birliği

Boston Maratonu’nda gerçekleştirilen 3 kişinin ölümü ve 200 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan korkunç olaydan sonra yine korkulan oldu ve sadece hükümetlerin değil kamuoyunun da gözleri İslamiyet’e ve teröre döndü. Bu çalışmada Boston’daki saldırılar ve yankıları örneği üzerinden “İslami terör” ve algısı incelenecektir.

İslami terör algısının Boston saldırılarından hemen sonra hızla dünya gündemini meşgul etmesi konunun sadece Amerika’da değil, tüm dünyada tekrar tazelenmesine sebep olmuştur. Zaten hassas olan İslami terör konusu başta Amerikan gündemi olmak üzere dünyanın birçok yerinde gözlerin terörizme ve bu anlayıştan uzakta olmasına rağmen bir dine, çevrilmesine neden olmuştur. Saldırıların ardında ilk şüphelenilenin İslami terör olması, bilinçaltındaki İslami terör algısının silinememiş olduğunun bir göstergesidir.

ABD’deki Yankısı

İslami terör algısının tekrar gündeme gelmesi öncelikle Amerikan siyasetinde yankı buldu. Barack Hussein Obama yönetiminin destekçileri ve George Walker Bush taraftarı arasında bazı fikir ayrılıklarını gün yüzüne çıkartmıştır. Barack Obama’nın İslam’ı hedef alan açıklamalardan kaçınması bazı çevrelerde İslam sempatizanı olarak yorumlanmasına sebep olmuştur. Öte yandan bu tepkiler, basının ya da bir takım çevrelerin Obama’nın İslami terör içerikli açıklamalar yapması beklentisinde olduğunun bir göstergesidir.

Federal Bureau of Investigation’ın (FBI) terörü işaret etmesine rağmen, Obama’nın açıklamalarında teröre yer vermemiş olması birkaç olasılık üzerinde durulmasına sebep olmuştur: Bunlardan ilki şüphesiz ki, liberallerin bu tutumunun, terörizmi bir dinle ilişkilendiren anlayıştan uzak olduklarını, bu noktada da G. W. Bush yönetiminden ayrıldıklarını gözler önüne sermiş olmasıdır. Obama’nın ailesindeki İslami bağların bu görüşlere zemin hazırlamış olabileceği de dikkatlerden kaçmamalıdır. Zaman zaman Barack Obama’nın İslamiyet’e yakınlığı, Müslüman olduğu konusundaki söylentilere kadar gitmiştir. Bu bakımdan Obama’ya karşı muhalefetin elindeki en büyük kozun bu olduğunun da dikkate alınması gerekmektedir.

Usame Bin Ladin’in Amerikan kuvvetlerince öldürülmesi bu açıklamaların arkasındaki en büyük gerekçelerden birisidir. Obama yönetiminin başta Ladin’i ve El Kaide tüm üst düzey liderlerini ortadan kaldırarak Bush’un yarattığı “war on terror” (teröre karşı savaş) olarak adlandırılan küresel savaş kampanyasında “Radikal İslami Terör”e karşı büyük bir başarı olarak kabul edilmişti. Bu tarihi başarının ardından ABD rahat bir nefes almıştı. Bu nedenle terör açıklamasından kaçınan Obama yönetiminin imza attıkları bu başarının arkasında durmaya devam etme niyetinde olduğu şeklinde de yorumlanabilir.

Öte yandan Boston saldırıların 11 Eylül’den farklı olarak Amerikan vatandaşlarınca yapılmış olması ve Amerikan yasalarına göre El Kaide ve benzeri örgütlere bir ilişkisinin olmadığından düşman ilan edilememişlerdir. Bu ise hem Obama yönetimi için hem de İslam dünyası için büyük bir krizin önüne geçmiş, yeni bir küresel kampanyadan geri tutmuştu ve bu sadece ABD için değil, dünya barışı ve huzuru için rahatlatıcı olmuştur.

Tırmanan Saldırı Beklentisi

Bu olayın 11 Eylül’ün hafızalarda tazelenmesine sebep olmasının yanında terörist saldırısı beklentisini arttırdığı da söylenebilir. Saldırıdan sonra Boston hava sahası uçuşlara kapatılırken Washington ve New York’ta güvenlik önlemleri arttırıldı, Beyaz Saray terör alarmı verdi ve ziyarete kapatılmıştır. Zira Boston saldırılarından hemen sonra Amerikan hava güvenliği gerekçe gösterilerek birkaç küçük bıçak kutusunun uçağa alınmasına izin verilmemiş ve bu 11 Eylül saldırılarından sonra ilk defa olmuştur.

Boston’dan sonra saldırı korkusu henüz dinmemişti ki, dünyanın dört bir tarafından terör haberleri yükselmeye başlamıştır. Henüz bu haber gündemden düşmemişti ki, Hollanda’da bir okula yapılacağı internet üzerinden duyurulan terörist saldırıyı engellemek üzere okulların tatil edilmesi dikkatleri çekti. Aynı hafta Kanada’da da terör alarmı verilmişti. Toronto’dan NewYork’a giden bir yolcu trenine terör saldırısında bulunacakları kaydedilen iki kişi, FBI’ın da dahil olduğu bir operasyonla ele geçirildiler.

[1] FBI buradaki araştırmalar sonucunda önlenen saldırının yine İslami terör kaynaklı olduğu konusunda kuşkusuzdu. Kanada’da da terörle mücadelelerinin henüz bitmediği vurgulanarak bir kez daha teröre işaret edildi ve güvenlikler arttırıldı.

İslami Terör Algısının Muhtemel Yankıları

11 Eylül saldırılarıyla ilk kez gündeme gelen küreselleşme ve teknolojinin terörü ve terörle mücadeleyi etkilediği görüşü yeniden ele alındığında, bu görüşün haklılığı dikkatlerden kaçmamaktadır. Boston’daki saldırılardan hemen sonra sosyal medya aracılıyla anında haber akışının sağlanması ve halkın tepkilerinin ölçülebilmesi bir yana, terörle mücadelede bu tür araçların ne kadar başarılı olduğu da rahatlıkla görülebilmektedir. Özellikle de,FBI’ın potansiyel radikalleri tespit edebilmek için kendisinin kurduğu bir cihad sitesine şehit olmak için başvuran bir gencin yakalanması bu değişimin büyük bir kanıtıdır[2]. Yöntemin meşruiyeti tartışıladursun, radikallik potansiyeli taşıyan gençlerin daha yakından takip edilmesinin muhakkak ki, faydaları da olacaktır. Çünkü Boston Maratonu’nu kana bulayan teröristlerin Central Intelligence Agency’nin (CIA) potansiyeller listesinde olmasına rağmen bu katliamın önlenememiş olması FBI’ın bu taktiğinin başarılı olabileceğine işaret etmektedir.

Değişimin bir diğer ayağı ise, Usame Bin Ladin’le zihinlerde oluşturulan sakallı, kendini sosyal dünyadan soyutlamış, kavruk tenli terörist modeli yerini; modern görünümlü, gelecek vadeden gençlere, hatta Boston’la birlikte illa başka bir devletten gelmesine veya bir örgüte üye olmamasına bile gerek yok, o ülkenin vatandaşı olan insanlara bırakmıştır. Bu bakımdan, genç Müslüman nesillere radikal potansiyel taşıyor olmaları önyargısı ile yaklaşılması beklentisi artmaktadır. Bu nedenle genç Müslüman nesillerin bireysel ya da küçük oluşumlarla bile tüm dikkatleri üzerlerine çekecekleri öngörüsünde bulunmak yersiz olmayacaktır.

Turistik ya da ticari gerekçelerle, ne amaçla olursa olsun, Amerika Birleşik Devletleri’ne girmek isteyen Müslümanların potansiyel terörist ön yargısıyla değerlendirilme olasılığı şimdiden oldukça rahatsız edicidir. Fakat güvenlik kontrollerinin üst seviyede tutuluyor olması ve bu güvenin halka verilmesi başta Amerikan halkı olmak üzere tüm dünya için faydalı olacaktır. Fakat yükselen terör endişesi ABD ve Avrupa’yı patlamaya hazır bir bomba olmaktan alıkoyamayacak gibi görünüyor. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda Müslüman kesimlerin gerici ve radikalizme yatkınlıkla algılanmasının sosyal ve toplumsal ayağı oldukça düşündürücüdür. Bunun da, Avrupa ve ABD’deki Müslüman kesimlerin topluma entegrasyonuna zarar vereceği beklenmektedir.

Değerlendirme:

ABD’de liberallerin saldırılar karşısındaki yorumlar İslam’ı, terörizmden ayırmaya çalıştığının bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Bu ise İslam dünyasının bu saldırıların sorumlusu olarak görüldüğü dönemlerin geride kaldığı ya da bu tutumdan kaçınılmaya çalışıldığı, ABD’nin uyguladığı politikaların yeni bir savaşa girmekten kaçındığı ya da artık bu gibi gerekçelerin bir ülkeye savaş ilan etmek için yeterli olmadığının farkına varılması yönünde yorumlanabilir.

Sonuç olarak, İslami terör algısının henüz aşılamadığı görülmektedir. Bu açıdan terörün küreselleşmeden etkilenmiş olması konusu ve bu değişimin gelecekteki potansiyel yansımaları sosyal bilimcilerin üzerinde dikkatle durması gereken önemli bir husustur. Bu çalışmada üzerinde durulduğu üzere radikalliğin bir dine, ırka, ülkenin vatandaşı olup olmamak gibi belirli kalıplara sokma uğraşından vazgeçilmesi gerekmektedir. Bu nedenle teröristleri nitelerken özellikle bu tür söylemlerden kaçınılmış, konuya “silahı tutan bir din ya da etnik köken değil, insandır” anlayışıyla yapılmıştır.

Boston saldırılarından hemen sonraki açıklamalarında "Tüm Amerikalılar Boston halkının yanında" diyen Obama’nın bir eksiği vardır; tüm dünya Boston’un yanında ve her zaman terörün karşısındadır ve böyle de olmalıdır. Bu bakımdan Boston Maratonu’nda gerçekleşen terörist eylem birçok tabuyu yerle bir etmiştir. Terör ve teröristlerin bu değişiminden, terörle mücadelede uygulanan taktikler de, algılar gibi değiştirilmeli, geliştirilmelidir.

[1] “Iran Denies Link To Canada Train ‘Al-Qaeda Plot” http://www.bbc.co.uk/news/world-us-canada-22263325 Erişim tarihi: 26 Nisan 2013.

[2] “Abdella Ahmad Tounisi, Terror Suspect’s Father Defends Teen Son Against Alleged Al Qaeda Links” http://www.huffingtonpost.com/2013/04/22/abdella-ahmad-tounisi-ter_n_3131483.html?utm_hp_ref=chicago Erişim: 25 Nisan 2013.

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: