TEKNOLOJİ : Telegram – Modern Zaman İşkencesi /// SEYRİALEM DERGİSİ

Araştırmacı Yazar Ömer Emre Akcebe ile Telegram İşkencesi hakkında…

1-Telegram işkencesi nedir?

Telegram kelimesi, bilindiği üzere Salih Mirzabeyoğlu ile maruf. Literatüre bu kelimenin girişi de, 2003 senesinde Salih Mirzabeyoğlu tarafında kaleme alınan "Telegram" adlı esere dayanıyor. Kelimenin nasıl ortaya çıktığından da kısaca bahsedecek olursak; Kartal F-Tipi Cezaevinde kaldığı hücresinde, kendisiyle uzaktan ve aracısız bir teknikle irtibat kuran Telegramcıların, yaptıkları işi isimlendirirken belki dalga geçme amaçlı, belki de boş bulunarak ağızlarından kaçırarak kullandıkları bir kelime “Telegram”.

Salih Mirzabeyoğlu, içinde bulunduğu işkence ortamında bu kelimeyi hemen “yakalayıp” verimlendirir ve “Zihin Kontrolü” genel başlığı altında sıralanan teknikler arasında –özellikle İngilizcede- muhtelif tâbirlerle anılagelen bu “operasyon”u deşifre ve teşhir eder. Bir diğer ifadeyle, Telegramı, diğer zihin kontrol tekniklerinden ayıran kendisine has özellikleriyle belirtici –ki Telegram, niteliği askerî sır olan bir CİHAZLA yapılır ve Türkiye’deki de bir NATO teknolojisidir- ve bu temel üzerinde derinliğine ve genişliğine işleyeceği bir kavram olarak literatüre kazandırır.

Kısaca Telegrama değinecek olursak; ferdin hür iradesine tahakküm etmek için kullanılan, başarılı olsa da olmasa da müzmin bir işkence hâlinde devam eden bir tekniktir. Zihin Kontrol teknikleri, hedef alınan ferde en etkili şekilde telkin edebilmek adına geliştirilen yöntemlerdir. Hedef kişiyle doğrudan kurulan sesli-sessiz, görüntülü-görüntüsüz iletişim, empoze edilebilen duygular ve bedenin korku, heyecan, üzüntü, endişe gibi anlardaki tansiyonunu, kalb ritmini, solunum hızını sun’i bir biçimde kontrol edebilmesiyle, bilinen zihin kontrol teknikleri arasında telkini en güçlü şekilde ileten tekniktir Telegram.

2-Telegram işkencesini ilk kimler kullandı? Bu konuda neler biliyoruz?

Beynimdeki Yabancı adlı kitabın yazarlarından olan Ali Selman Demirbağ’ın çalışmalarına bakacak olursak:

– “Uzaktan beyin okuma ve yönlendirme teknolojisinin temellerini atan SSCB 1960-65 arası Moskova’daki büyükelçilik binasında görevli Amerikalı personelin çeşitli fiziksel ve zihinsel hastalığa neden olan elektromanyetik sinyallerle kuşatıldığının farkına varılmasıyla, bu teknolojiden haberdar oldu. Geçmişte ABD Savunma Bakanlığı’nda Bilim Danışmanı olarak görev yapan Dr. Stephan Possony, ABD’nin bu alandaki ilk kapsamlı projesi ve Moskova’daki elçinin ve diğer çalışanlardan bir çiftin, lösemi nedeniyle ölmesinden sonra tümüyle Pandora projesi olarak bilinen proje CIA’yi, İleri Araştırma Proje Ajansı (ARPA) nı, devlet departmanını, donanmayı ve orduyu da içeren TUMS, MUTS ve BAZAR Projeleri gibi çok sayıda paralel projeyi kapsıyordu.

SSCB’de, 1970 başlarında 20’den fazla laboratuar kurulur. Sovyet Bilimler Akademisi sayısız deney gerçekleştirir. Parapsikolog Naumov’un o tarihlerdeki açıklamaları, masum bir bilim adamının görüşlerini yansıtıyor gibidir;

“Biz, insanda şuur dışı gerçekleşen bir haberleşme sistemini bulmak üzereyiz. Bir insan, normal şuuru dışında başka bir insanı etkileyebilir mi? Bu telesomatik akımların yayılmasına neden olan şartlar neler? Bu telesomatik akımlar belirsiz bir boyutun bilinmezliği içindedir. İşte bu bilinmeyen enerji üzerinde yapılacak çalışmalar beşeri münasebetleri mükemmel bir ahenk içine sokabilir.” şeklinde geçiyor.

Bunun yanı sıra Dr. Jose Manuel Rodriguez Delgado’nun arenada boğayı yalnızca bir uzaktan kumanda marifetiyle kontrol ettiği 1960’lı yıllar ve ardından kabul edildiği Yale Üniversitesinde öldüğü 2011 senesine kadar yaptığı çalışmalar bu tekniğin ve teknolojinin geçmişine dair ipuçlarını bize vermektedir.

3-Telegram işkencesinin uygulandığı kişideki fizikî ve ruhî etkileri nelerdir?

Telegram cihazı, hedef alınan kişinin hür iradesine tahakküm etmek, bu vesileyle de hedefi kontrol altına alarak dilediği şekilde kullanmak maksadıyla tasarlanmış bir cihazdır. İradeye tahakküm etmekte başarısız olduğunda ise, daha önce de vurguladığım gibi, müzmin bir işkence ve küçük düşürme âleti hâlini alır. İradesi Allah’ın iradesi hâline gelmiş olan kullar üzerine cihaz marifetiyle tahakküm edilememesi, onun bedeninin de kontrol edilemeyeceği mânâsına gelmez.

İradeye tahakküm etmekte başarısız olunca, neden işkenceye devam edildiğini de anlamak icab ediyor. Bunu unutmadan devam edelim.

Telegram cihazı ile hedef alınan kişiye çevreden farklı görüntüler gösterilebileceği gibi, mevcud olan görüntüye ekleme ve çıkartmalar da yapılabilir. Yani halüsinasyona benzeyen fakat gerçeklik duygusu daha ağır basan görüntüler bu cihaz marifetiyle hedef kişinin zihnine iletilebilir. Bu görüntülerde hedefin üzerine doğru dört nala koşarak gelen bir atlı sürüsü de, etrafın alev alıp yandığı da, kendi uzuvlarının yerlerinden koptuğu da gösterilebilir; hattâ kopan uzuvların acısı da yine bu cihaz marifetiyle eklenebilir.

Aynı şekilde, etrafındaki diğer hiç kimsenin işitmediği sesler, bu cihaz sayesinde hedef kişiye nakledilebilir. Meselâ, bulunduğu oda dışında şiddetli bir çatışma gürültüsü de işittirilebilir, çok iyi tanıdığı birisinin sesiyle kendisine telkinde de bulunulabilir.

Bu örnekler, idrak kuvvetlerine müdahale ederek yapılabileceklerden yalnız bir kısmı. İşin asıl dehşet verici kısmına gelecek olursak, sinir sistemi ve dolayısıyla kırmızı ve beyaz kaslar bu cihaz marifetiyle kontrol edilebilir. Örnek vermek gerekirse; ayakta duran hedef düşürülebilir, jest ve mimikleri kontrol edilebilir, çeşitli uzuvlarından beklenmeyen hareketler gerçekleştirilebilir, kan basıncı, solunum, kalb ritmi gibi hayatî fonksiyonları kontrol edilebilir, boşaltım sisteminde gayri iradî hareketler gerçekleştirilebilir. Bu saydıklarımız, ilk aklımıza gelenler kâbilinden değerlendirilmelidir. Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun “Ölüm Odası B-Yedi” adlı eserinde bu konuyla alâkalı pek çok duruma şahid olabilirsiniz.

Yine cihazın marifetlerinden devam edecek olursak, hedef alınan kimse, kendi iradesi dışında bir şekilde konuşturulabilir; nihayetinde konuşmak da sinir sistemine bağlı kas hareketleri bütünüdür.

Ânlık duygu değişimleri vasıtasıyla yine iradesiz bir biçimde hedef kişinin ağlaması veyahud gülmesi sağlanabilir.

Kaslarda kramplara sebeb olunabilir. Meselâ hedef alınan şahıs kendi hâlinde bulunurken âniden bir mide krampı geçirttirilerek iki büklüm vaziyete getirtilebilir.

İlgili uzuvların ritimlerine müdahale edilerek hedef kimse olduğundan daha sakin, tedirgin, korkulu, hırçın ve yorgun gösterilebilir.

4-Telegram işkencesinin ispatı mümkün mü? Eğer edilemiyorsa, hukukî olarak kişinin hakkını araması mümkün mü?

Telegram işkencesinde kullanılan teknik, bir cihaz vasıtasıyla beyin dalgalarını taklid etmek olduğuna göre bu yayın yine bu dalgaları okuyabilen bir cihaz vasıtasıyla tesbit edilebilir, kaynağına da ulaşabilir. Bildiğimiz kadarıyla ELF (Extra Low Frequency – Aşırı Düşük Frekans) dalgalarındaki frekansları okuyabilen bir cihaz ile bu iş isbat edilebileceği gibi failleri de bulunabilir.

Hukukî olarak böyle bir hakkın aranması, mevcud hukukî sistemi meydana getiren figürlerin entelektüel zaviyelerine bakıldığında pek de mümkün görünmüyor açıkcası… Diğer bir taraftan devlet iradesi olmaksızın böyle bir işkence gerçekleştirilemeyeceğine ve devlet de “ben böyle bir işkencenin tarafıyım” demeyeceğine göre, işin hukukî ayağı insaf ve vicdan gibi çağımızda karşılıksız olan kavramlara kalmış görünüyor.

5-Bu işkence türü ile kişinin kendisine fizikî zarar verdirilmesi mümkün mü?

Telkin birçok kimse üzerinde çok etkili bir silâh hâline dönüşebilir. Telegram’ı bir kenara bırakalım, iradesi zayıf kimselerin ısrarlı telkinle intihara sürüklendiği pek çok vakıa mevcuttur. Buradan yola çıkacak olursak, hele bir de araya Telegram gibi bir vasıtayı da dâhil edersek, hedef alınan kimsenin bu cihaz ile gelen telkine karşı dirayetini muhafaza etmesindeki müşkül daha iyi anlaşılır…

6-Telegram daha ziyade Salih Mirzabeyoğlu ile konuşulmaya başlandı. Özellikle kendisine uygulanmasının sebebi nedir?

Bu soruya cevab vermek için Salih Mirzabeyoğlu’nun “Başyücelik Devleti” adlı eserinde geçen şu ifâdeye bakmakta fayda var:

– “Herkes kendi zaviyesinden ayrı ayrı görüyor ki, biz bu işin ne fikir ne de fiil olarak şakasında değiliz… “Boşgörü”yü “hoşgörü” adı altında pazarlayan “mamacı” tip değiliz… “Cek” ve “cak” gibi nisbet ekleriyle İslâm davasının “fikir” ve “aksiyon” cephesini daime uzak istikbâle ısmarlayan ve daime “çile” ve “risk”ten kaçan “teyze adam” tipinin tersine idealizmin ne demek olduğunu kaskatı bir vakıa hâlinde meydan yerine dikeniz… Gözümüz büyük İslâm inkılâbında… Başyücelik Devleti?..”

Bütün İslâmî esasların donuklaştırıldığı bu devirde, modern hayatı İslâm’a dikte etmeye uğraşanlardan ayrılan ve gönlündeki ateş ile tüm zamana şamil olan İslâm’ı modern hayata hâkim kılmaya çalışan bir fikir ve aksiyon devidir Salih Mirzabeyoğlu. Davasındaki pazarlıksız hâli de, bu davanın zıt kutbunu temsil eden kâfir ve münafıklar için, dış güçler ve içerideki müttefikleri için, içinde yaşadığımız bu İslâm düşmanı dünya düzeni için tahammül dairesinin dışında. İşte tam da bu sebeble Salih Mirzabeyoğlu 15 senedir cezaevinde yatıyor ve yine bu sebeble 14 senedir kendisi ve temsil ettiği Büyük Doğu-İBDA davası Telegram tekniğiyle etkisizleştirilmeye çalışılıyor…

7-Herhangi birimize Telegram işkencesi uygulansa, nasıl farkına varıp bundan emin olabiliriz?

Telegram işkencesi, özellikle kullanılan teçhizatın niteliği münasebetiyle, herhangi birimize uygulanabilecek alelâde bir teknik değil. Sadece, çok az sayıda “özel” hedef kişiye veya kobay kişiye uygulanıyor.

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: