ESED DİKTASI İÇİN İRAN’DAN MISIR’A BASKI VE TEHDİT

İRAN ANALİZ / Üst düzey Mısırlı kaynakların ortaya çıkardığı bilgilere göre İran rejimi Kahire ile Şam arasındaki ilişkileri düzeltmesi yönünde Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye şiddetli baskılar yapıyor. Bu noktada örneğin Suriye’ye geri döndükten sonra Şam’daki Mısır Elçiliğinde çalışmasına başlayan Ala Abdulaziz’e ciddi baskılar uygulandı.

Kuveytli gazetelerin aktardığı habere göre İran’ın yaptığı baskılar Mısır’ı açıkça tehdit şeklinde yürütülüyor. Katil Beşşar Esed rejimine karşı Suriye halkının yanında yer alan Muhammed Mursi başkanlığındaki Mısır’ın bu tavrından vaz geçmesi için İran tehditler ile elindeki tüm kartları oynayıp baskı unsuru olarak kullanıyor. Öyleki üst düzey Mısırlı yetkililer Tahran’ın sızdırttığı veya sızdırılan ses kayıtlarında İran’ın yaptığı tehditlerin nerelere vardığını gösteriyor. Henüz doğruluğu tespit edilemeyen kayıtlarda İran’ın İslami Direniş Hareketi Hamas’ın silahlı kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları, Lübnan Hizbullah’ı ve İhvanul Müslimin arasında Ocak 2011 Mısır Devrimi esnasındaki yardımlaşmanın olduğu öne sürülüyor.

Uzmanlar ise İhvanul Müslimin kökenli Hamas ile ana gövdeyi oluşturan Mısır İhvanı arasındaki ilişkinin gayet normal olduğuna dikkat çekerken, İran’ın beşinci karakolu olarak görev yapan Şii Hizbullah örgütünün bu denklemdeki rolünün bir nevi istismardan ve ilişki içerisine kendisini zoraki dahil etmeden ibaret bir fonksiyon olduğu yorumlarını yapıyor. Gerek Mübarek döneminde gerek devrim sonrasında Mısır’ın Milli Güvenliğini tehdit eden casusluk şebekeleri ve terör faaliyetlerinde Hizbullah militanlarının tutuklanması, oynadığı yıkıcı role dair planların ortaya çıkması bu denklemin değişmesine neden oldu. Yine Mart 2011 tarihli Suriye devrimiyle birlikte İran ve uzantısı Hizbin Esed rejiminin yürüttüğü katliamlara tüm gücüyle destek vermesi, bu istismar veya sızmaların/ittifakların da değişmesinde bir diğer önemli etmen olarak öne çıktı.

İran’ın yönelttiği tehditler ve baskıların özellikle Kahire-Şam arasındaki ilişkilerin normal seyrine girmesi yönünde olduğu kaydediliyor. Şam dahil ülkenin birçok noktasında kontrolü çoktan kaybeden, stratejik ve askeri hedeflerinin tamamı hemen her gün şiddetli darbelerle sarsılan gayri meşru Esed azınlık rejimiyle Kahire’nin nasıl ilişki kuracağı ise muamma. Türkiye sınırındaki Kassab noktası hariç diğer tüm ülkelerle sınır kapıları, kontrol noktaları ve şehirlerdeki devlet kurumlarının, kuruluşlarının Suriye halkının ele geçtiği mevcut Suriye’de Beşşar Esed rejiminin otoritesinin olmadığı gerçeği gözler önünde. Buna rağmen İran’ın veya uzantısı Hizbin başkanı Hasan Nasrallah’ın içi boş sloganlarının, Esed rejiminin güçlü olduğu yönündeki halisünasyon ve medyatik atraksiyonların anlamsız olduğu da Mısırlı makamlarca gayet iyi biliniyor.

Sahadaki güçler dengesinin Suriye halkı lehinde geliştiği, direnişin büyük mevziler kazandığı gerçeğine rağmen Alevi azınlığı üzerinden inşa edilen Esed hanedanlığının stratejik değerini bilen İran, elindeki kartların hepsini sonuna kadar kullanıyor. Bu anlamda Türkiye’ye PKK, derin sol örgütler ve sızdığı bazı İslamcı gruplar, devşirilen şahsiyetler, Şii (Caferi) unsurları kullanmasına rağmen diş geçiremeyen, bu sebeple gün geçtikçe takiyyeyi bırakarak gerçek düşman yüzünü gösteren İran rejimi şimdi Mısır’ı tehdit ediyor. Mısır Cumhurbaşkanı Dışilişkilerden sorumlu müsteşarı İsam el-Haddad, Rifa et-Tahtavi gibi üst düzey bir heyet Nisan ayının sonunda Tahran’a bir ziyaret gerçekleştirmişti. Bu ziyarette Esed diktasını nbekası için Velayeti Fakih rejminin Mısır’a yönelttiği baskı ve tehditlerin mahiyetine dair detaylar gün yüzüne çıkıyor.

Buna göre İranlı yetkililer, Mısır heyetine önümüzdeki aylarda Suriye rejimine yönelik muhalif tavrını değiştirmeleri yönünde uyarılarda bulundu. Mısır ile Suriye rejimi arasındaki resmi ilişkilerin yeniden tesis edilmesi gerekliliği yönündeki görüşlerini dayatan İran rejiminin Mısır’da kanlı eylemler yürüten, İslam şeriatının anayasada yer almaması, İhvanın ve İslami kesimlerin ülkede iktidardan alaşağı edilmesi için çalışan solcu, liberal, Arapçı ve batıcı Amr Musa, Hamdin Sabahi, Muhammed Baradey gibi cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olup başarısızlığa uğrayan kesimlere çok büyük destekler verdiği biliniyor. İslam ve İhvan düşmanlığıyla öne çıkan Mısırlı bu cephenin sözcüleri, kalemşörleri İran’ın Arapça yayın yapan el-Alem kanalında, Hizbullah’ın el-Menar kanalında ve Iraklı Şii partilere ait kanallarda sürekli konuşturuluyor, haber programlarında konuk olarak alınıyor ve kendilerine her tür imkan sağlanarak milyonlara ulaşması temin ediliyor.

Bu kişilerin ise neredeyse tüm konuşmalarında İran-Esed rejimi ve uzantısı güçleri desteklerken başta Mısır İhvanı, Muhammed Mursi olmak üzere İslami kesimlere, Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Türkiye hükümetine ve bazı körfez ülkelerine şiddetli bir düşmanlıkla saldırdıkları görülüyor.

Etiketlendi:, , , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: