TÜRKİYE VE SÜNNİ DÜŞMANLIĞIYLA PARLAYAN IRAKLI Şİİ SİYASİLER

İRAN ANALİZ / Fiili başkanlığını Maliki’nin yaptığı sözde Savunma Bakanlığı vekili Saadun ed-Duleymi yaptığı çirkin açıklamalarıyla milyonlarca Iraklının Aralık 2012 tarihinden bu yana barışçıl şekilde sürdürdüğü gösterileri suçladı. Bunların hakkından gelinmesi gereken teröristler için barınak yuvası olduğu sözlerini dile getiren Duleymi ve benzeri siyasilerin açıklamaları sebebiyle Şii ordu güçleri 23 Nisan 2013 tarihinde Kerkük, Havice’deki meydanı basarak onlarca sivili korkunç şekilde katletmişti. Türkiye’ye de çirkin şekilde saldıran Duleymi ve benzeri Şii siyasilerin depreşen korkuları, gün yüzüne çıkan düşmanlıkları ne anlama geliyor?

Sözde Savunma Bakan Vekili Şii siyasi ed-Duleymi yaptığı buram buram mezhepçilik kokan konuşmasında “gösteri meydanlarında ordular kuranlar bilsinler ki Irak rodusu vatanı ne pahasına olursa olsun savunacaktır” şeklinde cümleler kurdu. Ramadi şehrindeki gösteri meydanına yakın bir yerde öldürülen beş hükümet askeri için Bağdat Savunma Bakanlığı binasında düzenlenen törende konuşan ed-Düleymi arkaik zihin yapısını gözler önüne seren cümleler kullandı.

Sokakları dolduran ve Aralık ayından bu yana tek bir kişinin burnun dahi akmadığı barışçıl gösterilere katılan milyonlarca Iraklı’nın kahir ekseriyeti Sünnilerden oluşuyor. Sünni düşmanlığıyla beslenen İran uzantısı Maliki ve iktidardaki Şii siyasilerin açıklamaları da bu düşmanlığın kodlarını bünyesinde taşıyor. Maliki’ye en yakın isimlerinden birisi olan Şii siyasetçi ed-Düleymi konuşmasında: “Gösteri meydanları teröristlerin ve katillerin sığınağı halini almıştır. Durum buraların mezbahane ve savaş meydanına dönüştüğünü gösteriyor. Bunların hakkından gelmek gerekiyor.” diyerek içlerinde çocuklar, kadınlar, alimler, yaşlılar ve yüzbinlerin bulunduğu meydanları hedef gösterdi.

Konuşmasına devam eden ed-Düleymi: “Bunlar katiller için barınak olmayı geçiniz bir adım öne giderek diğer ülkelere uşaklık eder hale gelmişlerdir.” şeklinde tıpkı diğer birçok Şii siyasetçinin dile getirdiği gibi Türkiye ve Sünni düşmanlığının ipuçlarını verdi.

el-Medey Press’in Duleymi’den naklen aktardığı haberinde onun: “Gösteri meydanının girişinde öldürülen bu askerlerin cesetleri yetmezmiş gibi meydan içinde hançerler ve kılıçlarla paramparça edilmiştir. Dinimizi kaldırmak isteyen kişilerin tabi olduğu yeni bir din” diyerek çirkin ve sinsi konuşmasını yazdı. Bizzat Maliki, Duleymi, Hekim, Bolani vs vs gibi terör geçmişiyle dolu kişilerin iktidarındaki Irak’ta ve aynı şekilde Suriye’deki Esed diktasında dile getirilen korkunç vahşetler işleniyor. Kılıçlar, satırlar ile doğranan Suriyeli bebeklerin, anne-babaların görüntülerini bunu yapan Şebbihalar ve Esed askerleri dünyaya servis ediyor.

Sünnilik ve İslam düşmanlığını “yeni bir din” veya “vahhabilik, tekfircilik, selefik” vs isimlerin arkasına gizleyerek izhar eden bu zihniyetin iktidarda olduğu Irak ve Suriye’de yüzbinlerce masum katledildi. Hala Sünnilere yönelik etnik temizlik ve vahşet saldırıları tüm hızıyla devam ediyor.

Nuri Maliki, Ammar el-Hekim, Hadi Amiri, İbrahim Caferi, Ahmed Çelebi, İyad Allavi vs vs farklı isimlerin tahakkümünde el değiştiren Irak’taki siyasilerin “zihinsel-ideolojik” arkaplanını bilmeyen, okumayan birisinin, bir ülkenin gelişmeleri tahmin etmesi, doğru stratejiler belirlemesi ve muhtemel senaryolar üretmesi imkansız. Bu noktada örneğin Temmuz 2008 tarihinde Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanına çok büyük bir heyeti alarak gerçekleştirdiği Irak ziyaretinde muhatap kabul ettiği Maliki’ye tam meşruiyet verme anlamına gelen otuzu aşkın anlaşmanın imzalanması, sonrasında üst düzey ilişkilerin devam ettirilmesi bu derin yanlış algının stratejik bir hatasından ibaret. Maliki’nin ve mevcut elitlerin tamamına yakının İran veya farklı ülkelere çalışan, kişisel ve partizan çıkarların ötesinde hesapları olmayan, aşırı Şii ve mezhepçi fanatizm temelinde bir hayat süren kişiler olduğu gerçeği bilinmeli.

Tam da burada Maliki ile aynı zeminde hareket eden ed-Düleymi’nin yaptığı Türkiye ve Sünni düşmanlığının derin izlerini ifşa eden şu konuşmaları öne çıkıyor: “Günler öncesinde İstanbul’da tüm İslam dünyasından fitnenin liderlerinden oluşan 150′den fazla kişinin katılımıyla Irak Baharı Konferansı düzenlendi. Asıl şaşırtıcı olan bu konferansın gösterilerin yapıldığı alanlarda canlı verilmesi oldu.”

Gösteriler başladığında koskoca meydanlarda bir kişinin elindeki Recep Tayyip Erdoğan posteri üzerinden milyonlarca Iraklı’ya saldıran Maliki ve Şii siyasiler bir akıl tutulmasının vardığı noktayı gözler önüne seriyor. Tüm uydu kanallarında, kendi tv ekranlarında veya tartışma programlarında Irak’taki barışçıl gösterileri konu alan konuşmalarda bu Şii siyasilerin milyonları gözardı edip “bunlar dolar karşılığı sokağa çıkan insanlar, Türkiye’nin para verdiği Erdoğan’ın posterlerini dalgalandıran ajanlar vs” gibi çirkin ve abartılı cümleler kullanmaktalar. Bu küçücük bir hadisenin dahi derin tarihi-akidevi düşmanlığın ortaya çıkmasında nasıl önemli bir işlev gördüğü görülüyor.

Düleymi de konuşmasında düşmanlığını es geçmiyor ve: “Türkiye bizim içişlerimize karışmasın, çünkü bizler de sizin içişlerinize karışmıyoruz. Türkiye günlük olarak Kürdistan’ı bombalıyor, burada çocukları öldürüyor. Bizler halen sabrımızı zorluyoruz. Ancak onlar bundan razı olmuyor. Onlar Musul ile Anbar’ın Osmanlı devletinin bir parçası olduğuna inanıyorlar.” diyerek derin korkularını ve Safavi-Fars-Şii ekseninin dile getirdiği gerçek düşünceyi belirtiyor.

Bu cümleleri kullanan Düleymi’nin hedef aldığı ve “fitne” liderleri olarak tanımladığı kişilerin kimler olduğuna iyi bakmak gerekiyor. İstanbul’da düzenlenen bu konferansı Türkiye’den bir iki kişi dışında kimsenin izlemediği görülüyor. Bir araştırma yapıldında bu haberle ilgili ciddi bir bilgiye ulaşmak da bu sebeple mümkün olmuyor. Bununla birlikte Arapça kaynaklara bakıldığında Düleymi’nin suçladığı bu kişilerin Irak’ta ve İslam dünyasında “mezhepçi fitneyi, terörü ve kargaşayı besleyip yürüten İran rejimiyle uzantılı” oluşumların önünde en büyük engel teşkil ettikleri görülüyor.

Foto: İşgalin 10. yıldönümü münasebetiyle yapılan “Irakın İşgali, Halkın ve Medeniyetinin Yıkımı: Irak Baharı Konuşma Buluşması” başlıklı programın afişi.

Bu kişi ve yapıların gerçekte ne anlam taşıdığını, Irak halkı ve İslam dünyasında nasıl gerçek bir gücü olduğunu iyi bilen Duleymi ve beslendiği Tahran rejiminin aksine Türkiye’nin hala bu kesimleri, şahsiyetleri “dış politikasının” bir parçası haline getirmediği gözlemleniyor.

Irak konulu İstanbul’da düzenlenen konferansa katılan isimlere bakıldığında ise bunlar arasında Irak Müslüman Alimler Heyeti (Heyetül Ulema adlı Şeyh Haris ed-Dari’nin başkanlığını yaptığı oluşum), Ehli Sünnet Alimleri Rabıtası, Küresel Saldırganlığa Karşı Hamle, Suriye Milli İttifakı’nın, körfez ülkelerindeki çeşitli muhalif partilere, oluşumlara mensup akademisyen ve ilim adamlarının, Irak direniş güçlerinin, Nakşibendi Tarikatı Ordusu gibi önde gelen oluşumların katıldığı görülüyor. Katılımcılar arasında Cezayir, Bahreyn, Lübnan, Suriye, Irak, Suudi Arabistan, Yemen, Kuveyt, Fas ve Mısır’dan önde gelen alimlerin konuşmacı olarak yer aldığı dikkat çekiyor.

Ed-Düleymi gibi kişilerin saldırdığı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, Adalet ve Kalkınma Partisinin, Ahmed Davutoğlu başkanlığındaki Dışişleri Bakanlığı’nın hala bu kişileri muhatap kabul etmediği, en azından bilmediği veya yanlış bildiği, tanımakta geciktiği müddetçe bunun zararlarının tamiri zor bir süreci beraberinde getireceği, geç olmadan bu yapıları derinlikli olarak tahlil edip Irak veya Ortadoğu politikasında farklı stratejiler geliştirmesi gerekliliği bir kez daha ortaya çıkıyor.

Sahada gücü bulunan gerçek aktörleri tanımadığı yönündeki acı gerçekliğin Türkiye düşmanı kesimlerce dile getirilmesine, ısrarla vurgulanmasına rağmen hala mevcut hükümet, devletin ilgili kurumları tarafından somut adım atılamaması yakın dönemde Irak’ta patlak veren hadiselerde/muhtemel gelişmelerde Türkiye’nin rolünün son derece kısıtlı, kendi çıkarlarına ters gelişmeler karşısında manevra alanı en az bir ülke olmasını beraberinde getirecektir.

Etiketlendi:, , , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: