AKSİYON DERGİSİ : Suriye’de ateşkes Esed’in devrilmesinden daha önemli

SELİM SAVAŞ GENÇ

Uzun zamandır, Suriye’de önceliğin Esed’i devirmekten ziyade makul bir ateşkese verilmesi gerektiği fikrini savunuyorum. Bunu savunmanın yeterli olmadığının farkındayım.

Hem Esed hem de muhalifler ateşkesin, uzlaşmanın ya da bir şekilde anlaşmanın masa üstünde alternatif olarak görülmesine bile sert tepki veriyorlar. İki seneyi aşkın sürede ülkede 80 binin üzerinde sivil katledildi. Sokak gösterilerine ateş açan düzenli ordunun uyguladığı şiddet ülkeyi iç savaşa soktu. Bir tarafın pes etmesini ya da yenilmesini beklemek ezberimde olan tüm insani değerlere aykırı. Suriye’de meskun mahallerde savaş yapılıyor. Bu cümlenin ne anlama geldiğini ancak yaşayanlar ve savaş suçları ile ilgilenenler bilebilir. Çoluk çocuğun yaşam mücadelesi verdiği ortamlarda gerçekleşen çatışmalar, acımasız katliam ve işkenceler iki ordu askerleri arasında vuku bulan savaştan çok daha farklı ve dramatik bir durum.

Hava kuvvetleri ile bombalanan bölgelerde canlarını kaybeden çocuk görüntüleri anlaşılır olmasa da kanıksanmaya başlanmıştı. Esed askerleri artık baskın yaptıkları köylerde küçücük çocukların canlarını bıçaklayarak alıyorlar.

Düzenli ordu ile muhalifleri susturamayan Esed, sivillere işkence ve katliamlar yapan Şebbiha milislerine yasal statü kazandırırken onları kuvvetlendirecek yeni bir oluşuma yöneliyor. Türkiye’deki koruculuk sistemine benzer bir yapılanma ile rejime destek veren halkı silahlandırmaya başlayan Esed, ayda 150 dolar maaş karşılığında ‘gönüllü’ topluyor.

Savaş’ın uzun sürmesinden şüphesiz mutlu olanlar da var. Efraim İmbar gibi bazı İsrailli uzmanlar için Sünni ya da Şii’si ile bir tehdit unsuru olarak görülen Suriye’nin başını kaldıramayacak ve güvenlik sorunu teşkil edemeyecek kadar zayıflaması arzulanıyor. Rusya ve İran’ın açık desteğini alan Esed yönetimine Lübnan’daki Şii lider Hasan Nasrallah da destek verdiğini ve sonuna kadar bu desteğin arkasında olacaklarını açıkladı. Geçen hafta farklı bir ülkede yaşayan İran kökenli bir siyaset bilimci ile Suriye’nin geleceğini ve bu desteği konuştuk. İran yönetimi kendi toplumuna Suriye’de, ABD, İsrail ve yandaşları ile savaştıklarını, bu ülkenin bir ön karakol olduğunu, orası düştüğü takdirde bu güçlerin İran’a saldırıya geçecekleri propagandasında bulunuyormuş.

Şüphesiz geçen hafta Esed cephesinden gelen en çarpıcı haber bunlar değildi. ABD’nin, ‘kimyasal silahların kullanılması kırmızı çizgimizdir’ açıklamasına rağmen Esed’in, elinde bulunan tonlarca kimyasal silahın bir kısmını muhaliflere karşı kullandığı iddia edildi. Muhaliflerin basınla paylaştığı görüntüler ve Pentagon’un açıklamaları bu haberleri doğrular mahiyetteydi. Suriye’ye müdahale etmek istemeyen Washington şimdilik ‘kimyasal silah kullanıldı ama kimin kullandığını bilmiyoruz’ kaçamak yanıtı ile topu taca atmayı tercih etti. Görünen o ki Esed, ‘şayet kimyasala başvurursam Batı nasıl tepki verir’ diyerek şansını denedi ve gelen cılız tepkiler neticesinde yoluna devam etme kararı aldı. ABD ise kırmızı çizgilerini revize etmekle kalmayıp büyük prestij kaybına uğrayabilir. Suriye’den yeterince sağlıklı bilgi alamıyoruz. Uzun süren çatışmalar neticesinde muhalifleri geri püskürtmeyi başaramayan Esed yönetimi finali kimyasal silahlarla yapmayı denerse uluslararası örgütler, küresel güçler ve Suriyeli muhaliflerin dostları hangi tepkileri verecekler?

Yine geçen hafta Suriye jetleri sınırımızdaki bir kampı bombalarken Türkiye’ye giriş izni verilmeyen Suriyeliler, bir polisimizi şehit etti. Esed’in kullandığı kimyasal silahlar ve gazlar benzer şekilde sınırımızı aştığı takdirde Türkiye’nin tepkisi ne olacak? 4 milyonluk Lübnan 400 bin sığınmacı Suriyeliye kucak açarken Türkiye’de rakamın en son 200 bini geçtiğini duymuştuk. Mülteci akınında komşu ülkelerin miktar ve zaman olarak kırmızı çizgileri ne olacak? Muhalif birliklere zafere ulaşacak kadar silah vermeyen ‘Suriye’nin dostları’nın’ süreçten nasıl çıkılacağına dair bir planı var mı? Hava kuvvetlerine, kimyasal silahlara ve sürekli takviye edilen düzenli orduya karşı yeryüzünde zafer kazanma şansı olan paramiliter bir yapı var mı?

Suriye arenasında sadece muhalifler ile Esed birliklerinin çarpıştığına inanmak artık çok güç. Farklı çıkar grupları, küresel ve bölgesel güçler Suriyeliler üzerinden birbirleri ile savaşıyor. Netice alınma şansı olmayan bu savaşı durdurmak uluslararası toplumun ilk hedefi olmalı. Esed’in gitmesi ya da kalması artık bu hedefi gölgelememeli.

Etiketlendi:, , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: