Etiket arşivi: avukat

“BİLİRKİŞİ – MAHKEME – AVUKAT – BELEDİYE ” bağlantılı YOLSUZLUK ! /// ( Basına ve Kamuoyuna saygıyla duyurulur.Av.A. Ömer KİBA R )

“ BİLİRKİŞİ – MAHKEME – AVUKAT – BELEDİYE ”bağlantılı yolsuzluk iddiaları ÖRTBAS mı edilmek isteniyor ?

Sultangazi Belediyesinde meydana geldiği iddia edilen İmar Yolsuzlukları iddiaları ilginç bir boyut kazandı.

ADLİYEDE BİLİRKİŞİ SKANDALI !

BİLİRKİŞİ RAPORLARI DA SAHTE ÇIKTI

Gaziosmanpaşa Belediyesinde başlatılan imar yolsuzlukları iddiaları Sultangazi Belediyesinde devamediyor.Zincirleme sahtecilik iddialarımıza ilişkin 4 ayrı dosyada,“ BİLİRKİŞİ – MAHKEME – AVUKAT- BELEDİYE ”odaklı yolsuzluklar ortaya çıktı.(İddialarımız, her aşamamasıyla 3.000 sayfayı aşan belgeleleriyle tek tek ispatlıdır!)

8 AYRI KEŞIFTE , BILIRKIŞILERIN IMZALARI YOK !

Skandal olaylarla medyada gündemden düşmeyen Gaziosmanpaşa Adliyesinde iddialar ayyuka çıktı.

Şimdi ise; 20 trilyonluk arsalarda, içerik itibariyle sahte ve gerçeğe aykırı raporlar düzenleyen bilirkişiler, Harita ve Kadastro Mühendisi Mehmet K. ile İnşaat Mühendisi E.Hasan B. haklarında MALİYE HAZİNESİNE ve Savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Bu kişilerce düzenlenen diğer dosyaların da geçmişe yönelik olarak müfettiş marifetiyle incelenmesini talep ettik.

" Belediyenin çaycısında, şoförün de bile sahte kâşeler var ! "

Gaziosmanpaşa Belediyesindeki yasadışı işlemler MEDYA’ da haber olduğu gibi, sahte imza ve kaşe kullanılarak 253 adetbina projeleri, aynı şekilde iş merkezlerinde sahte uygulamalar, 114adet şaibeli Jeolojik Raporlardaki usulsüzlük ve sahtecilikler, çıkar ilişkileri yapılanmasıyla UCUBE bir sistemle İmar Yolsuzluklarındaki sahtecilikleri daha önceden, delilleriyle ve belgeleriyle KAMUOYUNDA PAYLAŞTIK. ( Haber kaynakları da sunulmuştur)

Oluş şekli ve seyrine göre; bu yolsuzlukların yine Belediye bünyesinden ya da başka kamu birimlerinden, işbirliği içinde gerçekleştiği yönünde bulgular söz konusudur.

Planlı İmar Yolsuzluğu 18 YIL süresince kademe kademe uygulandı !!!

TAMAMLAYICI SAHTECİLİK mi ?

İddia konusu sahte işlemler " Yeni Sahteciliklerle” mi tamamlanıyor ?

Gaziosmanpaşa ‘dan ayrılarak kurulan Sultangazi İlçesi Belediye Başkanı Cahit Altunay ve ekibi ;“ Bizler 4 yıllık yeni belediyeyiz, KURUCU İŞLEM DEĞİL TAMAMLAYICI İŞLEM yapıyoruz “ şeklinde yazılı cevaplar veriyorlar.

Ayrıca,“ BOĞAZIMIZDAN HARAM LOKMA GEÇMEDİ ” diyerek basına açıklamalar yapan Cahit Altunay ‘a soruyoruz :

Temeli zincirleme hile ve sahteciliğe dayanan işlemler, TAMAMLANIR MI ?

YOK HÜKMÜNDEKİ sahteciliğin ve hilenin; kurucusu, tamamlayıcısı mı olur ?

KURUCU sahtecilik mi ?

TAMAMLAYICI sahtecilik mi ?

YARIM KALAN sahte ve hileli işlemler Sultan gazi Belediyesinde hızla artarak devam ediyor.

Adeta yağmurdan kaçarken doluya mı tutulduk ?

Hızla tamamlamaya çalışıyorlar herhalde…. !

“HARAM LOKMA” meselesini de sizlerin takdirine sunuyorum….

ALTUNAY, ISRARLA SUÇ İŞLİYOR !

3.500 m2 Arsa Kaybolur mu ?

36yıldır tapulu maliki olduğu arsaların, Adli ve İdari Yargı kararlarıyla sabit olmasına rağmen, 3.500 m2 ‘lik kısmı YÜRÜTÜLEN ARAZİ oluyor!!! Yapılan sahteciliklerle haksız imar yoğunluğu ve haksız imar alanı kazanılıp, VAR OLANI YOK, YOK OLANI VAR yaparak istedikleri kişilere hukuk dışı yerler kazandırılıyor.

Sadece Yürütülen değil, UÇAN ARSA mı var ?

Sultan gazi Belediye Başkanı Cahit Altunay ve ekibine, iddialarımızı konu hile ve sahteciliğe dayanan olaylara ilişkin detaylı bilgi ve belgeleri tek tek sunmamıza rağmen, NEDENSE görmezden geliniyor. Bağımsız mahkemede, yapılan işlemlerin SUÇ teşkil ettiği ve 2005 yılından bugüne kadar devam ettiğine dair KARAR verilmiştir. ( Gaziosmanpaşa 4.Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/58 D.İş ) Gaziosmanpaşa Belediyesinde başlayan hukuka aykırı işlemler, 2009 yılından itibaren de Sultan gazi Belediyesinde artarak devam etmektedir.

Kamuoyunu yanlış yönlendirmeye sebebiyet veren bir açıklama belediye basın bürosunca yayınlanmıştır.

"HER İDDİAMIZIN ARKASINDAYIZ !!! " hiçbir kimseye iftira atmıyoruz, tam aksine avukatları olarak bana ve müvekkillerime İFTİRA edilmektedir.

Tüm işlemlerin 2005 yılında tamamlanıp bitmiş gibi gösterilmesi de tamamen saptırmadır.

Yargı kararları olmasına rağmen bizim, müfteri ilan edilmemiz de kamuoyunu yanıltmak suretiyle KENDİNİ AKLAMAK amaçlıdır.Müvekkilim, başından itibaren hazırlanmış hile ve sahteciliğe dayalı bir SENARYO ile mağdur edilmek istenmektedir.Sahteciliğe dayalı işlemlerle müvekkilim “ TUZAĞA DÜŞÜRÜLEN AV ” misali kandırıldığı gibi şimdi de kamuoyu yanıltılmak istenmektedir.

Adli ve idari yargıda verilen karar gerekçeleri dahi tırpanlanıp, kendi işlerine gelen şekilde bildirimde bulunuyorlar aslında ;

Bizzat avukat olarak sahtecilikleri tespit ettikten sonra derhal MALİYE HAZİNESİ ‘ne İHBAR ‘da bulunup davalar açtık.Hazine Avukatları dosyalara el koydu

BAHSEDİLEN ARAZİ KİM VEYA KİMLERE MENFAAT SAĞLIYOR?

Mahkeme Kararları da Yok sayılıyor.Mahkemenin “suç var, yargılama yapılması gerekir” kararına rağmen, müvekkilin 20 TRİLYONLUK parselleri, hukuka aykırı, hile ve sahteciliklerle elinden alınmak istenmektedir. BİLİRKİŞİ – MAHKEME – AVUKAT- BELEDİYE odaklı ortaklaşa ve zincirleme kötü niyetle işbirliği halinde gerçekleştirilen “ hile ve sahteciliğe ” dayanan, iddialarımıza konu olayların tüm aşamaları onlarca somut delil, belge, bilgi, bulgu ve ciddi emareler ile ispatlı olup, bizde oluşan kanı budur.

Gerçekler inatçıdır. Adalet Cesaret ister.Bizler, sadece gerçeğin ve Adaletin peşindeyiz !

İddia konusu mide bulandırıcı “VİDALANMIŞ İŞLER ” ayyuka çıkınca; sözünde durup bakalım kimler İSTİFA edecek ?

Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur. 10.03.2013 Av.Ömer KİBAR

Hayatta küçümseme hiçbir kimseyi /// NOKTA’ da küçüktür ama BİTİRİR cümleyi

Not : Lütfen şayet içeriği bizim gibi onaylıyorsanız, bu metni tüm önemli sitelere ve ülkede düşüncesi ne olursa olsun NAMUSLU her insanın mailine ulaştırın

“HARAM LOKMA” meselesini de sizlerin takdirine sunuyorum….

http://dusunhaber.com/adliyede-bilirkisi-skandali.html

http://www.7-24haberci.com/ozel-haber/adliyede-bilirkisi-skandali-h6595.html

http://www.7-24haberci.com/ozel-haber/kiralik-adliyede-esrarengiz-olaylar-h5117.html

http://www.medyagunebakis.com/haber_detay.asp?id=5667&hadi=Yalansa%20Tekzip%20Et.%20De%F0ilse%20A%E7%FDkla.!.&menuno=43

http://www.ulusalportal.com/bilim-kultur/okurdan/9874-26100305.html

(Kaynak;16/03/2004 tarihli "Sahte mimarlar aranıyor" haberi içinhttp://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=109693)

(Kaynak; 21 Ocak 2006 tarihli "Belediye sahte imza kullandı" haberi için http://www.birgun.net/worker_index.php?news_code=1137812581&year=2006&month=01&day=21)

(Kaynak ; JEOLOJİK SAHTECİLİK http://www.jmo.org.tr/resimler/ekler/2cd33e9c0236a8c_ek.pdf?dergi=HABER%20B%DCLTEN%DD )

Reklamlar

Ergenekon avukatı istifa etti

Avukat Vural Ergül, Ergenekon Davası’na bakan mahkemenin esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmaları için sanık ve avukatlara verilen 1-2 saatlik süre sınırlamasını protesto ederek, tutuklu sanık Sevgi Erenerol’un müdafilik görevinden istifa etti.

Avukat Ergül, "Savunmaya getirmeye kalkıştığınız süreyi kabul etmiyorum. Bu haliyle heyetinizi de vereceğiniz kararı da tanımıyorum. Savunmaya süre getirdiğiniz halde, usul ve yasa gereğince savunma yapıyor görünmeyi kabullenmem suça ortaklık oluşturacaktır" dedi.

Ergenekon Davası’nın başladığı 20 Ekim 2008’den bu yana sanık Erenerol’un avukatlığını yapan Vural Ergül, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne istifa dilekçesini sundu. İstifa dilekçesine "Tebrikler, dünya ve Türk hukuk tarihinin ilk ve enleri ile rekortmenlerisiniz artık" diyerek başlayan Ergül, "Sayenizde bizlerde çok sayıda en ve ilklerin sahibi olduk ki sanırım sizlere müteşekkir olmalıyız. Meraklandınız mı ilklerinizi ve enlerinizi? İşte sizlere birkaç örnek; Dünya ve Türk Hukuk tarihinde, 84.3 km uzaklık ile duruşma salonu ile mahkemesi arası en uzak ilk ve tek mahkeme.

Dünya ve Türk Hukuk Tarihinde 328 kez ile şimdiye kadar sanıklar tarafından en çok reddedilen ilk ve tek heyet, Dünya ve Türk Hukuk Tarihinde yargılananların, savunmanlarının ve sair kamusal ilgililerinin; yargılayanlar hakkındaki suç duyuruları,iptal davaları ile ve ayrıca yargılayanların savunmanlar hakkında yaptığı suç duyuruları ve açılan 237 dava ile bir davadan en çok dava doğuran ilk ve tek dava. Dünya ve Türk Hukuk Tarihinde 20 saat kesintisiz süren en uzun duruşmanın görüldüğü ilk ve tek dava" dedi.

"BİR AVUKAT HAKKINDA 15 AYRI SUÇ DUYURUSU"

Ergül, dilekçesinde "Dünya ve Türk Hukuk tarihinde 20 saat kesintisiz süren en uzun duruşmanın görüldüğü ilk ve tek dava. Dünya ve Türk hukuk tarihinin birleştirilen 23 ayrı dava ile ve toplamda 18 bin sayfa iddianame toplamı ile en kalabalık iddianameli, toplamı 40 bin sayfayı aşkın celse zabıtları ile en kalın en duruşma zabıtlı, 47 ayrı gizli tanıkla, en çok gizli tanıklı, şimdiye kadar mahkemesinin dahi tespit edemediği toplamda 800 duruşmayı aşacağı hesaplanılan duruşma sayısı ile en çok duruşmalı ilk ve tek dava. Aynı davada, savunma, talep ve beyanları nedeniyle bir avukat hakkında 15 ayrı suç duyurusu ile bir davada bir avukat hakkında en çok suç duyurusunda bulunulan ilk ve tek dava. Ne mutlu ki bu aynı zamanda benimde rekorumdur" ifadelerine yer verdi.

EN YAŞLI ÖRGÜT

Vural Ergül, dilekçesinde şu ifadelere yer verdi:

"Dünya ve Türk hukuk tarihinin, lider kadrosu 70 yaş ortalaması ile en yaşlı örgüt yöneticisi ise 75 yaş ile dünyanın en yaşlı örgüt yöneticili ilk ve tek örgüt davası. Terörle mücadele etmiş Genelkurmay Başkanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri düzeyinde, asker, polis,istihbarat kahramanlarının terörist olarak yargılandığı ilk ve tek örgüt davası. En çok sayıda rektör, dekan ve profesörün bir arada terörist olarak yargıladığı ilk ve tek örgüt davası. Dünya ve Türk hukuk tarihinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Adalet Bakanı, hakim, savcı ve avukat düzeyinde hukuk adamının bir arada terörist olarak yargılandığı ilk ve tek örgüt davası. Dünya ve Türk hukuk tarihinin bir kadının lider olduğu iddiasıyla, erkek cezaevinde tutuklu yargılandığı ilk ve tek örgüt davasıö ifadesine yer veren Avukat Ergül "Türk hukuk tarihinin; UYAP ortamına taşınmayarak, yargı denetimine hiçbir halde imkan bırakılmayan ilk davası. Türk hukuk harihinin 5 hakim ve 3 savcılı en kalabalık heyetli ilk ve tek davası."

TAKAS REHİNELERİ

"Heyetiniz her geçen gün enlerine ve ilklerine birer rekor katmakta" diyen Ergül şu iddiada bulundu:

"Heyetinizin sona geldiği şu sıralar, artık yargılanan sanıkların tamamına yakınının iddianamede istenilen cezaların aynıyla cezalandırılarak hüküm verileceğini izaha lüzum dahi görmüyorum. Başından beri birçok sanıkla birlikte benim de ifade ettiğim üzere, kanunsuz olarak tutukluluklarını sürdürdüğünüz yurtsever sanıklar, AKP’nin PKK için çıkaracağı genel affa milleti mecbur etmek için zoraki tutulan takas rehinleridir."

"HEYETİNİZİN HAZIRLADIĞI KARAR ÇOKTAN BİLGİSAYARLARINIZDA YAZILIDIR"

Vural Ergül, "Heyetinizin, izandan, insaftan, vicdandan, mantıktan, kanundan yoksun olarak savunmaya getirdiği iki saatlik kısıtlamayı kabullenmem hiçbir halde mümkün değildir. Heyetiniz, adilane bir karar verdiği izlenimini oluşturma gayreti ile güya savunmaya söz vermektedir. Heyetinizin hazırladığı karar çoktan bilgisayarlarınızda yazılıdır. Sanıkların ve vekillerin son savunmalarında dile getirecekleri beyanlardan ekleme yapılarak son hali verilecek olan gerekçeli kararı yakında açıklayacaksınız" ifadelerini kullandı.

"SAVUNMAYA GETİRMEYE KALKIŞTIĞINIZ SÜREYİ KABUL ETMİYORUM"

"Savunmaya getirmeye kalkıştığınız süreyi kabul etmiyorum" diyen Avukat Vural Ergül, "Bu haliyle heyetinizi de vereceğiniz kararı da tanımıyorum. Savunmaya getirdiğiniz süre kısıtlaması açıkça kanunsuzdur, açıkça suçtur. İşlediğinizi iddia ettiğim suçlarınıza ilişkin her türlü müracaat hakkımı hiç şüphesiz kullanacağım" dedi.

"MÜVEKKİLEM SEVGİ ERENEROL’ÜN VEKİLLİĞİNDEN İSTİFA EDİYORUM"

Ergül şöyle devam etti:

"Savunmaya süre getirdiğiniz halde, usul ve yasa gereğince savunma yapıyor görünmeyi kabullenmem suça ortaklık oluşturacaktır. Avukat suç işlemez. Bu sebeple savunma yapmayacağım. Müvekkilem Sevgi Erenerol’un vekilliğinden istifa ediyorum."

Ergül, müvekkili Sevgi Erenerol için Baro’dan talep edilecek avukata heyetin ne kadar süre vereceğini merak ettiğini de dile getirerek sözlerini şöyle tamamladı:

"Saygıdeğer komutanlarımızdan Çetin Doğan’ın ifadesiyle vereceğiniz karar şimdiden hakkınızda hayırlı olsun. Sizlere kolaylıklar diliyorum. Hiç şüphesiz ki bu salonda sizlerle yeniden karşılaşacağız."

F TİPİ ÖRGÜT SÖZCÜSÜ /// YALANYOLU HABER : Ergenekon avukatlarının yeni taktiği : Dışarı at !

Ergenekon davasında esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanların alındığı duruşmada avukatların yargılamayı tıkamak için yeni taktik geliştirdikleri belirtildi.

Ergenekon davası na bakan mahkemenin mütalaaya karşı beyanlar için belirlediği sürelere söz almadan itiraz eden avukatlardan Ahmet Çörtoğlu, “Beni duruşmadan atın. Tutanaklara beni duruşmadan attığınızı geçirin.” diye konuştu.

Zaman‘ın haberine göre, avukatların duruşmada taşkınlık çıkararak kendilerini dışarı attırıp ‘savunma hakkımız kısıtlanıyor’ şeklinde propaganda yapacağı iddia edildi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ’nin yürüttüğü Ergenekon davasının 286. celsesi dün görüldü. Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese , 15 Nisan Pazartesi gün başlanılan esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanların alınmasına devam edileceğini duyurdu. Bu sırada Tuncay Özkan’ın avukatı Ahmet Çörtoğlu söz istedi. Esas hakkında mütalaaya karşı beyanda bulunmak için mahkemenin sanıklara verdiği saat sınırlamasını eleştiren Çörtoğlu, yeni bir karar alınmasını istedi.

Mahkeme Başkanı, süre sınırlaması hakkında karar verdiklerini yeni hüküm kurmaya gerek olmadığını vurguladı. Bunun üzerine Çörtoğlu, yeni karar vermeden savunmalara geçilemeyeceğini belirterek ayağa kalkıp mahkeme heyetine yönelik bağırmaya başladı.

Özese, Çörtoğlu’na sakin olup oturmasını söyledi. Ancak Çörtoğlu bağırmaya devam etti. Çörtoğlu’na destek veren avukatlar, mahkemenin savunma süreleriyle ilgili yeni karar alması gerektiğini, aksi halde savunmalara geçilemeyeceğini iddia etti. Son savunmalara 15 Nisan’daki duruşmada zaten geçildiğini belirten Başkan Özese, bu aşamada yeni karar almayacaklarını vurguladı.

Çörtoğlu’nun, “Şimdi karar alacaksınız” sözleri üzerine Başkan Özese, “Mahkemeye akıl öğretmeye kalkmayın. Kimden alıyorsunuz bu yetkiyi? Oturun yerinize.” karşılığını verdi. Bunun üzerine Çörtoğlu, “Oturmuyorum. Beni dışarı atın. Beni dışarı attığınızı tutanaklara geçirin.” ifadelerini kullandı. Çörtoğlu’nun kendisini dışarı attırmak için çaba sarf etmesine rağmen Başkan Özese, duruşmayı sanıkların beyanlarının alınması ile devam ettirdi. Söz alan Abdulvahit Özkan, avukatının askerde olduğu için savunmasını kendisinin yapacağını aktardı. Özkan’ın sözlerini bölen Çörtoğlu, “Yapamazsın.” diye bağırdı.

ERGENEKON DAVASI’NA BAKAN AVUKATLARDAN AÇIKLAMA

Serpil KIRKESER / İSTANBUL, (DHA) Ergenekon Davası’nda mahkeme heyetinin, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmaları için kendilerine ve sanıklara tanınan süreye itiraz eden avukatlar basın açıklaması yaptı. Duruşma salonu önünde yapılan basın açıklamasında konuşan avukatı İlkay Sezer, mahkeme başkanının 2 bin 271 sayfalık mütalaaya karşı sanık ve avukatların savunma süreleri ile ilgili bir açıklamada bulunduğunu belirterek, "Örgüt yöneticiliği iddiasıyla ilgili yargılanan sanıklara ve avukatlar 2 saat toplam, diğerlerine ise avukatlarıyla birlikte 1 saatlik süre verildiğini belirtti. Bu uygulama, bu karar kabul edilemez. Bu savunmaya ‘Konuşma ben kararımı verdim" demekten başka bir şey değildir.

Bu uygulamanın gerçekleşmesiyle birkaç hafta sonra burada karar verilecektir. Görünen odur. 280 sanık bir – iki saat konuşsa deniliyor. Ancak burada tutuksuz olan 200’ü aşkın sanığın gelip savunma yapacağı ya da kendileri uzun süre savunacağı dair bir tezini kabul etmek mümkün değildir" dedi.

"ŞAHSIM ADIMA BU UYGULAMAYI KABUL ETMİYORUM, REDDEDİYORUM"

Tutuklu sanıklara ağır cezalar istendiğini ve eski ceza kanuna göre idamla cezalandırılması talep edildiğini ifade eden Sezer, "Savcının mütalaayı okuması bile saatler sürdü ki, o özetiydi. Mütalaanın tamamına vakıf olmamış, onu daha inceleyememiş, savunma için süre talep eden sanıkların bütün bu telaplerinin reddedilerek çok kısa sürelerle 1-2 saat gibi sürelerle kendilerini savunmalarını beklemek burada şekli bir yargılamanın ötesine geçmez. Onun için biz bu uygulamayı kabul edilebilir görmüyoruz. Bu uygulama yasaların herhangi bir şekilde tanıdığı hak verdiği bir uygulama değildir. Yasal hukuki hiç bir tarafı yoktur bu uygulamanın. Ben şahsım adıma bu uygulamayı kabul etmiyorum, reddediyorum" diye konuştu.

"HİÇBİR HALDE CÜBBEMİ BURADAKİ KANUNSUZLUĞA ALET ETMEM"

Avukat Vural Ergül, "Türk hukuk tarihinde bugüne değin ne sıkıyönetim mahkemelerinde, ne devlet güvenlik mahkemelerinde ne de Engizisyon Mahkemeleri’nde yahut savaş hali mahkemelerinde sanığın savunmasının böylesine adalettten, insaftan, izandan akıldan yoksun bir şekilde kısıtlandığı başkaca bir uygulama söz konusu değil. Büyük zorluklarla avukatlık görevimizi yerine getirmeye gayet gösterdik. Tarihe düşecek savunmalarımızı Türk milleti önünde kayda geçirmek üzere hazır bulunuyoruz. Mahkemenin yasaya aykırı biçimde, suç oluşturur biçimde sanıkların ve avukatlarının savunmaları sınırlamasıyla bu imkan elimizden alınmış oluyor. Ben taşımaktan gurur duyduğum avukatlık cübbeme olan bağlılığım ve saygım nedeniyle mahkemenin güya ‘Savuma yapıldı da kararı ona göre adilane verdik’ demesi için fon olarak kullanılmasına imkan tanımam bu süretle asla avukatlık görevime devam ettirmem. Bunu tarihe not düşmek üzere burada kaydediyorum. Bu koşullarda avukata bırakılan yegane seçenek avukatın görevinden istifası, bu hukuksuzluğa, bu kanunsuzluğa mesleğin cübbesini alet etmemesidir. Hiçbir halde cübbemi buradaki kanunsuzluğa alet etmem. İstifa ederim" dedi.

"MAHKEME SAVUNMALARA DA SÖZ VERMEK ZORUNDA, HAK VERMEK ZORUNDA"

Zeynep Küçük de mahkemenin sanıklara ve avukatlara tanıdığı süreyi eleştirerek, tanıklarının yüzde 80’nin dinlenmediğini ancak iddia makamının bütün tanıklarının dinlendiğini söyledi.

Avukat Demet Reçber ise "Süreye itiraz ettiğimizde zaman mahkeme başkanı sanıkların sayısının çok olduğunu dolayısıyla süre konusunda sınırlama getirdiklerini belirtti. 23 tane iddianameyi bu mahkeme birleştirdi, milyon sayfa evrakları bu mahkeme talep etti, 2 bin 271 sayfalık mütalaayı bu mahkeme kabul etti. Dolayısıyla adil yargılama yaptığını iddia eden bir mahkeme, savunmalara da söz vermek zorunda, hak vermek zorunda. Aksi halde burada "Sanıklara ve savunmalara savunmanızı kabul etmiyoruz, bizim kararımız zaten hazır’ demektir. Siyasi dava olduğunun kanıtıdır bu süre sınırlaması" diye konuştu.

Ergenekon’da avukatlardan ‘süre’ tepkisi

Ergenekon davasında mahkeme, örgüt yöneticiliği suçundan yargılananlara avukatıyla beraber 2 saat, haklarında örgüt üyeliği suçlaması bulunanlara da 1’er saat esas hakkında savunma süresi tanıyınca avukatlar salonu terk etti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 67’si tutuklu 275 sanığın yargılandığı Ergenekon davasına Silivri’de devam ediliyor. 285. duruşması görülen davada bu kez savunma süreleri konusunda tartışma yaşandı. Mahkeme örgüt yöneticiliği suçundan yargılananlara avukatıyla beraber 2 saat, haklarında örgüt üyeliği suçlaması bulunanlara da yine avukatıyla beraber 1 saat esas hakkında savunma süresi tanıdı. Bunun üzerine avukatlar duruma tepki gösterip, salonu terk etti.

Dışarı çıkan avukatlar duruşma salonu önünde basın açıklaması yaparak mahkeme heyetine tepki gösterdi. Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un avukatı İlkay Sezer, savcının mütalaanın özetini okumasının bile saatler sürdüğünü belirterek, ‘Mütalaanın tamamına vakıf olmamış, onu daha inceleyememiş, savunma için süre talep eden sanıkların bütün bu taleplerinin reddedilerek çok kısa sürelerle 1-2 saat gibi sürelerle kendilerini savunmalarını beklemek burada şekli bir yargılamanın ötesine geçmez. Onun için biz bu uygulamayı kabul edilebilir görmüyoruz. Bu uygulama yasaların herhangi bir şekilde tanıdığı, hak verdiği bir uygulama değildir. Yasal, hukuki hiç bir tarafı yoktur bu uygulamanın. Ben şahsım adına bu uygulamayı kabul etmiyor, reddediyorum" dedi.

Avukat Vural Ergül ise Türk hukuk tarihinde bugüne kadar hiçbir mahkemede sanığın savunmasının adaletten, insaftan, izandan, akıldan yoksun bir şekilde kısıtlanmadığını belirterek, ‘Büyük zorluklarla avukatlık görevimizi yerine getirmeye gayret gösterdik. Avukatlık görevimiz gereği tarihe düşecek savunmalarımızı Türk milleti önünde kayda geçirmek üzere hazır bulunuyoruz. Mahkemenin yasaya aykırı biçimde, suç oluşturur biçimde sanıkların ve avukatlarının savunmaları sınırlamasıyla bu imkan elimizden alınmış oluyor. Ben taşımaktan gurur duyduğum avukatlık cübbeme olan bağlılığım ve saygım nedeniyle mahkemenin güya ‘savuma yapıldı da kararı ona göre adilane verdik’ demesi için fon olarak kullanılmasına imkan tanımam, bu suretle asla avukatlık görevimi devam ettirmem. Bunu tarihe not düşmek üzere burada kaydediyorum. Bu koşullarda avukata bırakılan yegane seçenek avukatın görevinden istifası, bu hukuksuzluğa, bu kanunsuzluğa mesleğini, cübbesini alet etmemesidir. Mahkeme avukatların ve sanıkların savunmalarında dile getireceği gerçeklerden korkmaktadır. Mahkeme gerçeklerden korktuğu için savunma hakkımızı elimizden alma gayretinde. Hiçbir halde cübbemi buradaki kanunsuzluğa alet etmem. İstifa ederim" şeklinde konuştu.

Avukat Zeynep Küçük de, sanık ve avukatlara verilen sürelere tepki göstererek, ‘Burası bir iddia makamı mahkemesidir. Bu sadece şu anda yapılan yargılama sadece iddialardan yola çıkılarak karar verilmek üzere kurgulanmış bir mahkemedir’ dedi.

Ergenekon Davası’nda ilginç diyalog

Celal Ülgen’in mahkeme heyetine ‘Sayenizde kilo verdim’ demesi gülüşmelere neden oldu

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’de görülen 67’si tutuklu 275 sanıklı Ergenekon Davası‘nın 284. duruşmasında sanık avukatlarının usule ilişkin talepleri alınıyor. 16 sanığın avukatı Celal Ülgen’in mahkeme heyetine ”Sayenizde kilo verdim” demesi gülüşmelere neden oldu.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’de görülen duruşmada, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal, gazeteci Tuncay Özkan ve eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin’in de aralarında bulunduğu 36 tutuklu sanık hazır bulundu.

BAŞBUĞ DURUŞMAYA KATILMADI
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, YAŞ üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler ve emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün de aralarında bulunduğu 31 tutuklu sanık ise duruşmaya katılmadı.

"Odatv" davasından tutuklu yargılanan Yalçın Küçük ile başka suçtan tutuklu bulunan Sami Hoştan ve Kemal Alemdaroğlu’nun da aralarında olduğu tutuksuz yargılanan 3 sanık da duruşmada hazır bulundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ile bazı gazeteci örgütleri temsilcileri de duruşmayı izlemek üzere salona geldi.

Aralarında Tuncay Özkan’ın da bulunduğu 16 sanığın avukatı Celal Ülgen, mahkemenin süre sınırlaması gibi uygulamalarından vazgeçmesini isteyerek, "Mahkeme, objektif, tarafsız olabilir, ancak bunu sanıklara hissetirmemiş olması dahi büyük bir eksikliktir. Mahkeme, objektif yargılama yaptığını sanıklara duyumsatmalıdır. Bir ülkede demokrasiyi savunma hakkına verilen değeri gösterir. Bir anlamda ‘Mahkemeye bak, rejimin biçimini söyle’ diyebiliriz. Özel yetkili mahkeme adı altında savunma hakkı çiğnenmemeli. Savunmaya gösterilen saygı ülkedeki rejimin adını belirlemektedir" diye konuştu.

"MAHKEME ‘KİMSE BİZİ BASMADI’ DEMELİ"

Ülgen, milletvekilleri ve gazetecilerin, avukatlara ayrılan masalı bölümü oturmalarının kendileri için bir sakıncası olmadığını ifade ederek şöyle devam etti:
"Milletvekilinin amaç dışı açıklamaları olmuş olabilir. Mahkemenin bunlara itibar etmemesi gerekir. ‘Mahkemenin basıldığı’ açıklamaları oldu. Mahkemenin bu konuda açıklama yaparak ‘kimse bize basmadı’ demesini beklerim."

"SAYENİZDE KİLO VERDİM"

Ülgen, Balyoz davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin uygulamaları karşısında, "Hiç değilse İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin standartlarını gösterin" diye örnek verdiğini anlatarak şunları söyledi:
"Konuşma sürelerini kısıtlamak tavandan mikrofon sarkıtmak, sanıklar ile avukatlar arasına bariyer koymak. Bu tür uygulamalar mahkemeyi töhmet altında bırakıyor. Mahkeme ne kadar normalleşirse, avukatlara, milletvekillerine, gazetecileri ne kadar yaklaşırsa yargılama o kadar sağlıklı olur"

Ülgen, otomobilinin salonun yanındaki otoparka alınmadığını, daha uzakta olan yeni binanın otoparkına alınmadığını belirterek "Avukatlar potansiyel suçlu mu? Savcıların park ettiği yere avukatlar da arabasını park edebilir. Ama sayenizde bu bir işe yaradı. Oradan duruşma salonuna gelirken kilo verdim" diye konuştu. Ülgen’in bu sözleri salonda gülüşmelere neden oldu.

"YASAYA UYGUN OLSA SAVCILAR ‘BUNLARI ASIN, SALLANDIRIN’ DEMEKTEDİR"

Mütaalada Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet’e atılan bombaları azmettirmekle suçlanarak hakkında 4 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen emekli tuğgeneral Veli Küçük’ün kızı Zeynep Küçük, savcıların dosyaya giren yeni delilleri incelemeye gerek görmeden mütalaalarını aynen sürdürdüklerini savunarak, "Bunun anlamı ‘Ben yazdım, siz ne derseniz deyin, değişmez’ demektir. 64 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis istemektedir. Eğer yasaya uygun olsa savcılar ‘Bunları asın, sallandırın’ demektedir. Mahkemenin, iddia makamını yeni deliller konusunda uyarmasını talep ediyorum" dedi.

"PARASI OLAN SAVUNMA YAPABİLİYOR"

Zeynep Küçük, şu iddialarda bulundu:
"Mütalaada savcılar, mahkemeyi, avukatları, sanıkları, herkesi yanıltıcı beyanda bulunmaktadır. Bu suçtur. Mahkemenin savcılar hakkında suç duyurusunda bulunmasını talep ediyorum."

"Parası olan savunma yapabiliyor" diyen Avukat Küçük, mütaalanın yazılı dökümünü 150 liraya yaptırabildiğini anlattı. Küçük, mütalaanın yazılı olarak herkese verilmesini talep etti. Küçük, birleştirilen davalardaki sanık ve tanıkların ifadelerine bilmediklerini çapraz sorgularına katılamadığını ifade ederek "Birleşen dosyalardaki tanıkların yeniden çağrılmasını ve çapraz sorgu yapmayı talep ediyorum" diye konuştu.

"BAŞI BOZUK ÖRGÜT"

Zeynep Küçük taleplerini şöyle sıraladı:
"Mütalaa savcılık makamını iade edilsin ama artık mütalaa üzerinde gideceğiz belli. Mütalaada yer, fiil, eylem bağlantısı yok. Savcı ‘örgüt sabittir’ diyor. Ben bu örgütü ‘başı bozuk örgüt’ adını koydum. Aklına esen Danıştay’ ı basıyor, bomba atıyor, Andıç hazırlıyor. Bu örgütün üst organları kim. Kim ‘bombaları atın’ demiş. Tuncay Güney ifadelerine göre hazırlandığı söylenen şema var. Ben bu şemada olanların tanık olarak dinlenilmesini istemiştim. Bu talebimi yineliyorum"

SÜRE TALEBİ

Davanın tutuklu sanığı emekli Korgeneral Mehmet Eröz’ün avukatı Doğan Subaşı ise iddianamenin bir sistematiği olmadığını, aradığını bulamadığını ifade ederek "Dosyada 120 milyon belgenin toplandığı belirtiliyor. Esas hakkında savunmaya hazırlanmak için makul bir süre talep ediyorum" diye konuştu.

MİKROFONU KAPATTI

Prof.Dr. Kemal Alemdaroğlu’nun avukatı Metin Çetinbaş’ın Başbakan Erdoğan’ın sözlerinden alıntı yaparken Başkan Özese "Yargılama dışına çıkmayın, konuyla ilgili konuşun. Zaten 15 dakikalık süreyi geçtiniz, 20 dakika oldu" diyerek mikrofonu kapattırdı. Duruşma avukatların taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

Avukatlardan usul eleştirisi

Ergenekon davasının dünkü duruşmasında konuşma sürelerinin kısaltılmasından tavandan mikrofon sarkıtılmasına kadar mahkemenin uyglamalarını eleştiren avukat Celal Ülgen, otomobilinin salonun yanındaki otoparka alınmadığını belirterek, “Avukatlar potansiyel suçlu mu? Savcıların park ettiği yere avukatlar da arabasını park edebilir. Ama sayenizde bu bir işe yaradı. Oradan duruşma salonuna gelirken kilo verdim” diye konuştu.

Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları yerleşkesinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen Ergenekon davasının dünkü 284. duruşmasında avukatlar usul hakkında konuştu. Sanık avukatlarından Avukat Celal Ülgen, mahkemenin süre sınırlaması gibi uygulamalarından vazgeçmesini isteyerek, “Mahkeme, objektif, tarafsız olabilir, ancak bunu sanıklara hissetirmemiş olması dahi büyük bir eksikliktir. Mahkeme, objektif yargılama yaptığını sanıklara duyumsatmalıdır. Bir ülkede demokrasiyi savunma hakkına verilen değeri gösterir. Bir anlamda ‘Mahkemeye bak, rejimin biçimini söyle’ diyebiliriz. Özel yetkili mahkeme adı altında savunma hakkı çiğnenmemeli. Savunmaya gösterilen saygı ülkedeki rejimin adını belirlemektedir” diye konuştu.

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: