Etiket arşivi: DEŞİFRE

/// ÖNEMLİ /// ERGENEKON HÜKÜMLÜSÜNDEN KARANLIK OPERASYONLARIN DEŞİFRESİ VE MK ULTRA PROJESİ

Tüm Kamuoyuna Merhaba;

Ergenekon Operasyonu öncesinde meşhur HAHAM ÇAKMASI, eski oto hırsızı TUNCAY GÜNEY, MİT MÜSTEŞARLIĞI’nın 09.03.2009 tarihinde 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ’ne gönderdiği belgeye göre MİT tarafından kontrol altına alınmış.

Gönderilen belgeyi aşağıda görebilirsiniz.

Ben de bir MK ULTRA Araştırmacısı eski bir istihbaratçı olarak hem kamuoyuna hem MİT’e hem de siz sayın basın mensuplarına soruyorum.

Bu “KONTROL ALTINA ALINMA” dedikleri yöntem MK ULTRA PROJESİ midir ? Bunun açıkça kamuoyuna deklare edilmesi gerekiyor. Tuıncay Güney bu kontrolden dolayı mı bildiklerini anlatmaktan çekiniyor ? Ergenekon Operasyonuna sızdırılarak kullanılmasının bu kontrol ve kontrol eden grupla ne gibi bir ilişkisi vardır ?

Edindiğimiz bilgilere göre MK ULTRA yeni bir askeri gizliliği olan bir teknoloji ve ne gibi bir kullanım alanları olduğu aşağı yukarı biliniyor. (tıklayın) İsmi, bende gizli olan A.A. adlı kişinin kendi ağzından yapılan kontrol detaylı olarak ek’te anlatılmaktadır. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. MK ULTRA KONTROLÜ sıradan vatandaşlara uygulandığında ne gibi bir psikolojik yıkım yapıyor belki biraz anlayabilirsiniz. Lütfen yazıyı okurken empati yapın. Kendi başınıza geldiğini düşünmeye çalışın.

Bu konuda tarafımızdan yapılan çalışmalar da gerek 13. Ağır Ceza Mahkemesi gerek Savcılıklar gerekse istihbarat teşkilatları tarafından biliniyor. (tıklayın)

Bu konuda elimizde oldukça kapsamlı bir dökümanter ve video arşivi var. (tıklayın) Bu dökümanteri gerek Ergenekon Operasyonu öncesinde gerekse tahliyemden sonra hem MİT ile hem de bölge savcılığı ile paylaştım. Tarafıma çok sayıda mağdur başvuru yaparak yardım talep etti ve bende şu anda mağdurlara gerekli yardımı yapmaktayım.

Ancak Emniyet İstihbarat Dairesi 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği resmi yazı da (Yazı ek’tedir) “Ergenekon Operasyonu çerçevesinde sanıklara yönelik ortam dinlemesi yapılmamıştır” diyor. O zaman TSK’nın üst kademesindeki Paşalara, eşlerine ve vatanseverlere karşı Ergenekon sürecinde sızdırılan ortam dinleme kayıtlarını ABD İSTİHBARATI destekli F TİPİ PARALEL YAPININ yaptığı ortaya çıkıyor. Aşağıda yapılan ORTAM DİNLEME kayıtları yer alıyor. Lütfen tıklayıp izleyin.

Emniyetin iç teftişinde halen PARALEL DİNLEME YAPAN KOZMİK DİNLEME CİHAZLARININ kayıp olduğunu düşünürsek bu kontrolün gerek MİT’te gerekse Emniyet İstihbaratında aynı grup tarafından yapıldığı belirginleşiyor. Eğer böyle değilse o zaman sorumlularını bulup yargı önüne çıkarsınlar.

ERGENEKON VE İLLEGAL DİNLEME & İZLEME FAALİYETLERİ (tıklayın)

VATANSEVERLERE KARŞI TELE-KULAK-ORTAM DİNLEMELERİ OPERASYONLARI (tıklayın)

Tarafıma yapılan kontrolün nedeni beni karanlık operasyonlarda kullanmaktır.

Ben Muhsin Yazıcıoğlu ve Hrant Dink’i ortadan kaldıran grup tarafından yıllarca 7/24 kontrol altında tutuldum ve bu operasyonlarda kullanılmak amacıyla rezerve edildim ama hiçbir zaman bu grupların bir piyonu olmadım. Zaten MİT tarafından yapılan istihbari çalışmada (resmi yazı ek’tedir) benim hiçbir yabancı istihbarat servisiyle irtibatım olmadığı anlaşılmıştır. Yine Emniyet İstihbaratı tarafından yapılan istihbari çalışmada hiçbir terör örgütü ile bir irtibatım olmadığı ortaya çıkmıştır.

Ben sadece Ergenekon Operasyonu öncesinde bana kendilerini ABD Gizli Servisi için çalıştıklarını beyan eden kimliği meçhul grubun gönderdiği maillerin operasyon öncesinde kullandığım e-posta hesaplarının deşifre edilmesiyle ortaya çıkacağını biliyorum ancak mahkeme heyeti bu taleplerimi defalarca arz etmeme rağmen red ederek hem HRANT DİNK operasyonuna hem de MUHSİN YAZICIOĞLU operasyonuna giden yolu tıkamıştır. Eğer bu adresler operasyon öncesinde deşifre edilseydi belki de bu menfur olaylar olmadan engellenebilinecekti.

Ama halen tehlike geçmiş değildir. İleride bu tür siyasi cinayetler üzerinden başkaca manipülasyonların yapılmaması için hem kaybolan (!) teknik takip cihazlarının akıbeti bulunmalı, hem resmi kurumların mahkeme kararı olmadan tamamen iç dinamiklerle yapılan İSTİHBARİ KONTROL çalışmaları durdurulmalıdır.

Vatandaşlara sadece kanunlar nezdinde teknik takip yapılmalıdır. Kafadan uydurma sözde delillerle, yaratılmış suni sebeplerle, Kod isimlerle, tanıdık hakimlerle, kafaya göre teknik takip yapılamaz. Hele hele yazı ekinde bulunan A.A. adlı vatandaşa yapıldığı gibi sıradan vatandaşlara psikolojik taciz kontrolleri hiç yapılamaz.

Amacım tüm resmi kurumların daha demokratik bir biçimde vatandaşına zorluk çıkarmayıp yön gösterici ve yardımcı olduğu bir Türkiye’dir. Bu kapsamda yasal olarak hem ülkeme hem kurumlarına elimden gelen hizmeti bugüne kadar olduğu gibi vermeye çalışıyorum. Mağdurlara ÖZEL BÜRO GRUBU olarak her zaman destek vermeye devam edeceğiz. Bunun da böyle bilinmesi rica olunur.

MK ULTRA mağdurları hakkında eğer ilgilen olursa ayrıntılı olarak herkesle konuşmaya hazırım.

Teşekkürler,

Erkut ERSOY

ERGENEKON DAVASI HÜKÜMLÜSÜ

MK ULTRA Araştırmacısı

BR ZHN KONTROL KURBANININ BAINDAN GEENLER.pdf

ORTAM DNLEMES.pdf

48) 17.12.2010-(1-E).pdf

Reklamlar

/// ÖNEMLİ /// ERGENEKON HÜKÜMLÜSÜNDEN KARANLIK OPERASYONLARIN DEŞİFRESİ VE MK ULTRA PROJESİ

Tüm Kamuoyuna Merhaba;

Ergenekon Operasyonu öncesinde meşhur HAHAM ÇAKMASI, eski oto hırsızı TUNCAY GÜNEY, MİT MÜSTEŞARLIĞI’nın 09.03.2009 tarihinde 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ’ne gönderdiği belgeye göre MİT tarafından kontrol altına alınmış.

Gönderilen belgeyi aşağıda görebilirsiniz.

Ben de bir MK ULTRA Araştırmacısı eski bir istihbaratçı olarak hem kamuoyuna hem MİT’e hem de siz sayın basın mensuplarına soruyorum.

Bu “KONTROL ALTINA ALINMA” dedikleri yöntem MK ULTRA PROJESİ midir ? Bunun açıkça kamuoyuna deklare edilmesi gerekiyor. Tuıncay Güney bu kontrolden dolayı mı bildiklerini anlatmaktan çekiniyor ? Ergenekon Operasyonuna sızdırılarak kullanılmasının bu kontrol ve kontrol eden grupla ne gibi bir ilişkisi vardır ?

Edindiğimiz bilgilere göre MK ULTRA yeni bir askeri gizliliği olan bir teknoloji ve ne gibi bir kullanım alanları olduğu aşağı yukarı biliniyor. (tıklayın) İsmi, bende gizli olan A.A. adlı kişinin kendi ağzından yapılan kontrol detaylı olarak ek’te anlatılmaktadır. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. MK ULTRA KONTROLÜ sıradan vatandaşlara uygulandığında ne gibi bir psikolojik yıkım yapıyor belki biraz anlayabilirsiniz. Lütfen yazıyı okurken empati yapın. Kendi başınıza geldiğini düşünmeye çalışın.

Bu konuda tarafımızdan yapılan çalışmalar da gerek 13. Ağır Ceza Mahkemesi gerek Savcılıklar gerekse istihbarat teşkilatları tarafından biliniyor. (tıklayın)

Bu konuda elimizde oldukça kapsamlı bir dökümanter ve video arşivi var. (tıklayın) Bu dökümanteri gerek Ergenekon Operasyonu öncesinde gerekse tahliyemden sonra hem MİT ile hem de bölge savcılığı ile paylaştım. Tarafıma çok sayıda mağdur başvuru yaparak yardım talep etti ve bende şu anda mağdurlara gerekli yardımı yapmaktayım.

Ancak Emniyet İstihbarat Dairesi 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği resmi yazı da (Yazı ek’tedir) “Ergenekon Operasyonu çerçevesinde sanıklara yönelik ortam dinlemesi yapılmamıştır” diyor. O zaman TSK’nın üst kademesindeki Paşalara, eşlerine ve vatanseverlere karşı Ergenekon sürecinde sızdırılan ortam dinleme kayıtlarını ABD İSTİHBARATI destekli F TİPİ PARALEL YAPININ yaptığı ortaya çıkıyor. Aşağıda yapılan ORTAM DİNLEME kayıtları yer alıyor. Lütfen tıklayıp izleyin.

Emniyetin iç teftişinde halen PARALEL DİNLEME YAPAN KOZMİK DİNLEME CİHAZLARININ kayıp olduğunu düşünürsek bu kontrolün gerek MİT’te gerekse Emniyet İstihbaratında aynı grup tarafından yapıldığı belirginleşiyor. Eğer böyle değilse o zaman sorumlularını bulup yargı önüne çıkarsınlar.

ERGENEKON VE İLLEGAL DİNLEME & İZLEME FAALİYETLERİ (tıklayın)

VATANSEVERLERE KARŞI TELE-KULAK-ORTAM DİNLEMELERİ OPERASYONLARI (tıklayın)

Tarafıma yapılan kontrolün nedeni beni karanlık operasyonlarda kullanmaktır.

Ben Muhsin Yazıcıoğlu ve Hrant Dink’i ortadan kaldıran grup tarafından yıllarca 7/24 kontrol altında tutuldum ve bu operasyonlarda kullanılmak amacıyla rezerve edildim ama hiçbir zaman bu grupların bir piyonu olmadım. Zaten MİT tarafından yapılan istihbari çalışmada (resmi yazı ek’tedir) benim hiçbir yabancı istihbarat servisiyle irtibatım olmadığı anlaşılmıştır. Yine Emniyet İstihbaratı tarafından yapılan istihbari çalışmada hiçbir terör örgütü ile bir irtibatım olmadığı ortaya çıkmıştır.

Ben sadece Ergenekon Operasyonu öncesinde bana kendilerini ABD Gizli Servisi için çalıştıklarını beyan eden kimliği meçhul grubun gönderdiği maillerin operasyon öncesinde kullandığım e-posta hesaplarının deşifre edilmesiyle ortaya çıkacağını biliyorum ancak mahkeme heyeti bu taleplerimi defalarca arz etmeme rağmen red ederek hem HRANT DİNK operasyonuna hem de MUHSİN YAZICIOĞLU operasyonuna giden yolu tıkamıştır. Eğer bu adresler operasyon öncesinde deşifre edilseydi belki de bu menfur olaylar olmadan engellenebilinecekti.

Ama halen tehlike geçmiş değildir. İleride bu tür siyasi cinayetler üzerinden başkaca manipülasyonların yapılmaması için hem kaybolan (!) teknik takip cihazlarının akıbeti bulunmalı, hem resmi kurumların mahkeme kararı olmadan tamamen iç dinamiklerle yapılan İSTİHBARİ KONTROL çalışmaları durdurulmalıdır.

Vatandaşlara sadece kanunlar nezdinde teknik takip yapılmalıdır. Kafadan uydurma sözde delillerle, yaratılmış suni sebeplerle, Kod isimlerle, tanıdık hakimlerle, kafaya göre teknik takip yapılamaz. Hele hele yazı ekinde bulunan A.A. adlı vatandaşa yapıldığı gibi sıradan vatandaşlara psikolojik taciz kontrolleri hiç yapılamaz.

Amacım tüm resmi kurumların daha demokratik bir biçimde vatandaşına zorluk çıkarmayıp yön gösterici ve yardımcı olduğu bir Türkiye’dir. Bu kapsamda yasal olarak hem ülkeme hem kurumlarına elimden gelen hizmeti bugüne kadar olduğu gibi vermeye çalışıyorum. Mağdurlara ÖZEL BÜRO GRUBU olarak her zaman destek vermeye devam edeceğiz. Bunun da böyle bilinmesi rica olunur.

MK ULTRA mağdurları hakkında eğer ilgilen olursa ayrıntılı olarak herkesle konuşmaya hazırım.

Teşekkürler,

Erkut ERSOY

ERGENEKON DAVASI HÜKÜMLÜSÜ

MK ULTRA Araştırmacısı

BR ZHN KONTROL KURBANININ BAINDAN GEENLER.pdf

ORTAM DNLEMES.pdf

48) 17.12.2010-(1-E).pdf

WEB SİTE TAVSİYESİ : ANTİ İLLÜMİNATİ VE DEŞİFRE /// FACEBOOK SAYFASI ///

SAYFAYA BURAYA TIKLAYARAK GİREBİLİRSİNİZ.

***

ÖZEL BÜRO NOTU :

TAVSİYEMİZ SADECE İLLUMİNATİ KONUSUNU KAPSAMAKTADIR.

SAYFADA YAYINLANAN SİYASİ MESAJLAR HER NE KONUDA OLURSA OLSUN GRUBUMUZU BAĞLAMAZ.

YANDAŞ MEDYA /// ZAMAN GAZETESİ : Deşifre olan gizli tanığa ‘ifadeni değiştir’ !

Malatya’daki Zirve Yayınevi cinayeti davasında ilginç bir gelişme yaşandı.

Malatya’daki Zirve Yayınevi cinayeti davasında hem sanık hem de gizli tanık olan emekli Uzman Çavuş İlker Çınar’la ilgili ilginç bir gelişme yaşandı. Cinayetlerin arkasında Ergenekon terör örgütüyle bağlantılı Türkiye Ulusal Stratejik Harekâtlar Dairesi’nin olduğunu belirten Çınar’ın, ifadesini değiştirmeye zorlandığı ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre, açık kimliğiyle Tanık Koruma Daire Başkanlığı’nda ifade veren Çınar, başkomiser ve ekibi tarafından daha önceki beyanlarını değiştirmeye zorlandı. Kendisine iki adet yeni ifade beyanı düzenletildi.

Sanık İlker Çınar, 4 Şubat 2012’de ‘Deniz Uygar’ kod adıyla İstanbul’da Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne ifade verdi. 18 Nisan 2007’de Malatya’daki Zirve Yayınevi’nde 3 misyonerin öldürülmesi gibi pek çok olayın arkasında Türkiye Ulusal Stratejik Harekâtlar Dairesi’nin olduğunu belirtti. Bu yapının başında tutuklu Ergenekon sanığı emekli Org. Ahmet Hurşit Tolon’un olduğunu ileri sürdü. 3 misyonerin de Tolon’un direktifleri doğrultusunda dönemin Malatya İl Jandarma Alay Komutanı Albay Mehmet Ülger’in başında olduğu bir yapı tarafından öldürüldüğünü iddia etti. Çınar, ayrıca merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın da başında emekli Tuğg. Levent Ersöz’ün bulunduğu bir yapı tarafından zehirlendiğini açıklamıştı. Bu açıklamalar, Özal soruşturmasının yürütüldüğü Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi ve mahkemece kabul edilen iddianamede yer aldı.

Yargı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, ‘Deniz Uygar’ kod isimli İlker Çınar deşifre olunca, savcılık gerçek kimliğiyle aynı beyanlarda bulunup bulunmayacağını sordu. Çınar da, açık kimliği ile de ifade verebileceğini kaydetti. Savcılık, bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Tanık Koruma Daire Başkanlığı’na talimat vererek Çınar’ın ifadelerinin yeniden zabıt altına alınmasını istedi. Çınar, önceki ifadelerini tekrarladı. Ancak Tanık Koruma Daire Başkanlığı’nda görevli başkomiser ve ekibinin, Çınar’a kod isimle verdiği ifadelerini değiştirmesi ve savcılığa verdiği dilekçelerini geri çekmesi yönünde baskı uyguladığı iddia edildi. Baskıların sonucunda Çınar, Tanık Koruma Başkanlığı’nda 18 sayfa dilekçe yazarak, daha önce dile getirdiği iddiaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü. Ancak, ifade işlemlerinin ardından Çınar, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı ile irtibata geçti. Kendisine baskı yapıldığını aktardı. Bunun üzerine savcılık, EGM ile irtibata geçerek Tanık Koruma Daire Başkanlığı’ndaki görevlilerin fotoğraflarının kendileriyle paylaşılmasını istedi. Çınar, savcı nezaretinde, kendisine baskı yaptığını iddia ettiği polisleri teşhis etti. Söz konusu kişiler hakkında gizli tanığa baskı yapmaktan dolayı soruşturma açıldı. Emniyet’in de polisler hakkında inceleme başlattığı öğrenildi.

ZAMAN

MANŞET TV : Bıçak timi deşifre oldu

Fırat’ın ötesinde başlatılan soruşturmanın derinleştirildiği ortaya çıktı. Savcılar Bıçak Timi’nin listesine ulaştı.

Bölgede 1990’lı yıllarda yaşanan karanlık olayları deşifre etmek için düğmeye basan Kızıltepe Cumhuriyet Savcılarının bölgede sayısız faili meçhul cinayeti işleyen Bıçak Timi’nin isim listesine ulaştığı öğrenildi. Listede bazı Ergenekon sanıklarının da yer aldığı iddia edildi. İki ay önce Kızıltepe Cumhuriyet Savcılarının 1993 yılında bölgede illegal örgütlerin gerçekleştirdiği eylemleri incelemeye aldığını duyuran Milat, soruşturmadan yeni ayrıntılara ulaştı. Bölgede 1990’lı yıllarda yaşanan karanlık olayları deşifre etmek için düğmeye basan Kızıltepe Cumhuriyet Savcılarının bölgede sayısız faili meçhul cinayeti işleyen Bıçak Timi’nin isim listesine ulaştığı öğrenildi.

JİTEM elemanlarına ulaşıldı

Doğu ve Güneydoğu’daki faili meçhul cinayetler, bölgede boşaltılan köyler, karanlık yapıların eylemleri, kaçırmalar ve toplu katliamlar hakkında gizli bir soruşturma yürüten savcıların, çok sayıda tanığa ulaşarak bilgilerine başvurduğu biliniyor. Soruşturmayı derinleştiren savcıların, JİTEM’de bir dönem haber alma görevi yapan tanıklara ulaşmayı başardığı belirtiliyor. JİTEM elemanlarına özellikle Kızıltepe’de bölge halkına terör estirmesi milleti bıçak gibi kesmesi üzerine, bıçak timi olarak anılmakta olan karanlık yapı hakkında sorular yönetildiği öne sürülüyor.

Liste savcıda

Öte yandan çoğunun PKK itirafçısından oluştuğu iddia edilen Bıçak Timi listesinin tanıklar tarafından savcılığa ulaştırıldığı ifade edilirken, listede bazı Ergenekon sanıklarının da yer aldığı iddia edildi.

Özden Bıçak Timi’nin hedefinde miydi?

5 Kasım 1994 günü, Mardin’in Savur ilçesi Pınardere köyü yolu kesilerek araçta bulunan 4 öğretmenin katledilmesi olayını gerçekleştiren yapının Bıçak Tim’i olduğunu öne süren tanıkların, o dönemde Mardin Jandarma Alay Komutanı olan Albay Rıdvan Özden’in, ‘Bıçak’ timine karşı çıktığı ve öğretmenlerin öldürülmesi olayıyla ilgili olarak onlarla bir toplantı yaptığı için hedef alındığı yönünde ifade verdikleri belirtiliyor. 1993 yılının Aralık ayında, Kızıltepe İlçesi’ne bağlı Tuzluca Köyü’nde 7 kişinin kimliği belirsiz kişiler tarafından uzun namlulu silahlarla taranıp katledilmesi olayını da araştıran savcılara kimliği gizli tutulan tanıkların şok bilgiler verdiği de öğrenildi.

ZİHNİ ÇAKIR : Ergenekon tamamen deşifre edilmedi /// CC : @zihnicakir

Danimarka’da Adalet Bakanlığı ve AK Parti Genel Merkezi’ne yapılan el bombalı, lav silahlı saldırıyı değerlendiren Başbakan Erdoğan, bir eylem konusunda ilk defa bu kadar açık açık Ergenekon’u işaret etti. Eylemi üstlenen DHKP/C’yi “İradesini başkalarına teslim etmiş taşeron” olarak nitelendiren Erdoğan, “Olayın bir başka boyutu da bunun Ergenekon’la olan bağlantısıdır” dedi.

ETÖ’NÜN UYUYAN HÜCRELERİ

Ergenekon konusundaki araştırmalarıyla bilinen ve davada tanık olarak dinlenen yazar Zihni Çakır, Erdoğan’ın bu çıkışı üzerinde durulması gerektiğini kaydetti. Akit’e konuşan Çakır, Ergenekon terör örgütünün uyuyan ve harekete geçmeyi bekleyen hücrelerine dikkat çekti. Ergenekon yapılanmasının tamamen deşifre edilmediğinin altını çizen Çakır, rehavete kapılmanın ve olayı sulandırmanın faturasının ağır olabileceği uyarısında bulundu.

“TAMAMEN TASFİYE EDİLMEDİĞİ ANLAŞILDI”

Çifte saldırının Ergenekon bağlantılı olduğunu belirten Çakır, “Başbakan’ın böyle bir değerlendirmeyi, üstelik Ergenekon davasında savcının mütalaayı mahkemeye sunduktan sonra meydana gelen bir olayla ilgili yapmış olması ve yine değerlendirme yaparken Ergenekon’un uyuyan hücreleri algısı oluşturacak ifadeleri kullanması, benim bugüne kadar savunduğum Ergenekon’da gelinen noktanın örgütün tamamen tasfiyesi anlamını taşımayacağı tezini güçlendiriyor. Maalesef neredeyse 5 yıldır devam eden Ergenekon dava ve soruşturmasının tam anlamıyla örgütü tasfiye etmeye yönelik bir noktaya gelmediği anlaşılmıştır” diye konuştu.

VERİLMEK İSTENEN MESAJ

Adalet Bakanlığı ile AK Parti Genel Merkezi’ni hedef alan eylemleri çözüm süreci ve savcının mütalaasına yönelik bir tepki şeklinde algılanması gerektiğini ifade eden Zihni Çakır, şunları dedi: “Dünyanın her yerinde terör örgütleri tek bir amaç için saldırı ve operasyon düzenlemezler. Terör örgütleri başka ilintili oldukları yapıların da çıkarlarını gözeten ve tek noktaya çekilmesi mümkün olmayacak bir izlenim oluşturacak operasyon tarzları belirlerler. Burada da bir tarafta ulusalcı kanadın, terörün ve Kürt meselesinin çözümüne yönelik devletin büyük bir risk alarak attığı adımlara tepkisi var. Diğer taraftan Ergenekon davasıyla ilgili savcının, daha düne kadar Genelkurmay Başkanlığı yapmış bir isim dahil olmak üzere ülkenin önde gelen isimlerin müebbet hapsini talep eden mütalaası var. Bunu hem Kürt sorununun çözümü için atılan adımları sabote etmeye, belki de bir uyarı gönderme hem de Ergenekon’daki mütalaaya yönelik eylem olarak değerlendiriyorum.”

Doğan, Özkök ve Çiller pazarlığını ben deşifre ettim !

dogan_ozkok_ve_ciller_pazarligini_ben_desifre_ettim_6073.jpg

Cem Uzan, Aydın Doğan, Ertuğrul Özkök ve Özer Çiller’in Rodos buluşmasını deşifre ederek kendi ayağına sıktığını söyledi

Bir dönem Türkiye medyasına yön veren isimler arasında gösterilen Cem Uzan, Fransa’da sakin hayatına devam ederken, Türkiye’nin yakın tarihi ve medyada attığı adımlarla ilgili ilk kez suskunluğunu bozdu.

RODOS GÖRÜŞMESİNİ DEŞİFRE EDEREK AYAĞIMA SIKTIM

28 Şubat süreciyle ilgili olarak da "Beni en iyi Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül anlar" diyen Cem Uzan, sahibi olduğu Star gazetesinin yayınladığı Doğan grubu ile Özer Çiller’i Rodos’ta koalisyon pazarlığı yaparken gösteren fotoğraflar için de "Partiyi yeni kurmuştum. Ayağıma sıktım kurşunu" ifadelerini kullandı.

rodos_aydin_dogan_9513.jpg

STAR’IN BAŞINA NEDEN FATİH ÇEKİRGE’Yİ GETİRDİ

Evet gazetemin başına Fatih Çekirge’yi getirdim. Büyük bir yatırımla gazeteyi kuruyorum. Kim var? Zafer Mutlu Dinç Bilgin’de. Ertuğrul Özkök Aydın Doğan ile… Ne yapacağız peki? Vahit Alpata o zamanlar bizim medya grubunun başında. Vahit’in de tavsiyesi ile Çekirge’ye odaklandık ve transfer ettik. Bunda askerlerle ilişkisinin rolü var mıydı? Hayır.

DOĞAN ÖZKÖK VE ÇİLLER’İN RODOS BULUŞMASI

2002’de erken seçim yapılmasını ben sağladım. Aydın Doğan, Ertuğrul Özkök ve Özer Çiller’i Rodos’ta koalisyon pazarlığı yaparken yakaladım. MHP koalisyondan çıkarılacaktı. Bahçeli fotoğrafları gördü, ‘seçime gidiyorum’ dedi. Partiyi yeni kurmuştum. Ayağıma sıktım kurşunu.

TANKLARI YÜRÜTMEK İSTİYORSANIZ BU BENİM İŞİM DEĞİL

Şener Eruygur Paşa görüşmek istiyor dediler. Gittim bir yere aldılar. ‘Ben görüşeceğim sizinle’ dedi Levent Ersöz. Yanında da bir sivil vardı. Oradan buradan konuşuldu. ‘Tankları yürütmek istiyorsanız o benim işim değil’ dedim. Ersöz bunu kaydetmiş.

Kaynak

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: