Etiket arşivi: dünya

Zahide Uçar : Küresel Aynalar Sirki

mrjq6.jpg

İşgal medyası, çıkar kalemleri, devşirilmiş aydın, paçozlaşmış üniversite kadroları “sanal bir gerçeklik” yaratarak ülke gerçeklerini ters yüz etmektedir. Türk Milleti bütün olayları küresel aynalardan izlemektedir.

Küresel ayna ikiye ayrılır:

1-Çukur ayna,

2-Tümsek ayna

İki aynada gerçek görüntü vermez. Merkeze yakınlık durumuna göre görüntü küçülür, büyür, ters döner, ayna gerisine düşer…

Çukur ayna ve tümsek ayna görevi yapan küresel aynalar gerçekleri yutmakta, millete sanal bir gerçeklik sunmaktadır.

Çizilen yol askıdadır, bir zemine oturmaz, gerçek değildir. Gösterilen kişiler , olaylar, mekanlar gerçek değildir.

Millet bir illizyon gösterisi ile kontrol altına alınmaktadır.

Türk Milleti 10 yıldır “küresel aynalar sirkinde” oyalanıyor.

Bu yazımda düzlem(gerçek boyutlu) bir aynayı okur önüne koymaya çalışacağım.

Şeytanın “GÖRME” dediğine bir ayna tutup görünür yapalım.

Düzlem ayna tutmaya Irak’ın işgali ile işe başlayalım.

Türkiye;

Irak’a “Haçlı Savaşı başlattık” diyerek savaş açan “Kuru Kafa ve Kemikler tarikatının sapkın mensubu” Bush’a yardım ve yataklık etmek yerine;

“Saddam’dan kendi halkı sorumludur. Değiştirmek istiyorsa Irak Halkı değiştirmelidir. Biz işgale karşıyız. Bu işgali BM nezdinde engelleme imkanımız yoksa, Misak-ı Milli sınırlarımız içinde kabul ettiğimiz Musul ve Kerkük’ü koruma altına alırız.”

Deseydi ne olurdu?

“Arap Baharı” adıyla başlatılan karakışta;

Libya’ya sahip çıkıp;

“Libya halkının kendi milli kaynaklarını kendi kullanma hakkı vardır. Tıpkı ABD’de, AB ülkelerinde olduğu gibi… Kaddafi dostumuzdur. Türkiye’nin Libya ile tarihi derin bağları vardır.”

Dese ne olurdu?

“Suriye sınır komşumuz. Akrabalarımız var orada. Tarihi köklü bağlarımız var. Suriye Türkiye’dir, Türkiye Suriye’dir. Sınır komşularımızda yaşanacak karışıklık bizim ülkemizi, evimizi de etkiler. Suriye’de bir değişiklik olacaksa, bu değişikliği Suriye Halkının yapma hakkı vardır.”

Dese ne olurdu?

AB-D’nin özelleştirme dayatmalarına karşılık stratejik kurumlar için “ülke güvenliğini etkileyeceği gerekçesi ile” yabancılara satılamaz kararı alsaydı ne olurdu?

AKP;

“Ankara’nın şerrinden Bürüksel’in şefaati iyidir” politikası ile küresel güçlerin kucağına oturmak yerine; “Brüksel’in şefaatinden benim milletimin tokatı daha iyidir. Bu millete güveniyoruz. Önümüzde çetin bir yol var. Bu yolu hep beraber aşıp bürokrasi ile halkı kaynaştıracağız. Yolumuza kim taş koyarsa milletimizle birlikte o taşları kaldırıp yolumuza devam edeceğiz.” Deseydi ne olurdu?

İktidarda kalmak için;
“Bütün milleti soyan İstanbul dükalığı” ile bir olup ülkeyi soyup soğana çevirmek yerine, milli geliri bütün milletin hakça paylaşacağı bir sistemi geliştirseydi ne olurdu?

Anadolu tüccarlarını pozitif ayrımcılık yaparak desteklese, vatansız kalırsa ticaret yapamayacağını bilen “milli burjuvazi yaratma” politikası izleseydi, dış güçlerin Türkiye bayii konumunda olan iş adamı kılıklı “Galata Tefecilerinin” etkisi kırılmaz mıydı?

Küresel eşkiyanın tarım ve hayvancılığımızı bitirmek için dayattığı politikaları kabul etmek yerine;
“Gıda yakın geleceğin en önemli stratejik ürünüdür. Tarım alanlarımızı korumaya alıp, ülkemizi geleceğin insanlığını doyurmaya talip bir ülke haline getireceğiz. Köylünün şehre göçmesini engellemek için eğitim ve sağlık gibi hizmetleri ayağına götürecek gerçekçi projeler geliştireceğiz. İnsan soyunun devamı için sanayi tarımı değil, organik tarıma ihtiyaç vardır. Tarım topraklarımızın sanayi tarımı ile zehirlenmesini engelleyecek projeler geliştireceğiz. Tarım bölgelerine öğretmen, sağlık memuru ataması yaptığımız gibi veteriner ve ziraat mühendislerini sözleşmeli olarak atayacağız. Şehirlerde oturmayacak, seçilen merkez bir köyde oturup merkez köye bağladığımız diğer köylere hizmet verecektir. Atanan veteriner ve ziraatçılarımızın yıllık sözleşmesi, çalıştığı alanlarda gösterdiği performansa göre yenilenecektir.”

Deseydi ve bu doğrultuda projeler geliştirseydi ne olurdu?

Bütün ülkemizde olduğu gibi Güneydoğuda da 11 Kasım 1938’den beri ülkeyi yönetenlerce yapılan yanlışların küresel güçler tarafından kullanılarak yarattığı bataklığı gene küresel güçlerin reçeteleri ile çözmek yerine;

“Bataklığı derinleştiren ağalık sistemi ile mücadeleyi seçseydi. Ağanın topraklarında maraba olan insanları toprak reformu ile toprak sahibi yapsaydı. Yıllardır Doğu ve Güneydoğu insanını sömüren BDP’li ağa ve baronları ile birleşerek PKK’yı millete dayatmak yerine; toplumsal kabul görmüş akıllı, öncü insanları o bölgelere gönderip PKK gerçeğini ve arkasındaki güçleri millete anlatsaydı. PKK’nın arkasında İsrail’in vaat edilen topraklar projesi olduğunu… ASALA’nın PKK içine gizlendiğini ve büyük Ermenistan projesini gerçekleştirmek için PKK içinde yuvalandığını anlatsaydı.”

Ne olurdu?

“Batı şehirleriyle doğu şehirlerinin öncü insanlarını buluşturup “tek vatan” paydasında neden birleşmek gerektiğini anlatma projeleri geliştirilse idi…

Çok çocuklu ailelerin o kadar çocuğa hakim olması, ilgilenmesi, hatta sevgi verebilmesi nerede ise imkansızdır. Bu çocuklar için sevgi kursları açıp, gönüllü öğretmen ve anneler ile eğitilip, dağa gitmek yerine önlerine güzel hedefle konabilseydi… Yıllardır terör içinde yaşayan, terör ile devlet arasına sıkışmış, silahların gölgesindeki çocukların travmalarını atlatması için Psikologlar önderliğinde yaz kamplarına alınabilseleri…

Özelleştirme adı altında özelleştirilen Et Ve Balık kurumları, Sümerbank gibi kuruluşları Doğu ve Güneydoğu’da açık tutarak hayvancılık desteklenseydi. O hayvanların yünlerinden halı ve kilimler dokuyan Sümerbank üretime devam ederek istihdam yaratsaydı. Hayvancılığa bağlı dericilik üzerinden ucuz ayakkabı üretimi yapılsaydı.”

Ne olurdu?

O işyerleri sadece istihdam sağlamıyor, aşiret yaşantısına “duşuyla, spor alanlarıyla, sofra adabıyla, anaokullarıyla “ örnek oluyordu.

Bunları yapmak teröre harcanan, ihaleler ile ağalara peşkeş çekilen paradan daha fazla kaynak gerektirir miydi?

Ayrıca kendi insanımıza yapılacak yatırım sadece bu günümüze değil, geleceğimize de yapılan yatırımdır. O nedenle küçük hesap yapılmaz.

Şimdi diyecekler ki;

Bu adamların öyle bir niyeti yok.

Doğru, yok!!. Ben bizi bu güne getiren ihanet politikalarına düz ayna tutuyorum ki, küresel aynaya bakıp şaşı olanlar “gerçeği görüp” fikir yürütebilsin.

Taraftar olanların ne söyleyeceğini de biliyorum;

AKP sırtını Amerika’ya dayamasa “derin güçler ve Ordu AKP’yi çalıştırmazdı.”

Ben de diyorum ki;

“AKP Küresel güçler ile birleşip Ordu’nun milli kadrolarını tasfiye etmek yerine; milletinin şefaatine yaslanarak NATO’da devşirilmiş gayri milli unsurları tasfiye etseydi. Milli güçlerle işbirliği yapsaydı. Ülke içindeki yabancı istihbarat elemanlarını kontrol altına alsaydı.”

Ne olurdu?

Diyeceksiniz ki;

“İktidardan düşürülürdü. Faili meçhuller olurdu.”

İyi de kardeşim;

“AB-D+İsrail” çıkarlarını korumak adına “kefenimle yola çıktım” edebiyatına sığınanlar;

Kendi ülkesi adına kefeniyle yola çıkamıyorsa, sizlerin bu adamların arkasında ne işiniz var?

Çanakkale Savaşımızda, Kurtuluş Savaşımızda vatanımızı korumak için “kefeni bile olmadan” toprağın altında yatanlardan da hiç utanmıyor musunuz?

Başarmak için;

“AHLAKLI” olmak lazımdır vesselam.

Ankara’nın, yani kendi milletinizin şefaatinden Brüksel’in şefaatine sığınırsanız;

Sonunuz küresel fahişeliktir.

Kimi tatmin edeceğinize de patronlarınız karar verir.

Öcalan gibi bir sapığı tatmin etmekle işe başlarsınız.

UTANÇ VERİCİ!!.

İLK KURŞUN

/// ÇOK ÖNEMLİ /// ÖZEL BÜRO’DAN DÜNYA ÇAPINDA “SÖZDE” ERMENİ SOYKIRIMI BİLGİLENDİRME PROJESİ /// ÇOK ÖNEMLİ ///

ÖZEL BÜRO’dan Merhaba;

Grubumuzun kuruluşunda 7. Yılımızı kutluyoruz. Bu süre içerisinde sizlere hep doğru bilgi vermeye çalıştık. 7 yıldan bu yana sizlerle on binlerce paylaşım yaptık. 44,321. Paylaşımımızı biraz önce yaptık.

ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU kurulduğu Haziran 2007’den beri hep sizlere farklı, kolay bulunamayan, araştırma emeği yüksek bilgiler iletmeye gayret etti. Bu amaçla günlerini araştırma çalışmalarına ayırdı. Sözde Ermeni Soykırımı gibi milli konularda öncülük etti.

2007 yılında ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU’nu kurduK ve bu grup ile kamu yararına bir çok proje gerçekleştirdik.

İNTERNETTE, GÖNÜLLÜ ÜYELERİMİZİN KATILIMI İLE BİR ÇOK KAMPANYA YAPTIK.

· YOUTUBE KAMPANYASI

· SOSYAL KAMPANYALAR

· “KIBRIS, RUM VE YUNAN ADASI DEĞİLDİR” KAMPANYALARI

· SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI KONUSUNDA ÇEŞİTLİ KAMPANYALAR

· TERÖR ÖRGÜTLERİNİN TÜM DÜNYADA PASİFİZE EDİLMESİ İÇİN ÇEŞİTLİ KAMPANYALAR

· GÜNEYDOĞU’DAKİ İLKÖĞRETİM OKULLARI İÇİN KİTAP TOPLAMA KAMPANYASI

· ÖRNEĞİN, YOUTUBE KAMPANYALARINDA, PKK TERÖR ÖRGÜTÜ SEMPATİZANLARI TARAFINDAN ULUSLAR ARASI VİDEO PAYLAŞIM SİTESİ YOUTUBE’A KONULAN, BAŞTA ATAMIZ OLMAK ÜZERE, CHP ESKİ GENEL BAŞKANI SAYIN DENİZ BAYKAL’IN, MHP LİDERİ SAYIN DEVLET BAHÇELİ’NİN VE BİR ÇOK SİYASİ PARTİ LİDERİMİZ İLE İLGİLİ KARALAYICI VE HAKARETAMİZ MONTAJ GÖRÜNTÜLERİNİN KALDIRILMASI İÇİN 2005 VE 2006 YILLARINDA SİTE NEZDİNDE GİRİŞİMLERDE BULUNDUK.

AMA ŞİMDİ AKP HÜKÜMETİ DAHA İŞİN YENİ FARKINA VARIYOR VE SİTE İÇİN DAHA YENİ YENİ ÖNLEM ALMAYA ÇALIŞIYOR.

BİZ BU ÇALIŞMALARI TAA 2005’TEN BERİDİR YAPIYORUZ. ÜSTELİK HÜKÜMETİN YAPACAĞI İŞİ YAPMAMIZA RAĞMEN !

· BUNLARIN YANI SIRA, RESMİ KURUMLARA, BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜ PKK’NIN HACKER’LARI KONUSUNDA YARDIMCI OLDUK. BÖLÜCÜ HACKER’LAR İÇİN ÖNLEM ALINMASINI VE YAKALANMASINI SAĞLADIK.

PKK VE DİĞER TERÖR ÖRGÜTLERİNİN YURT DIŞINDAKİ WEB SİTELERİNİ HACK’LEYEREK İŞLEMEZ HALE GETİRDİK VE KULANDIKLARI MAIL ADRESLERİNİ KIRARAK BURADAKİ YAZIŞMALARI RESMİ İSTİHBARAT KURUMLARINA İLETTİK.

YUKARIDAKİ HABER KÜPÜRÜNDE, PKK’LI HACKER’LARIN İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI HERON’LARI DÜŞÜRMEK İÇİN CİHAZ GELİŞTİRDİĞİ YAZIYOR.

İŞTE BİZ PKK’LI BU HACKER’LARLA MÜCADELE ETTİK VE ÇALIŞMALARINI DEŞİFRE EDEREK RESMİ KURUMLARIMIZA AKTARDIK.

AMA İRONİK OLARAK GRUP KURUCUMUZ ERKUT BEY, DEVLETE YAPMIŞ OLDUĞU HİZMETLER GÖZARDI EDİLEREK ERGENEKON DAVASINDA 36 AY 1 HAFTA TERÖRİST ZANNIYLA TUTUKLU KALDI. O DA AYRI BİR KONU J

· AYRICA PKK’NIN YAYIN ORGANI ROJ TV’NİN KAPATILMASI İÇİN ULUSLAR ARASI YAYIN BİRLİĞİ (EURO BROADCAST)‘NE DEFALARCA MAIL GÖNDERDİK VE PKK’NIN SÖZCÜSÜ GİBİ YAYIN YAPAN KANALIN KAPATILMASI ÇAĞRISINDA BULUNDUK.

www.youtube.com ADLI WEB SİTESİNDE, MİLLİ DEĞERLERİMİZ VE DEVLET ADAMLARIMIZ İLE İLGİLİ, AŞAĞILAMA AMAÇLI ÇOK KÖTÜ MONTAJLANMIŞ RESİM VE VİDEOLAR VARDI.

ÖRNEĞİN ATA’MIZIN BİR ÇOK FOTOĞRAFINDA VE VİDEOSUNDA, BAŞ FOTOĞRAFI KESİLEREK YERİNE (ÇOK AFEDERSİNİZ)GAY” RESİMLERİ KONULMUŞTU.

BUNU FARKETTİĞİMİZDE, HEMEN YOUTUBE SİTESİ YETKİLİLERİNE AYNI ANDA BİNLERCE MAIL GÖNDEREREK BU TÜR VİDEOLARIN KALDIRILMASINI SAĞLADIK.

YİNE AYNI ŞEKİLDE DİĞER PARTİ LİDERLERİ İLE İLGİLİ DE BENZER MONTAJ VİDEOLAR VARDI VE BİZ SİTE ÜZERİNDE BASKI KURARAK, BUNLARIN DA KALDIRILMASINI SAĞLADIK VE EMNİYET YETKİLİLERİNE BU HUSUSTA DEFALARCA BİLDİRİM YAPTIK.

BUGÜN İSE ULAŞTIRMA BAKANI SAYIN BİNALİ YILDIRIM, BU SİTEYE ÖFKE KUSUYOR VE SİTENİN TÜRK HUKUK SİSTEMİNE KARŞI SAYGILI OLMADIĞINI SÖYLÜYOR.

HALBUKİ, BİZ DAHA O ZAMAN BU KONUDA, İLGİLİ RESMİ KURUMLARA BİR ÇOK BAŞVURUDA BULUNUP ÖNLEM ALINMASINI TALEP ETMİŞTİK. ARADAN GEÇEN 5 SENEDEN SONRA HÜKÜMETİN RESMİ YETKİLİLERİ, DURUMUN DAHA YENİ FARKINA VARDILAR.

YANİ, O ZAMAN DAHA İKTİDAR PARTİSİ DURUMA EL KOYMAMIŞKEN, BİZ ÖZEL BÜRO OLARAK MİLLİ DEĞERLERİMİZE VE ATA’MIZA SAHİP ÇIKTIK.

ONURUMUZ VE MİLLİ DEĞERLERİMİZ İLE OYNAYAN, HAKARET EDEN VE AŞAĞILAYAN BÖLÜCÜ KESİMLERE KARŞI HAKLI MÜCADELEMİZİ ORTAYA KOYDUK.

AYNI ŞEKİLDE, SOSYAL KAMPANYALAR YAPTIK. ÖRNEĞİN, SOKAK HAYVANLARINI KORUMAK İÇİN GÖNÜLLÜLERİ ORGANİZE ETTİK.

YİNE AYNI ŞEKİLDE, SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI KONUSUNDA, GAZETE, DERGİ, WEB SİTELERİ, KİTAP VE BENZERİ AÇIK KAYNAKLARDAN MİLLİ TEZLERİMİZİ İÇEREN ÇOK SAYIDA ARAŞTIRMA VE AKADEMİK YAZI DERLEDİK VE GEREK YERLİ GEREKSE YABANCI MUHATAPLARINA MAIL OLARAK GÖNDERDİK.

YİNE AYNI ŞEKİLDE, YABANCI MAKAM VE İLGİLİLERE, KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NİN VE KIBRIS ADASININ, BİR YUNAN ADASI OLMADIĞINI VE TÜRK ASKERİNİN İŞGAL İÇİN DEĞİL, HEM RUM TARAFI HEM DE TÜRK’LER İÇİN BARIŞ AMACIYLA ADADA BULUNDUĞUNU KENDİ DİLLERİNDE ANLATTIK.

ADADA BULUNAN ASKERLERİMİZİN ORADA BARIŞ İÇİN BULUNDUĞUNU VE İŞGALCİ OLMADIKLARINI SÖYLEDİK VE BU KONUDA YAPILAN ANTİ-PROPAGANDALARA ENGEL OLDUK.

AYRICA, KARA PARA TRAFİĞİ KONUSUNDA DA DEVLETE ELİMİZDEN GELDİĞİNCE YARDIMCI OLDUK.

YOLSUZLUKLAR VE USÜLSÜZLÜKLER KONUSUNDA DA BİR ÇOK KAMPANYA YAPTIK.

YOLSUZLUKLAR KONUSUNDA, KENDİ İMKANLARIMIZLA, GEREK ÜYELERİMİZDEN GELEN DUYUMLARI, GEREKSE KENDİ TESPİTLERİMİZLE EDİNDİĞİMİZ BİR ÇOK BİLGİYİ YİNE DEVLETİN RESMİ VE GÜVENLİK BİRİMLERİNE BİLDİRDİK.

SÖZDE SOYKIRIM İLE İLGİLİ OLARAK MİLLİ TEZLERİMİZİ ANLATMAK AMACIYLA MAIL GRUBUMUZUN İÇERİSİNDE, TAMAMEN GÖNÜLLÜLERDEN OLUŞAN “DAĞITIM KOMİTELERİ“ ADINI VERDİĞİMİZ BİR ALT ÇALIŞMA GRUBU KURDUK.

BU ÇALIŞMA GRUBU, İNTERNETTEN SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI KONUSUNDA DERLEDİĞİMİZ MİLLİ TEZLERİMİZİ ANLATAN ÇEŞİTLİ YAZILARI VE DÖKÜMANLARI, 6 YABANCI DİLE TERCÜME EDEREK YURTDIŞINDAKİ YABANCI BÜYÜKELÇİLİKLERE, İÇ VE DIŞ İŞLERİ BAKANLIKLARINA, YABANCI MİSYON TEMSİLCİLERİNE, YABANCI PARLAMENTO VE MECLİS ÜYELERİNE, YABANCI GAZETECİ VE BASIN & YAYIN ORGANLARI GİBİ ÇEŞİTLİ MAKAMLARA, MAIL YADA FAX YOLU İLE GÖNDEREREK SÖZDE SOYKIRIM KONUSUNDA, BİZE YAPILAN HAKSIZLIKLARI DİLE GETİRDİ.

BU KAPSAMDA, MİLLİ TEZLERİMİZİ VE HAKLILIĞIMIZI ANLATMAYA ÇALIŞTI.

BU ÇALIŞMA GRUBU, HEM SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI, HEMDE ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA Kİ TERÖR ÖRGÜTLERİ KONUSUNDA, İNTERNETTEN TOPLADIĞIMIZ BİLGİLERİ YABANCI MAKAMLARA, MAIL VE FAX ÜZERİNDEN GÖNDERMEK SURETİYLE BİR BİLGİLENDİRME KAMPANYASI YAPTILAR.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN, YURT DIŞINDA LANSE EDİLDİĞİ GİBİ GİTAR ÇALAN SEMPATİK KIZLARIN OLDUĞU “BİR ÖZGÜRLÜK HAREKETİ” OLMADIĞINI ANLATTIK.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN, BEBEKLERİ BİLE KUNDAKLARINDA KATLEDEN ALÇAK BİR TERÖR ÖRGÜTÜ OLDUĞUNU ANLATTIK.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NE, MÜTTEFİK DOSTLARIMIZIN VERDİKLERİ SİYASİ VE LOJİSTİK DESTEĞİ SONA ERDİRMELERİNİ İSTEDİK.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN, YURT DIŞINDA SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ KİSVESİ ADI ALTINDA AÇILAN VE PKK MİLİTANLARININ KURDUĞU ÇEŞİTLİ SUÇ BÜROLARINI KAPATMALARI ÇAĞRISINDA BULUNDUK.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN, YURT DIŞINDA, TÜRK VE KÜRT İŞADAMI VE ESNAFLARINDAN ZORLA HARAÇ ALDIĞINI, SİLAH KAÇAKÇILIĞI, GÖÇMEN, FUHUŞ VE UYUŞTURUCU TİCARETİ YAPTIĞINI, HATTA AVRUPA’DA İLLEGAL YOLLARDAN ELDE ETTİĞİ VE TAMAMI KARA PARA OLAN 220 MİLYON EURO’NUN ÇEŞİTLİ YOLLARLA AKLANDIĞINI VE BU DURUMUN AVRUPA İSTİHBARAT VE POLİS YETKİLİLERİ TARAFINDAN BİLİNMESİNE RAĞMEN ÖZELLİKLE ENGELLENMEYEREK ÖRTÜLÜ DESTEK VERİLDİĞİNİ ANLATTIK.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN, DANİMARKA’DAN YAYIN YAPAN ROJ TV İLE DİREKT İRTİBATININ BULUNDUĞUNU, HATTA BU TELEVİZYON KANALINDAN ÖRGÜT ELEMANLARINA TALİMATLAR VERİLDİĞİNİ, ANCAK DANİMARKA İSTİHBARAT VE GÜVENLİK YETKİLİLERİNİN BU DURUMU BİLMESİNE RAĞMEN “DELİL YOK” DENİLEREK YAYINA SON VERMEDİKLERİNİ SÖYLEDİK. BU KONU 25.MAYIS.2010 TARİHLİ NTV’NİN AKŞAM BÜLTENİNDE DE YER ALMIŞTIR. DANİMARKALI GAZETECİ CARL ERIC STOOUGARD, BASIN DEMECİNDE, DANİMARKA İSTİHBARATININ, PKK’YA ÖRTÜLÜ BİR DESTEK VERDİĞİNİ VE ROJ TV’NİN KAPATILMASINI ENGELLEDİĞİNİ İLERİ SÜRMÜŞTÜR.

YİNE AYNI ŞEKİLDE, SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI KONUSUNDA, GAZETE, DERGİ, WEB SİTELERİ, KİTAP VE BENZERİ AÇIK KAYNAKLARDAN MİLLİ TEZLERİMİZİ İÇEREN ÇOK SAYIDA ARAŞTIRMA VE AKADEMİK YAZI DERLEDİK.

BU DERLENEN YAZI VE DÖKÜMALARDA, HAKLILIĞIMIZI ANLATAN TARİHİ BİLGİLER YER ALIYORDU.

BU TARİHİ BELGELER, PLANLI BİR SOYKIRIMIN OLMADIĞINI, ANCAK 1.DÜNYA SAVAŞI ESNASINDA, ERMENİ KÖKENLİ VATANDAŞLARIN, ZORUNLULUKTAN KAYNAKLANAN BİR TEHCİRE MARUZ KALDIĞINI VE BU TEHCİR SIRASINDA BİR ÇOK ERMENİ KÖKENLİ VATANDAŞIN HAYATINI KAYBETTİĞİNİ ANLATIYORDU.

BU TARİHİ BELGELER, 1.DÜNYA SAVAŞI ESNASINDA, BİR ÇOK ERMENİ ÇETE GRUBUNUN TÜRK KÖYLERİNE SALDIRARAK, EVLERİ TALAN ETTİĞİNİ, ÇOCUK-YAŞLI DEMEDEN KÖYLÜLERİ KATLETTİĞİNİ, BÖLGEDEKİ KUVAYI MİLLİYE ORDUSUNA KARŞI GERİLLA SAVAŞI YÜRÜTTÜĞÜNÜ ANLATIYORDU.

BU TARİHİ BELGELERİ,, 6 DİLE ÇEVİRDİK VE AZ ÖNCE BAHSETTİĞİM YABANCI MAKAMLARA, GÖNDERDİK. BİLGİ SAHİBİ OLMALARI İÇİN TARİHİ GERÇEKLERİ KENDİ DİLLERİNDE ANLATTIK.

İŞTE SAYIN ÜYELER, KURULDUĞUMUZDAN BU YANA SADECE VE SADECE ÜLKEMİZİN BEKAASI İÇİN ÜZERİMİZE DÜŞEN VATANSEVER SORUMLULUĞU YERİNE GETİRMEYE ÇALIŞTIK. SİZLERE EN DOĞRU EN DETAYLI BİLGİYİ İLETMEYE ÇALIŞTIK. ÜLKEMİZİN EN SORUNLU KONULARI İLE İLGİLİ KAMPANYALAR YAPTIK.

KISACASI, UZUN LAFIN KISASI;

ÖZEL BÜRO GRUBU MİLLİ MENFAATLERE SAHİP ÇIKAN, BU UĞURDA KURUCUSU UZUN SÜRE ERGENEKON DAVASININ TUTSAĞI OLMUŞ HAPİS YATMIŞ BİR BİLGİLENME VE BİLGİLENDİRME PLATFORMUDUR. BU GRUPTA KURALLARA UYMAK ŞARTIYLA HER GÖRÜŞ ÖZGÜRCE PAYLAŞILABİLİR. AMA GRUBUZUN TEK BİR ÇİZGİSİ VARDIR O DA KEMALİZM’DİR.

Şimdi Grubumuz hakkında kısaca bilgi verdikten sonra, gelelim bu maili niye attığımıza.

Değerli Hanımefendiler ve Beyefendiler,

tüm dünya çapında bir kampanya başlatıyoruz. Önceki senelerde olduğu gibi şimdi de 6 yabancı dilde Sözde Ermeni Soykırımı konusunda yurt dışındaki muhataplara kendi milli tezlerimizi anlatacağız. Hem Mektup, hem Fax ve hem de E-posta üzerinden bir bilgilendirme başlatıyoruz.

Eğer sizde kendi tezlerimizi anlatan Türkçe ve diğer dillerde Sözde ERMENİ SoykırımI konulu metinler varsa mutlaka bize gönderin. Elinizdeki makale olabilir, video olabilir, tarihi BELGE olabilir, her türlü dökümanteri gönderebilirsiniz.

Bizde mevcut bulunan 2,500,000 e-posta adresine bu dökümanter gönderilecektir.

Eğer göndermek isterseniz Digi.Security adresimize yollayabilirsiniz.

İlginiz için şimdiden teşekkür eder, İYİ PAYLAŞIMLAR DİLERİZ.

ÖZEL BÜRO GRUBU YÖNETİMİ

NOT : BU E-POSTAYI LÜTFEN İRTİBATLARINIZLA PAYLAŞIN.

WEB SİTEMİZ :

http://ozel-buro.weebly.com

BLOG’LAR

https://istihbaratalani.wordpress.com

http://istihbaratsahasi.wordpress.com

http://istihbaratdunyasi.wordpress.com

YAHOOGROUPS :

http://groups.yahoo.com/group/Ozel-Buro

FACEBOOK :

www.facebook.com/ozel.buro

TWITTER :

https://twitter.com/SpecialBureau

https://twitter.com/TC_OZEL-BURO

Yasaklanıyor !

muezzinoglu-160.jpg

Müezzinoğlu, Global Alkol Politikaları Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada Antalya ve Edirne’de düzenlenen sosyal faaliyetleri eleştirdi.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Dünya, devletler ve sivil toplum kuruluşları eliyle alkol kullanımını kısıtlamaya çalışılırken ülkemizde bazı yerel yöneticiler, Edirne’de ‘Bu Sokakta Hayat Var’, Antalya’da ‘Oktoberfest Bira Festivali’ gibi sosyal faaliyetler adı altında gençlere alkolün cazibesini sunmaktadırlar. Bu kaygı verici programların yerini bir an önce daha sağlıklı çalışmaların almasını gerektiği kanaatindeyiz” dedi.

Müezzinoğlu, Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Dünya Sağlık Örgütü işbirliğinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Global Alkol Politikaları Sempozyumunun açılışında yaptığı konuşmada, dünyada her yıl alkol kullanımına bağlı olarak 2,5 milyon kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.

ANTALYA VE EDİRNE’YE ELEŞTİRİ

Bakan Müezzinoğlu, gençlerin doğru yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Dünya, devletler ve sivil toplum kuruluşları eliyle alkol kullanımını kısıtlamaya çalışılırken üzülerek belirtmek isterim ki ülkemizde bazı yerel yöneticiler, Edirne’de ‘Bu Sokakta Hayat Var’, Antalya’da ‘Oktoberfest Bira Festivali’ gibi sosyal faaliyetler adı altında gençlere alkolün cazibesini sunmaktadırlar. Dolayısıyla insan sağlığı için de tehdit oluşturabilecek organizasyonlar yapmaktadırlar. Bu kaygı verici programların yerini bir an önce daha sağlıklı çalışmaların, hareketli yaşam, spor turnuvaları gibi organizasyonların almasını gerektiği kanaatindeyiz” ifadelerini kullandı.

AKAYDIN’A SORUŞTURMA AÇILMIŞTI

Dünyanın hemen her yerinde günlerce süren etkinliklerle kutlanan Oktoberfest 2010 yılında Antalya’da da kutlanmış, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın festivalde dans etmişti.

İçişleri Bakanlığı Antalya’daki bira festivalinde bir gencin ölmesi üzerine “Halkı içki içmeye teşvik ve ölüme sebebiyet” iddiasıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın hakkında soruşturma açtı.

Soruşturmayı doğrulayan Akaydın ‘’Türkiye’de yıllardan beri bu tür etkinler düzenleniyor. Ben o festivalin kurdelesini kestim. Bira bedava değildi ve içmek isteyen de parasıyla aldı. Hakkımda halkı alkollü içki tüketmeye teşvik ettiğim iddiasıyla soruşturma başladı. Antalya’nın her yerinde içki satılıyor. Ölen gencimizin ölüm nedeni de bira değil. Adli tıp raporu ortada’’ demişti. Ölen gencin cesedine yapılan otopside kanında alkolün yanında eroin de tespit edilmişti.

SÖZCÜ

EKONOMİ BAKANI Mehmet Şimşek : Dünyadan alacağımız var

mehmetsimsekdunyadanala.jpg

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, hükümet icraatları konulu sunumunda devletin dış borcunu anlattı.

MEHMET ŞİMŞEK: DİKTATÖRLÜK İSTİKRAR DEĞİL

Şimşek, bir otelde düzenlenen AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı 7. Bölge Toplantısı’nda yaptığı "Hükümet icraatları" konulu sunumunda, Türkiye’de 1990’lı yıllarda, siyasi istikrarsızlık, düşük büyüme ve işsizlik yaşandığını söyledi.

O yıllardan bugüne önemli değişimler yaşandığını ifade eden Şimşek, "Peki ne değişti? Aslında bu son 10 yıldaki değişimin ana motoru siyasi istikrardır. Çünkü siyasi istikrar tek başına yetmez. Bir sürü ülke var, diktatörlerle yönetiliyor ama orada ekonomik başarı elde edilemiyor" diye konuştu.

Şimşek, demokraside doğru politikaların da olması gerektiğini, sadece güçlü iktidarın yetmeyeceğini dile getirerek, aynı zamanda politika çerçevesinin de doğru ve sağlıklı olması, yapısal reformun olması gerektiğini, bunların da beraberinde siyasi istikrarı getireceğini kaydetti.Bakan Şimşek, bugün 2023 hedefleri ve 2071 vizyonu ve perspektifinden bahsediliyorsa bunu, siyasi istikrara borçlu olduklarını ifade etti.

"DÜNYADAN 44 MİLYAR LİRA ALACAKLIYIZ"

Şimşek, reel olarak Türkiye’nin iç borcunda "doğru-düzgün" bir artış olmadığını söyledi.

Devletin dış borcuna da değinen Şimşek, "Biz dünyadan 44 milyar lira alacaklıyız devlet olarak, yani Türkiye Cumhuriyeti hazinesi dünyadan alacaklı. Böyle bir dönem var mı? Yok. En son ne zaman böyle bir şey olmuş? Böyle bir şey olmamış ki. Türkiye’nin devletin net dış borcu eksi 44,44 milyar lira" şeklinde konuştu.

"AVRUPA’NIN YAPAMADIĞINI YAPTIK"

Bakan Şimşek, 2002 yılında Türkiye’nin milli gelirinde yüzde 11’lik genel devlet açığı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Büyük bir açık. Aslında o bankaların bilançolarındaki açıkları dikkate alırsanız açık çok çok daha farklıydı 2000’li yılların başında. Kriz öncesi sıfırlara kadar indirdik, krizle birlikte bir fırlama var. Tekrar sıfırlara doğru indi, tekrar yüzde 1’lere doğru inmiş durumda ama Avrupa’nın sağlayamadığı Maastricht kriterlerini biz sağlamış durumdayız."

Esfender Korkmaz : Dünya krizin eşiğinde

esfender-korkmaz.jpg

Bitcoin, aslında yalnızca internet kaydında olan sanal bir para birimi olarak yeni ortaya çıktı. Anlaşmalı kurumlar arasında da kullanılıyor. Şubat ayında 30, mart ayında 35 dolar olan Bitcion’un değeri şimdi 218 dolardan işlem görüyor.

Saadet zinciri gibi bir şey… Dünya tarihi bugünkü kadar spekülasyon yaşamadı. Artık finans sektörü ekonominin tamamını ve hatta siyaseti de yönetiyor. Dünya sanal bir refah yaşıyor. Bir yandan da 2008’de yaşanan kriz kontrol altına alınamadı.

Bugün dünyada ve özellikle, cari dış açığı yüksek ve sıcak paraya mahkum bizim gibi ülkelerde yaşanan refah, kriz üstünde yaşanan “son günler” in sanal refahıdır. Zira kağıt para basarak sürekli istikrar sağlamak imkanı yoktur. Küreselleşme ile birlikte kağıt para veya kaydi para ile onun satın alacağı mal ve hizmet arasında uçurum arttı. Bu nedenle mutlaka düzeltme gelecektir. Bu düzeltme kriz demektir.

Bir piyasa sisteminde, fiyatlar ve tüm malların üretimi, para ve faiz fiyatları da dahil olmak üzere hepsi birbiri ile ilişkilidir. Üretim aynı kalıp, toplam talepte bir artma olunca fiyatlar genel düzeyi artıyor. Yani fiyat istikrarı bozuluyor. Yahut, finans sektörü ile reel sektör arasında denge bozulunca, finans sektörü şişince, yine denge bozuluyor, 2008 ve 2009 yıllarında olduğu gibi kriz geliyor.

Spekülasyon doyumsuz iştah demektir. Spekülasyon yapanları suçlayamayız. Önemli olan bu ortamı yaratan sistem ve bu sistemi yürüten iktidarlardır.

Spekülasyon ahlaki değerlerin erozyonuna neden olur. Zira ahlaki değerler spekülasyona engel değerlerdir. Bu nedenle Soros gibi spekülatörler, kurdukları fonlarla, tutukları adamlarla önce piyasa değerlerini ve ahlaki değerleri kaldırmayı hedefler. Basın ve iktidarı etki altında tutarak toplumu hipnotizma ederler.

Aslında iktidarların yaptığı bir yanlış da krizi geçici olarak yönetmeleridir. Zira krizle gelen iflaslar, piyasa sisteminin sigortasıdır. Çünkü krizde etkin olmayan, verimsiz çalışan firmalar iflas eder. Yerlerine daha etkin çalışan firmalar gelir. Siz krizi yönetirseniz bu dengesizlik devam eder. Etkin olmayan firmaları zorla yaşatmış olursunuz. Mamafih ABD’de 2008 ve sonrası batık bankalara hazinenin destek vermesi bu anlamda bir destektir. Hazinenin verdiği destek vergi yoluyla topluma yayıldı.Yani verimsiz ve etkin olmayan şirketlerin maliyeti halka yayıldı. Ancak kurtarılan bu bankalar bugün de spekülasyon yapmaya devam ediyorlar.

Öte yandan spekülasyonun esir alması nedeniyle dünyada piyasa başarısızlığı ortaya çıkmıştır. Söz gelimi Türkiye’de, sıcak para ve özellikle finans sektöründe kartelleşme nedeniyle , piyasa işleyişi aksamıştır. Ayrıca, Türkiye de oligopol piyasa yapıları mevcuttur. Bazı sektörlerde piyasayı birkaç firma kontrol ediyor.

Bu şartlarda devletin düzeltici müdahaleler yapması gerekir. Ne var ki Türkiye de devlette dışlanmıştır. Her şey sıcak para ve yabancı sermaye girişine endekslenmiştir.

Spekülatif sermaye, hedge fonlar Devlet düzeninden ve müdahaleden hoşlanmaz. 1997 yılında Doğu Asya’da yaşanan ekonomik krizlerin nedeni, devlet müdahalelerinin çok yetersiz olmasıydı. 2001 krizinde Arjantin krizinde yabancı bankaların bir gecede 31 milyar dolar transferi devlet kontrolünün yetersiz olması konvertibiliteyi kuralları dışına çıkarmış olmasıydı.

Sonuçta küreselleşme sürecinde, devletin zayıflaması ve spekülasyonun hakim olduğu başıboş piyasanın ortaya çıkmasına, spekülasyonun artmasına ve kriz maliyetlerini fakir halkın ve çalışanların yüklenmesine neden olmuştur.

Yeniçağ

VİDEO : DÜNYANIN EN GÜZEL KADINLARI

VİDEO LİNK :

http://youtube.googleapis.com/v/Q5XetQeFu-0%26autoplay=1

Dünyanın İstihbarat Örgütleri Cinleri Mi Kullanıyor ?

İstihbarat Örgütleri Cinleri Mi Kullanıyor? MOSSAD, CIA ve KGB gibi teşkilatlar, istihbarat için cinlerden mi faydalanıyor? NASA çalışanının Türkiye’deki ‘Hoca’ arayışı ve ilginç bir diyalog…

Büyük Takip’in TRT’de yayınlanan programında, istihbarat birimlerinin cinleri nasıl kullandığına yer verildi.

MOSSAD, CIA, KGB gibi teşkilatlar istihbarat için cinlerden faydalanıyor. Rusların denizaltılarla iletişime geçmek için cinleri kullandığı ise bir başka iddia.

İzleyicileri en çok şaşırtan iddia ise NASA adına geldiğini söyleyen bir kişinin Sakaryalı ünlü bir cinci hocayla görüşmek için Turgut Özal’ın yardımcılarından yardım istediği iddiası oldu.

ABD’nin merkezi haber alma teşkilatı CIA’nın, İsrail istihbarat örgütü MOSSAD’ın bu alanda çalışmaları olduğu fakat, metafizik yoluyla istihbarat elde etme konusunda en tecrübeli örgütün Rusların KGB’si olduğu bilgisine yer verildi.

Rusların, denizaltılarla cinler aracılığıyla iletişim sağladığı belirtildi.

CİNLER NASIL İSTİHBARAT SAĞLIYOR

Araştırmacı Yazar Ömer Özkaya, Turgut Özal’ın yardımcılarından Yalçın Koçak’ın yaşadığı bir hadiseyi anlatarak, "Ne yazık ki bizim coğrafyamızdaki insanlara cinlerin istihbaratta kullanılması fikri, garip yada saçma sapan gelse de Amerika, buna benzer çalışmaların içinde" dedi.

Özkaya, Koçak’a referansla gelen bir Amerikalının "Yalçın Bey, ben NASA’da çalışıyorum. Sizden bir ricam var, Sakarya’da bir hoca varmış, beni ona gönderir misiniz?" dediğini; Koçak’ın "Konu nedir?" sorusunu yöneltmesi üzerine de, "Ben açıkca söyleyeyim, biliyorsunuz bizim uzayda bir hayli uydumuz var ve bunlar zaman zaman arızalanıyor. Biz acaba, bu uyduların tamirinde cinlerden istifade edebilir miyiz, ben Sakarya’daki hocanızla bunu konuşmak istiyorum." cevabı aldığını belirtti.

Cinler hakkında bilimsel araştırmalar yapan ve bir de kitap yazan İlahiyatçı Yazar Mehmet Şeker de, cinlerin duyduklarını irtibatlı oldukları insanlara aktarabilme özellikleri bulunduğunu ifade etti.

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: