Etiket arşivi: İlluminati

CASE : Amanda Bynes Kicked Out of Gymnastics Class – Insanity Result of Illuminati Mind Control ?

It’s been a long ride down the Illuminati train for Amanda Bynes. Will she get off in time?

Well, if DUI’s, crazy Tweets to the President of the United States, and an obvious if denied drug problem weren’t enough, starlet Amanda Bynes took her crazy behavior to new heights recently when she had to be escorted from a gymnastics class in New York because it was feared that she could be a danger to herself or others in the class.
Say what?

Murder…she Twote!

According to reports out on the net, Amanda lost it and went into a tearful fit after she performed a cartwheel and her wig fell off (yes, we know it sounds crazy). From there, she wandered around mumbling incoherently.

This is just the latest in a long line of bizarre incidents for Amanda. As a matter of fact, we simply don’t have time to tell you all the crazy things Bynes has been involved in over the last couple of years. The high points are her DUI in which she petitioned Barack Obama to fire the cop that arrested her, stripping down in another gym last year and being kicked out, and of course, Tweeting to the world that she wanted star Drake to “murder her vagina.”

How could this Disney princess be this out of control?

Well, there are those out there that believe that Miss Bynes has been selected as the next in a long line of Illuminati-driven breaks with reality? Remember Britney Spears shaving her head? And Lindsey Lohan on basically any day of her life?

Has Amanda Bynes been selected to follow in the footsteps of other Illuminati magnates?

Let us know what you think, and consider the Disney Illuminati connection as well. This “bizarre” behavior actually follows a very distinct pattern that we are seeing over and over again in those that follow this pathway.

It has two possible endings: superstardom and riches on a whole new level or death. See the long list of Illuminati sacrifice deaths if you need more information. It appears that Britney Spears may have come out the other side okay for now, but the jury is still out on Lindsey Lohan and now Bynes.

Who will be the next Illuminati sacrificial death? And is there still time to turn it around?

Vali Mutlu’nun dilinin altındaki örgüt : İlluminati

1 Mayıs’ın ardından bir “marjinal grup” tartışması aldı yürüdü. Bilindiği üzere İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu 1 Mayıs’ta İstanbul’da yaşananların sorumlusu olarak “marjinal grupları” göstermiş, hatta bir marjinal grup üyesinin kendi attığı taş ile kendini yaralayarak provokasyon yaptığını bile iddia etmişti. Mutlu’nun iddiaları ilk başta kulağa tuhaf gelse de kesinlikle bir tarihsel kökene sahip. Nitekim Mutlu’dan seneler önce ünlü komplo teorisyenlerinden Nesta Helen Webster da 1 Mayıs’ın “marjinal grup” olarak nitelediği İlluminati’nin bir tezgâhı olduğunu öne sürmüştü.

Aynı zamanda Britanya Faşistler Birliği’nin (British Union of Fascists) mümtaz bir üyesi olan Webter’e göre “bütün kötülüklerin kaynağı” olan İlluminati her sene kuruluş günü olan 1 Mayıs vesilesiyle ortalığı karıştırmakta ve sinsi planlarını uygulamaktaydı. Kısacası Vali Mutlu 1 Mayıs ile “marjinal gruplar” arasında ilişki kuran ilk insan değil. Ama isterseniz 1 Mayıs ve “marjinal gruplar” arasındaki ilişkinin tarihçesini daha iyi anlamak için öncelikle İlluminati ile Nesta H. Webster’dan biraz bahsedelim.

Komplo teorisyenlerinin favori örgütlerinden İlluminati 1776 yılında Bavyera’da Adam Weishaupt tarafından kurulmuştu. Ama kuruluş gününün 1 Mayıs olduğuna dair bir bilgi yok. Bu “bilgi”nin gericiliği antikomünizmle harmanlamak isteyen komplo teorisyenleri tarafından sonradan keşfedildiği tahmin ediliyor. Aslında komplo teorisyenlerinin İlluminati’nin kuruluş tarihiyle ilgili tek iddiaları bu değil.

Onlara göre ABD dolarının üzerindeki 1776 rakamları da İlluminati’nin kuruluş tarihine gönderme yapıyor. Oysa gerçek tabii ki böyle değil. Doların üzerindeki rakamlar aslında Amerikan Devrimi’nin yapıldığı 1776 yılını simgeliyor ama komplo teorisyenleri bu “ufak” ayrıntıdan bahsetmeyi pek sevmiyorlar.

İlluminati’yi dört arkadaşıyla kuran Weishaupt o yıllarda Cizvitler tarafından yönetilen Ingolstadt Üniversitesi’nde görev yapıyordu. Söz konusu dönemde Bavyera Katoliklik açısından çok önemli bir bölgeydi. Katolik Kilisesi burayı Protestan Avrupa’yı yeniden fethetmek için bir üs olarak kullanmaya kararlıydı. Ama bu kararlılık, başta Cizvitler olmak üzere bölgedeki bütün Katolik unsurlara karşı büyük bir tepkiye yol açmıştı. Weishaupt’u ve İlluminati’yi ortaya çıkartan düşünsel iklim bu tepkinin sonucunda oluştu.

Peki, İlluminati nasıl bir örgüttü? Öncelikle Aydınlanma’nın değerlerini savunuyor, monarşilere tavır alıyordu. Bir dönem mason da olan Weishaupt Aydınlanma idealleri uğruna mücadele etmek için mason localarının yeterli olmadığı kanısındaydı. Bu yüzden daha politik bir örgütün gerekli olduğuna inanıyordu. Politik ufku Aydınlanmacı despotizmleri desteklemekle sınırlı İlluminati biraz da bu ihtiyaç yüzünden ortaya çıkmıştı. İlluminati’nin toplantılarında Rousseau, D’Holbach gibi Aydınlanmacı düşünürlerin eserlerinin okunması ve tartışılması, örgütün siyasete bakışını da göstermektedir. Sanılanın aksine bir devrim fikrine sıcak bakmayan İlluminati reformlar yoluyla sistemi düzeltmeyi ve Aydınlanma ideallerini yerleştirmeyi hedefliyordu.

İkinci yılının sonunda ancak 12 üyeye ulaşabilen İlluminati’nin örgütlenmesi özellikle Freiherr Adolf von Knigge’nin katılımıyla büyük bir ivme kazandı. Knigge masonlar içinde çalışarak güç toplamayı savunuyordu. Wilhemsbad Konvanı’nda masonluğun ezoterik yorumlarına karşı eleştirilerin artması İlluminati’nin güçlenmesinin önünü açmıştı. Knigge’nin faaliyetleri bu dönemde çok etkili oldu ve İlluminati gerçekten de güç kazanmaya başladı. Ama bütün bu çabalara rağmen İlluminati en güçlü döneminde bile en fazla 2500 kişilik bir örgüttü. Goethe gibi hatırı sayılı üyeleri olmasına rağmen hiçbir zaman belirleyici olamadı. Zaten bir süre sonra Knigge ve Weishaupt arasında ciddi fikir ayrılıkları oluşacaktı. Söz konusu ayrılıklar yüzünden Knigge’nin İlluminati’den ayrılmasıyla örgüt giderek daha da zayıfladı.

Komplo teorisyenlerinin iki yüzyıldır yeryüzündeki bütün komploların müsebbibi olarak gösterdikleri İlluminati’nin örgütsel yaşamı sadece ve sadece on yılla sınırlıydı. 1785 yılında Bavyera’da açılan soruşturmalar sonrasında örgüt darmadağın olmuş ve Adam Weishaupt yaşadığı şehirden kaçmak zorunda kalmıştı. Weishaupt 1799 yılında adli makamlara yazdığı bir mektupta artık İlluminati ile hiçbir ilgisinin kalmadığını, gerekirse bu durumu mahkeme önünde de tasdik edebileceğini söyleyecek duruma düşmüştü. Zaten bir süre sonra da öldü. Kısacası on yıllık bir örgütsel yaşamın ardından İlluminati ortadan kayboldu ve sadece komplo teorisyenlerinin hayal dünyasında yaşamaya devam etti.

DÜNYANIN EN ŞEFFAF “GİZLİ ÖRGÜTÜ”

Burada akla gizli bir örgüt olan İlluminati hakkında bu kadar çok ayrıntının nasıl bilindiği sorusu gelebilir. Hemen açıklayalım. Örgütün başta Weishaupt ve Knigge olmak üzere bütün yöneticilerinin birbirine yazdığı mektuplardan ve Weishaupt’un yazılarından oluşan arşivine 1785 yılında yapılan soruşturmalarda el konulmuştu. Günümüzde isteyen araştırmacıların rahatlıkla ulaşabildiği bu arşiv ayrıca yayımlanmıştır. (1)

Bu arşivden anlaşıldığı üzere Weishaupt’a göre İlluminati Aydınlanma’nın ideallerini gerçekleştirmek, yeryüzündeki despotlukları ortadan kaldırmak, eşitliği ve özgürlüğü sağlamak ve insanlık tarihini doğayla uyumlu olarak insanın mükemmelleşmesinin tarihi haline getirmek için en önemli araçtı. Zaten onu diğer Aydınlanmacılardan farklı kılan da sürekli olarak örgüte vurgu yapmasıydı. Onun tarih felsefesi, örgütün varlığını meşrulaştırmaya yönelikti. Weishaupt, herkesi köleleştiren hükümdarlıkları yıkmak ve insanları özgürleştirmekle görevli gizli örgütlerin gelmekte olan akıl çağının doğumuna yardım ettiğini öne sürüyordu.

Yine arşive göre İlluminati’ye üye olan, hemen bir kod adı alıyordu. Örgüt içi yazışmalarda kullanılan şifrelerin ve kod adlarının hepsi günümüzde bilinmektedir. Örneğin Weishaupt’un kod adı “Spartaküs” idi. Örgüt içi yazışmalarda Münih Atina, Ingolstadt Efes, Viyana Roma olarak geçiyordu. Ayrıca örgüt kendi iç yazışmalarında farklı bir takvim sistemi kullanıyordu. Sasani Kralı III. Yezdigerd’in 630 yılında tahta çıkışını başlangıç kabul eden bu takvim sistemi 21 Mart’tan başlıyordu. Buna göre örneğin 1148 yılı 21 Mart 1778 ile 20 Mart 1779 arasındaki dönemi temsil ediyordu.

Bütün bu anlatılanlardan da anlaşılacağı üzere günümüzde İlluminati hakkında birçok şey bilinmektedir ve bunlar arasında örgütün dünya çapında bir komplo düzenlediğine dair hiçbir veri yoktur. Ama komplo teorisyenleri, bu durumu da sessizlikle geçiştirmeyi ve söz konusu evraklarda iddialarını doğrulayacak herhangi bir verinin olmamasını, örgütün karanlık emelleriyle, gücüyle ve gizliliğiyle açıklamayı tercih etmektedirler. Kanıtın olmaması, onlara göre karşı karşıya olunan komplonun vehametini göstermektedir.

Bu noktada akla bütün güçsüzlüğüne rağmen İlluminati’nin neden komplo teorisyenlerinin ve o dönemdeki gericiliğin baş hedefi olduğu sorusu gelebilir. İlluminati’yi Aydınlanma karşıtları açısından en tehlikeli örgüt yapan onun, diğer Aydınlanma’yı savunan örgütlenmelerden farklı olarak, iktidarı hedeflemesi olmuştu. İlluminati hakkında geçmişte başlayan ve günümüzde de hâlâ devam eden kampanyanın ana hedefi budur. İlluminati’ye karşı o kadar büyük bir tepki doğmuştu ki, örgütün ortadan kalkması bile, söz konusu tepkiyi dindirmeye yetmemişti.

İLLUMİNATİ HAKKINDAKİ KOMPLO TEORİLERİ

İlluminati hakkında ilk komplo iddiaları bir yanlış anlamanın üzerine şekillenmişti. 1788 yılında Marquis de Luchet tarafından yazılan Essai sur la secte des Illuminés başlıklı broşürde “Aydınlanmışlar” isimli dünyayı karıştırmayı hedefleyen bir örgütten bahsedilmişti. Zaman içerisinde burada bahsedilen “Aydınlanmışlar”ın aslında İlluminati olduğu inanışı yayıldı. Oysa burada kastedilen masonluk içerisindeki gizemci eğilimlerdi.

Daha sonra devreye asıl ismi Guiseppe Balsamo olan Cagliastro girdi. Çağdaşları, kendi kendine kont ünvanını veren Cagliastro’nun bir şarlatan olduğunu çok iyi biliyorlardı. Bu yüzden Fransız Devrimi’ni İlluminati’nin yaptığını öne süren Cagliastro’yu komplo teorisyenleri dışında ciddiye alan olmadı.

İlluminati hakkındaki komplo iddiaları eski bir Cizvit papazı olan Augustin Barruel’in 1797 yılında yazdığı Mémoires pour servir a l’histoire de jacobinisme (Jakobenizmin Tarihinini Anlamaya Hizmet Edecek Anılar)isimli kitapta tekrarlandı. Aynı tarihte İngiltere Edinburgh’da John Robison Proofs of a conspiracy against all the Religions and Governments of Europa, carried on in secret meetings of free Masons Illuminati and reading Societies, collected from Good Authorities (Güvenilir kaynaklardan derlenmiş, Mason, İlluminati ve Okuma Gruplarının gizli toplantıları aracılığıyla bütün dinlere ve Avrupa devletlerine karşı komplolarının kesin kanıtları) başlıklı bir başka kitap yazdı. Kitap John Robison tarafından kaleme alınmıştı. (2) Robison, Fransız Devrimi’nin önde gelen isimlerinden Mirabeau’nun, İlluminati’nin fikirlerini Fransa’ya getiren kişi olduğunu iddia ediyordu. Robison’un İlluminati’nin Atlantik üzerinden Amerika’ya ulaştığı iddiaları, ABD’de de büyük yankı uyandırmıştı.

Robison’un bu kitabı yukarıda da bahsettiğimiz Nesta H. Webster’in hayal ve fikir dünyasının şekillenmesinde de çok etkili olmuştu. Webster’ın ruh halini anlamak için 1910 yılında İsviçre’ye yaptığı geziden bahsetmek gerekmektedir. Webster bu gezi esnasında aniden önceki yaşamında bir Fransız kontesi olduğuna ve Jakobenler tarafından idam edildiğine karar vermişti. Webster bu geziden sonra hep monarşiyi savunacak ve her türlü devrim fikrine karşı çıkacaktı. Webster’a göre Yahudilerden masonlara, Alamut İsmailiyesi’nden Jakobenlere, Dürzîlerden Tapınak Şövalyelerine kadar uzanan geniş bir şer cephesi mevcuttu. İlluminati tarafından yönetilen bu cephenin en önemli unsuruysa komünistlerdi.

Hayatı boyunca Hitler hayranlığını saklamaya hiç gerek duymayan Webster’a göre Ekim Devrimi İluminati’nin, 1908 Jön Türk Devrimi’yse Yahudilerin ve masonların işiydi. Webster şer cephesinin çekirdek kadrosunu oluşturan İlluminati ile komünistler arasında doğrudan bir ilişki olduğuna inanıyordu. Webster’a göre bu ilişkinin en somut kanıtı Weishaupt’un kod adı “Spartaküs” idi. Bu ismin yine Yahudi olan Rosa Lüksemburg ve Karl Liebknecht tarafından kurulan Spartakist hareketin isim babası olduğuna inanıyordu. Webster devamla İlluminati’nin kuruluş tarihi olduğunu öne sürdüğü 1 Mayıs’ın komünistler tarafından işçi sınıfının birlik ve mücadele günü seçilmesinin tesadüf olmadığı kanısındaydı. bu hastalıklı zihniyete göre her 1 Mayıs’ta bir marjinal grup olan İlluminati işçileri kışkırtarak olaylar çıkartıyor ve dünya egemenliği hedefine bir adım daha yaklaşıyordu.

Gelelim son 1 Mayıs’ta Türkiye’de yaşananlara… Webster’ın bu türden iddialarının o dönemde de devlet bürokrasileri tarafından pek sevildiği biliniyor. Örneğin Winston Churchill 1920 yılında yazdığı bir makalede Webster’a iltifat ediyor ve Ekim Devrimi hakkında benzer fikirleri ifade ediyordu. (3) Vali Mutlu’nun son açıklamalarını okuduktan sonra Webster’ın fikirlerinin ve türevlerinin aradan geçen 90 küsur yıla rağmen devlet yöneticileri açısından hâlâ güncelliğini koruduğunu söylemek mümkün görünüyor. Bu yüzden söz konusu açıklamalara şaşırmamak ve bir tür bürokratik gelenek olarak kabul etmek gerekiyor.

Haluk Hepkon

(“Jön Türkler ve Komplo Teorileri” kitabının yazarı)

Odatv.com

(1) Reinhard Markner, Monika Neugebauer-Wölk, Hermann Schüttler, Die Korrespondenz des Illuminatenordens, Band 1: 1776-1781, Max Niemeyer Verlag, Tübingen, 2005.

(2) Helmut Reinalter, “Die Verschwörungstheorie”, Handbuch der freimaurerischen Grundbegriffe, der. Helmut Reinalter, Studien Verlag, 2002, s. 162.

(3) Makale için bkz. http://library.flawlesslogic.com/ish.htm

ARAŞTIRMA DOSYASI : İlluminati nedir ?

Rönesans döneminde 1 Mayıs 1776′da kurulmuş bir cemiyettir…

İlluminati, (çoğul bir sözcük olup tekili Latince: illuminatus, Türkçe: aydınlanmış) tarihteki adıyla Bavyeralı İlluminati, Rönesans döneminde 1 Mayıs 1776′da kurulmuş bir cemiyet. Modern İlluminati; zihin kontrolü uygulayarak, hükümetleri ve kuruluşları ele geçirerek Yeni Dünya Düzeni’ni sağlamak amacıyla hareket ettiği iddia edilen, monarşileri yıkmayı, dini inançları yok etmeyi, ulus devletleri ve vatanseverliği sonlandırarak sosyal düzeni alt üst etmeyi planladığı öne sürülen; ancak faaliyeti ve varlığı kanıtlanamamış bir yapılanmadır. [1] Bazı komplo teorisyenleri, İlluminati üyelerini ışığın insanları ya da aydınlanmışlar olarak addetmektedirler.

Tarihi

Hareket 1 Mayıs 1776 yılında Ingolstad’ta (Yukarı Bavyera), Ingolstadt Üniversitesi kilise hukuku profesörlerinden biri olan Cizvit Adam Weishaupt tarafından beş kişiyle kuruldu.[3] Aydınlanma Çağı’nın bir kolu olarak özgür düşünceyi temel edinmiş üyelerden oluşan topluluk masonluğu model aldı.[4] İllüminati üyeleri gizli bir yemin ettiler ve üstlerine itaat edeceklerine dair ant içtiler. Üyeler her biri farklı derecelere sahip olmak üzere üç ana sınıfa ayrıldı ve pek çok İllüminati grubu var olan Masonik loca üyeliklerini iptal etti.
Weishaupt başlangıçta topluluğun isminin "Perfectibilists (Mükemmelleştiriciler)" olmasını planladı.

Grup ayrıca Baveryan İllüminati diye de adlandırıldı ve ideolojisine "İllüminizm" dendi. Brunswick dükü Ferdinand ve diplomat Franz Xaver von Zwack gibi pek çok önemli isim, entelektüel ve politikacı kendilerini grup üyesi saydı. Topluluğun pek çok Avrupa ülkesinde şubesi açıldı ve on yıl içerisinde 2000′e yakın üyesi oldu.[6] Topluluk edebiyat dünyasından da Johann Wolfgang von Goethe, Johann Gottfried Herder ve Gotha ile Weimar düklerinin de ilgisini çekti.

1777 yılında Karl Theodor Bavyera’nın yöneticisi oldu. Theodor aydınlanmacı mutlakiyet taraftarıydı ve döneminde İllüminati dahil bütün gizli toplulukları yasakladı. Baveryan hükümeti tarafından 1785′te yayınlanan bildiri grubun dağılmasına neden oldu. Weishaupt kaçtı. Topluluğun yazışmaları, döküman ve belgeleri toplatılıp daha sonra hükümet tarafından yayınlandı.

Komplo teorileri

Mark Dice, David Icke, Texe Marrs, Ryan Burke, Jüri Lina ve Morgan Gricar gibi yazarların belirttiğine göre Bavyera İlluminati, halen faal olan bir örgüttür. Pek çok teori dünyadaki birçok siyasi, askeri ve ekonomik olayın sorumlusunu gizli bir örgüt olan İlluminati olarak gösterir. Komplo teorisyenlerine göre birçok ABD Başkanı, bu örgüte doğrudan veya dolaylı olarak hizmet etmektedir. Ayrıca birçok tanınmış çocuk çizgi filmlerinde bilinç altı mesajlarıyla beyin yıkama gerçekleştirildiği iddia edilmektedir.

Myron Fagan’a göre Waterloo Savaşı, Fransız İhtilali, John F. Kennedy suikasti bu örgütün işidir.

1797 ile 1798 yılları arasında yayınlanan Augustin Barruel’in Memoirs Illustrating the History of Jacobinism ve John Robison’un Proofs of a Conspiracy kitaplarında illuminatinin ayakta kaldığı ve Fransız İhtilali’nin mimarı olduğu gibi uluslararası komplo teorileri ortaya atıldı.

Vikipedi

Illuminating The Night

İlluminati nedir ? Global egemen güçler midir ?

İlluminati dünyayı yöneten gizli güçler

Bu güçlerin yönetim organizasyonu, merkezi ve yaptırım güçleri var mıdır?

Giderek şefaflaşan gizliliğin yok olma sürecinde olduğu dünyada GİZLİ GÜÇLER kavramı ne kadar geçerli olabilir?

Dünyanın geldiği şartlarda artık ‘gizli güçler’den çok aynı hedefe amaca yönelik ortak (gizli) staretejilerle hareket eden güçlerin lobilerin olduğunu gözlüyorum. Bu doğrultuda dünya yaşamının siyasetinin uluslararası politikanın yöneylemini belirleyen Finans , Silah, Enerji, Medya ve Teknoloji lobilerinin faaliyetlerini geniş açıyla izlemek ve irdelemek gerektiğini düşünüyorum.

Hatta; Finans, Silah, Enerji, Medya ve Teknoloji lobileri illümünatinin somutlaşmış egemen grupları mıdır? diye düşünmemek mümkün değil.

Dünya tarihinde gücün temel iki sembolü; silah ve para olmuştur. Bu iki güç doğal ekonomilere ve ticarete hükmetmeye çalışmıştır.

18 inci yüzyıldan itibaren değişen dünya düzeninde giderek önem kazanan enerji ile kamuoyunu yönlendirme aracı medya devreye girmiş son olarak (globaleşmenin temel aracı olan) bilişim İNTERNET ile 21 inci yüzyılda dünyanın egemen güçleri ve lobileri; Finans, Silah, Enerji, Medya ve Bilişim olarak organik bağı olan 5 ana gruba ulaşmış gibi.

İLLUMİNATİ dünyayı yöneten gizli güçlerin sembol kavramı ise; Finans, Silah, Enerji, Medya ve Bilişim olarak 5 ana grupta illuminatinin algılanabilir ana grupları değil midir?

Sanırım artık dünyayı yöneten gizli güçler (illuminati) den, dünyayı (gizli stratejilerle) yöneten (gözle algınır) egemen güçler dönemine geçilmiştir veya geçilmektedir.

İster gizli güçler deyin isterse egemen güçler sonuçta; finans çoğalmak ister, silah pazar ister, enerji zaptedilmek istenir, bilişim, internet yönetim ağının, medyada toplum mühendisliğinin ana propaganda aracı olsa gerek.

Çokça karmaşık, uzun olan konuyu dağıtmadan burada kesiyorum ve ilave yorumu her okuyana bırakıyorum. Gerektiğinde uygun düşerse ilave detayı belki yazmayı denerim.

Kadri KANPAK

VİDEO : Dr. Rauni Kilde (1 of 13): Life, Swineflu vaccination, microchip, FEAR, Illuminati (TOTAL PART 9)

VİDEO LİNK :

VİDEO : Conspiracies, Mind Control, Spiritual secrets, Illuminati – “Earth: A Spiritual Trap”

VİDEO LİNK :

VİDEO : Illuminati Mind Control – Britney Spears – MK Ultra Programming

VİDEO LİNK :

VİDEO : Scientology, the CIA & MK ULTRA (Illuminati Mind Control)

VİDEO LİNK :

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight Gang Stalking

Fight the corrupt elite and their Stasi puppets

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

WordPress.com News

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 2.815 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: