Etiket arşivi: karar

Bu karar Ergenekon’a emsal oluşturacak !

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin davayı etkileyecek tanık dinlenmelidir kararı Ergenekon ve Balyoz davalarına emsal oluşturabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davacının iddiasını kanıtlamak için istediği tanıkların dinlenmesi gerektiğinin altını çizerek, yerel mahkemenin tanıkları dinlemeden verdiği kararı bozdu. Kararın Balyoz ve Ergenekon davaları için emsal oluşturabileceği belirtiliyor.

Yasemin Güneri’nin haberinden bir bölüm;

Malatya 2. Aile Mahkemesi’ndeki bir boşanma davasında davacı, delil listesinde yer alan tanığının dinlenilmesini talep etti. Mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Mahkeme, gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde, geri kalanların dinlenilmemesine karar verebilir" diyen 241. maddesine atıfta bulunarak ve durumun, "davayı uzatma niyetiyle hareket etmek isteyen tarafın çabalarını önlemek" olduğunu belirterek, tanığı dinlemeden davayı reddetti.

Davacının temyiz ettiği dosyaya bakan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise kararı bozarak tanık dinlenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade etti.

Haberturk

Reklamlar

Tayyip Erdoğan : Yargı karar veriyorsa bizim söyleyecek bir sözümüz yok

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Silivri’de devam eden Ergenekon davasında yargının vereceği karar karşısında söyleyecek bir şeylerinin bulunmadığını ifade etti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Silivri’de devam eden Ergenekon davasında yargının vereceği karar karşısında söyleyecek bir şeylerinin bulunmadığını ifade etti. Yargı kararı karşısında AK Parti iktidarına kimsenin bedel ödetemeyeceğinin altını çizen Erdoğan, tutuklu vekillerin de milletvekili seçilmesinin hukuk devletine göre mümkün olmadığını belirtti.

MÜSİAD’IN 22. Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Başbakan Erdoğan, Silivri’de devam eden Ergenekon duruşması ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Tutuklu vekiller üzerinden kendilerine yöneltilen eleştirileri yorumlayan Başbakan şöyle devam etti: “Şu anda Silivri’de bulunan ve milletin oyları ile milletvekili oldu diye ifade edilen kişiler, bu ülkede eğer biz hukuk devletiysek, hukuk devleti olduğumuzu iddia ediyoruz, hukuk devletine göre milletvekili olma şansı bir defa yok. Arkadan dolanmak suretiyle bunları milletvekili yapıp, Parlamento’ya taşıma gayreti içinde bulundular. Bu kişiler milletvekili seçilip de içeri girmediler.

Bunlar seçimlerin yapıldığı dönemde zaten içerdeydiler. İçeriden bunları yargı yolu ile çıkaramayanlar bu yöntemle bunları içeriden çıkarmanın yolu içine girdiler. Şu anda yargı süreci içindeyiz. Eğer yargı onlarla ilgili böyle bir kararı veriyorsa, bizim de söyleyecek bir şeyimizin olmadığını her zaman söyledik. Ama bunun bedelini kimse AK Parti iktidarına kesemez. Bunu CHP de MHP de çok iyi biliyor. Bildikleri halde mağduru oynuyorlar. Bu ülke bir hukuk devletidir. Hukukun üstünlüğünü kimse ile tartışmayız.”

Ceza için dinleme yeterli ! Yargıtay’dan Ergenekon gibi davalara emsal olabilecek karar

Yargıtay, telefon dinlemelerinin mahkûmiyet için yeterli delil olduğuna hükmetti.

Kararla ilgili olayda İstanbul Narkotik Polisi Avcılar’da uyuşturucu operasyonu düzenledi. Gözaltına alınanlara, ‘uyuşturucu ticareti yapmak’ suçundan dava açıldı.

Sanıklara 5 ila 7’şer yıl hapis cezaları verildi. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi cezaları onadı. Ancak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı sanıklardan ikisi hakkında telefon dinleme dışında uyuşturucu ticareti yaptıklarına dair başka bir delil bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasını istedi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Başsavcılığın itirazını reddederek, telefon dinlemelerinin mahkumiyet için yeterli delil olduğuna hükmetti. Karar, Ergenekon gibi davalarda emsal olabilir.

HABERTÜRK

Çılgın projede beklenen karar çıktı

Yüksek Planlama Kurulu "Kanal İstanbul" projesine onay verdi.

başbakan Yardımcısı Ali Babacan "Kanal İstanbul" projesi ile ilgili olarak Yüksek Planlama Kurulu kararının bu hafta içinde tamamlandığını duyururken Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım da "Süreç resmen başladı" dedi.

BEKLENEN KARAR ÇIKTI

Kanal İstanbul Projesini başbakan Recep tayyip erdoğan 2011 yılında açıklamıştı. Aradan geçen sürede projenin detayları oluşturuldu ve Yüksek Planlama Kurulu’na sunuldu. Dev proje için beklenen karar çıktı. Yüksek Planlama Kurulu, "100 yılın projesi" olarak nitelendirilen Kanal İstanbul’a onay verdi. Böylece projenin hayata geçirilmesi için geri sayım başladı.

50 KİLOMETRE UZUNLUĞUNDA KANAL AÇILACAK

"Çılgın proje" olarak adlandırılan Kanal İstanbul çok büyük bir yatırım. Proje ile İstanbul’un Avrupa yakasına Karadeniz ve Marmara Denizi’ni birbirine bağlayacak yaklaşık 45-50 kilometre uzunluğunda bir kanal yapılacak. İnşa edilecek köprülerle kara ve demiryolu ulaşımı sağlanacak. Proje ile Boğaz trafiğinin hafifletilmesi hedefleniyor.

50 MİLYAR DOLARA MAL OLMASI BEKLENİYOR

Ayrıca kanalın her iki yakasına binlerce kişinin yaşayacağı yeni şehirler inşa edilecek. Kazı sırasında çıkarılacak milyarlarca metreküp hafriyat da yeni projelerin inşaatında kullanılacak. Toplam maliyetin 50 milyar doları bulması bekleniyor…

"RESMEN SÜREÇ BAŞLADI"

Dev proje ile ilgili değerlendirme bulunan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım, çalışmaların yakında başlayacağını açıkladı.

Yıldırım, "YPK kararı çıktı, doğrudur Kanal İstanbul’un. Artık bundan sonraki süreç ihale hazırlıklarının yapılması ihaleye çıkarılması ve daha sonra yapım aşamasına geçilmesi… Yani, resmen süreç başlamış oldu, hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu.

"Kanal İstanbul" projesi ile ilgili bir açıklama da başbakan Yardımcısı Ali Babacan’dan geldi.

"GERÇEKÇİ BİR PROJE, DÜNYADA ÇOK KONUŞULACAK"

Yüksek Planlama Kurulu kararının bu hafta içinde tamamlandığını duyuran Babacan, "Çünkü öncelikle yol, köprü çalışmalarının başlaması gerekiyor. Arkasından da Kanal İstanbul Projesi’ni gerçekleştirelim. Bu ilk etapta bakanlar olarak ‘acaba olur mu, olmaz mı, çok mu çılgın, acaba gerçekleştirilebilir mi?’ şeklinde şüpheler hissettik. Biz, bunun gerçekçi bir proje olduğuna inanıyoruz. türkiye için, hatta dünya için çok konuşulacak bir proje olduğuna da inanıyoruz. Her türlü çevre değerlendirmesi ve hazırlığı çok dikkatli yapılmalı ama yapıldıktan sonra da İstanbul’u, İstanbul’un deniz trafiğini çok rahatlatacak bir proje haline gelecek. Aynı zamanda İstanbul’un daha sıhhatli, daha düzenli büyümesini de beraberinde getirecek bin proje olacak" diye konuştu.

"SON 30 YILDA KAÇIRDIĞI FIRSATIN MALİYETİ ÇOK BÜYÜK"

Babacan çözüm sürecine de değindi. "türkiye‘nin son 30 yılda kaçırdığı fırsatların maliyeti çok büyük" sözleri ile çözüm sürecinin başarıya ulaşmasının önemini vurgulayan Babacan, süreci baltalamak isteyenler bulunduğuna dikkati çekti.

Ali Babacan, "İçerden dışardan her türlü engelleme çabası olacak. Halkımızın sağduyusuna güveniyoruz. Hangisi provokasyon, hangisi gerçek, hangisi yalan, halkımızın vicdan terazisine güveniyoruz" diye konuştu.

MALİKİ’DEN Şİİ MERCİLERE DARBE GİBİ KARAR

İRAN ANALİZ / Necef’teki en büyük Şii dini mercilerden birisi olan Beşir en-Necefi’nin resmi sözcüsü Ali en-Necefi yaptığı açıklamasında başbakan Nuri el-Maliki’nin babasının talebeleri de dahil Pakistanlılardan oluşan havza talebeleri için ikamet başvuru dairesine talimat geçti. Talimata göre Iraklılar dışındaki Şii havza öğrencilerinin kendi ülkelerine geri gönderilmesi isteniyor. Bu karar Şii havzalar özellikle en-Necefi nezdinde şok etkisi yaptı.

Ali en-Necefi Cuma günü müridleriyle yaptığı konuşmasında gündemdeki bazı gelişmelere dair açıklamalar yaptı. Buna göre Maliki geçtiğimiz günlerde yabancılara ikamet veren ilgili daireye gönderdiği talimatında Şii havzalarda okuyan Iraklılar dışındaki öğrencilerin ikametlerinin iptal edilmesini istedi. Şii merciler arasında şok etkisi yapan kararla ilgili olarak değerlendirme yapan en-Necefi: “Maliki’nin yaptığı bu icraatlar bize Saddam’ın icraatlarını hatırlatıyor. O da Havzayı sınırlandırmayı, siyasi hayata müdahale etmekten onları uzaklaştırmayı hedeflemekteydi.” dedi.


Merci olan babasının yaptığının hükümetin işlediği yolsuzluk gibi herkesin gözleri önünde cereyan eden şeyleri eleştirmek olduğunu söyleyen oğlu bunun halka yönelik (Şii) mercilerin görevleri olduğunu belirtti.

ARAŞTIRMA DOSYASI : Avrupa Parlamentosu’nda Irak Hakkında Alınan Karar ve Türkmenler Hakkındaki Etkileri Üzerine Notlar

Yrd. Doç.Dr. Serhat Erkmen

ORSAM Ortadoğu Danışmanı

Ahi Evran Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü

14 Mart 2013 tarihinde Avrupa Parlamentosu Irak hakkında bir karar yayınladı. Tam adı Irak: Irak Türkmenleri Dahil Azınlık Gruplarının Durumu(1) olan karar bazı açılardan olumlu olmakla birlikte Türkmenleri azınlık olarak tanımlaması nedeniyle düşündürücüdür. Bazı kaynaklarda Türkmenlerin “diplomatik zaferi” olarak sunulan kararın içeriğinin dikkatli bir biçimde okunması aslında AP’nin kararının son derece endişe verici bazı boyutları olduğunu göstermektedir. Bir dizi tespitle başlayan kararda Türkmenlere yönelik saldırıların ve ayrımcılığın yer alması önemli bir olgudur. Geçmişte Irakla ilgili konularda Türkmenleri büyük ölçüde görmezden gelen Avrupa’da Türkmenlerin bir karar içinde olsa bile gündeme gelmesi bir başarı olarak görülebilir. Fakat kararın içeriğinde Türkmenler hakkında yapılan tanımlamalar ve Irak hakkında verilen bilgilerin bir kısmı son derece sorunludur. Metnin dili ve Türkmenlere yönelik tanımlamaları Avrupa Parlamentosu’nda bu kararı çıkartanların Türkmenlerin hakkında kafasının karışık olduğunu göstermektedir.

Irak’ın ciddi siyasal, güvenlik ve sosyo-ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğu ve ülkenin şiddet sarmalına sürüklendiğini tespitiyle başlayan kararda siyasi alanın parçalı yapısı ve şiddetle ilişkisi vurgulanmaktadır. Kararın ilk bendinde bir sorun görünmemesine rağmen sonrasında bir dizi kafa karışıklığı ve yanılgının yer aldığı görülmektedir. Kararın tespitler bölümündeki B bendinde Türkmenlerden milliyet olarak söz edilirken aynı bendin içinde Kürt Bölgesi Anayasası’nın 2009’dan beri yürürlükte olduğu yazılmaktadır. (Oysa halen Kürt Bölgesel Yönetimi’nde bölgesel parlamento tarafından kabul edilmiş ve hayata geçirilmiş bir anayasa yoktur). F bendinde Irak’ın uzun bir süredir farklı etnik ve dini azınlıkların gruplarına ev sahipliği yaptığı belirtilirken Türkmenler, Kürtler Hıristiyanlar, Şebekler, Kürtler, Mandeanlar, Ermeniler, Yahudiler, Filistinliler, Asuriler vs. ile birlikte belirsiz bir biçimde etnik gruplar veya dinsel azınlık grupları arasında sayılmışlardır.

Bu ifadeden Türkmenlerin Irak’ta bir millet mi yoksa azınlık mı sayıldığı tam olarak anlaşılamamaktadır. H bendinde Türkmenler için Irak’ta üçüncü büyük etnik grup olduğu iddia edilen (varsayılan) ifadesinin kullanılması AP’nin halen kafa karışıklığını sürdüğünün bir göstergesidir. Fakat bu maddede Türkmenlerin Kerkük konusunda Kürtlerle uzlaşmazlık içinde olduklarını ve Türkmenlerin “Kürt güçler” ve “aşırılıkçı Arap gruplar” tarafından şiddete maruz bırakıldığının altının çizilmesi Türkmenler için önemlidir. Son olarak I bendinde merkezi hükümet ile bölgesel hükümetin arasındaki sorunların farklı etnik grupların barış içinde bir arada yaşamasını olumsuz etkilediği belirtilirken Türkmenlerin Kürtler ve Araplarla birlikte bir etnik grup olarak sayıldığı görülmektedir. Kafa karışıklığı ve bilgi yetersizliği kararda öylesine bir boyuta ulaşmaktadır ki, Tuzhurmatu’daki saldırı kınanırken bu ilçenin Ninova (Musul) Vilayeti’ne bağlı olduğu yazılmıştır. (Oysaki Tuzhurmatu Selahattin Vilayeti’ne bağlıdır.)

Karardaki temel sorun ise metnin son kısımlarında Türkmenlerin Irak’ta bir azınlık olarak gösterilmesidir. Kararın tespite yönelik bentlerinde Türkmenlerin milliyet ya da etnik grup olarak tanımlandığı görülürken metnin 5.maddesinde Türkmenlerin ve diğer azınlıkların haklarının işaret edildiğinin belirtilmesi Türkmenlerin azınlık olarak nitelendiğinin ilk işaretidir. Kararın 8.maddesinde ise Irak hükümeti ulusal çapta bir sayım yapmaya davet edilirken bu sayımın Türkmenler ve diğer azınlık gruplarının büyüklüğünü tespit etmek için yapılması gerekliliğinin belirtilmesi AP’nin aslında Türkmenleri Irak’ta bir azınlık olarak niteleme çabası içinde olduğunu düşündürmektedir. Ayrıca kararın başlığına bakıldığında da AP’nin Türkmenleri Irak’taki azınlıklar arasında niteleme eğiliminde olduğu anlaşılmaktadır.

Sonuç olarak karar, AP’de Türkmenlerin sorunlarının gündeme getirilmesi açısından önemlidir. 2003’ten itibaren Irak’ta siyasal, toplumsal ve ekonomik baskı altında bulunan ve son dönemde artan şiddet eylemlerine maruz kalan Türkmenlerin sorunlarının uluslararası alanda yer alması Türkmenlerin seslerini duyurmaları için önemli bir fırsattır. Ancak böylesine önemli bir fırsat içinde Türkmenlerin Irak’ta bir azınlık olarak tanımlanmaları Türkmenlerin yıllardır dile getirdiği Irak’ın “kurucu ulusu” ya da “temel unsuru” olma iddiasına büyük bir darbe vurmaktadır. Yıllardır Irak’ta bir azınlık olarak tanımlanmaktan ısrarla kaçınan ve bu tanımı her seferinde reddeden Türkmenlerin AP kararının dili konusunda dikkatli olmaları gerekmektedir. Ayrıca Türkmenlerin defalarca Irak’ta mevcut şartlarda yapılacak bir nüfus sayımının Türkmenlerin açıkça aleyhine sonuçlar üreteceği yönündeki savının da bu kararda darbe aldığı görülmektedir. Özetle, Türkmenlerin siyasi davalarını ve sorunlarını uluslararası alana taşırken dikkatli hareket etmeleri, aksi takdirde bir kazanım elde etmeye çalışırken kendilerine daha büyük sorunlar yaratabileceklerini hatırlarında tutmaları yararlı olacaktır.

(1) (Iraq: The Plight of Minority Groups, Including the Iraqi Turkmen,

(2) http://www.europarl.europa.eu/sides/getDoc.do?pubRef=-//EP//TEXT+TA+P7-TA-2013-0101+0+DOC+XML+V0//EN&language=EN

Ergenekon davasında tutuksuz 20 sanık hakkında karar verildi /// CC : @vardiyabizde @BalyozGercekler @ro drikdani

Mahkeme yakalama kararı çıkartılması istenen 20 sanık ile ilgili yakalama kararının reddine karar vererek sanıklara yurt dışı çıkış yasağı konulmasına karar verdi.

Ergenekon davasında verilen esas hakkındaki mütalaada, aralarında Eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz, İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu‘nun da bulunduğu 20 tutuksuz sanık hakkında yüklenen suçu işlediklerine dair iddianamelerde belirtilen kuvvetli suç şüphesini gösteren somut olgular bulunduğu gerekçesiyle yakalama kararı verilmesi istendi. Mahkeme yakalama kararı çıkartılması istenen 20 sanık ile ilgili yakalama kararının şu aşamada reddine karar vererek sanıklara yurt dışı çıkış yasağı konulmasına karar verdi.

TUTUKSUZ YARGILANAN 20 SANIK HAKKINDA KARAR VERİLDİ

Haklarında yakalama kararı istenen sanıklar şöyle sıralandı:

1-Eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz
2-İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu
3-Emekli Tümgeneral Erdal Şenel
4-Mustafa Özbek
5-Rıza Ferit Bernay
6-Emin Gürses
7-Bekir Ozturk
8-Birol Basaran
9-Cihandar Hasanhanoglu
10-Erol Manisalı
11-Ferid İlsever
12-Hayrettin Ertekin
13-Hayrullah Mahmud Özgür
14-Hüseyin Görüm
15-Muammer Karabulut
16-Mustafa Abbas Yurtkuran
17-Mustafa Koç
18-Neriman Aydın
19-Serhan Bolluk
20-Tekin Irşi

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: