Etiket arşivi: ÖNEMLİ

/// ÖNEMLİ /// MK ULTRA PROJESİ : BİR ZİHİN KONTROLÜ KURBANININ BAŞINDAN GEÇENLER ///

DOKÜMAN EK’TEDİR !

BR ZHN KONTROL KURBANININ BAINDAN GEENLER.pdf

Reklamlar

/// ÖNEMLİ /// AKP Derin Devleti + AMERİKAN GİZLİ SERVİSLERİ işbirliğiyle Türk Vatandaşlar ına yasadışı teknik takip uygulanıyor

Sayın Basın Mensubu ve Sayın Takipçiler;

Öncelikle mektubumuza zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

TÜRKİYE’de 2000’li yıllardan bu yana belirli yerel ve yabancı istihbarat servisleri tarafından PSİKOTRONİK – ELEKTRO MANYETİK takip cihazları ile vatandaşlara yönelik yasadışı teknik takip yapılmaktadır.

Bu konunun mağduru binlerce kişi var ama ne yazık ki konunun kamuoyunca yeterince bilinmemesi yada komplo teorisi olarak görünmesi nedeniyle şikayetlerini resmi merciler dışında saklama gereği duyuyorlar. Şu anda mağdurlar dernek kurma aşamasına geldiler ve seslerini kamuoyuna duyurmaya çalışıyorlar. Yurt dışında ise on binlerce mağdur var ve bir çok sivil toplum örgütü adı altında haklarını arıyorlar.

Bunlardan birisi de ICAACT ORGANISATION. Web sitesi : http://icaact.org

Bunun yanı sıra bu konuda yayın yapılan grup olarak kamuoyunu bilgilendirme amacıyla açtığımız yerel bir site de mevcut. www.zihinkontrol.com bağlantısından siteye ulaşabilirsiniz.

MK ULTRA konusu bizce çok önemli ve dikkat edilmesi gereken bir konudur. Çünkü sadece ülkemizde bu projenin binlerce mağduru bulunuyor ve maalesef haklarını gerektiği gibi arayamıyorlar. Halbuki başta ABD olmak üzere tüm Batı dünyası bu konuya çok önem veriyor, bu konuda filmler, kitaplar, şarkılar ve klipler yayınlıyorlar.

Örneğin yakın zamanda çevrilen ve meşhur ABD’li aktör DENZEL WASHINGTON’ın oynadığı MANCHURIAN CANDIDATE (Mançurya Kobayı) ve Bruce Willis’in ve Julia Roberts’ın oynadığı CONSPIRACY THEORY (Komplo Teorisi) bunlara verilecek en iyi örneklerdir. Yine 2009 yılında çevrilen GAMER (OYUNCU) filmi örneklerden biridir.

Bu konu artık komplo teorisi olmaktan öteye gitmiştir Batı dünyası ülkeleri için. Çünkü ABD başta olmak üzere tüm dünyada ZİHİN KONTROLÜ yada orijinal adıyla MK ULTRA bir realite halini almıştır.

Örneğin OKLAHOMA BOMBACISI TIMOTHY MCVEIGH’in bir MK ULTRA MAĞDURU olabileceğini düşünür müydünüz ? Bu konuyu ABD BASINI sık sık dile getiriyor.

Aşağıda ABD BASINI’nda yer alan bazı videoları dikkatinize sunuyorum.

Yine aynı şekilde geçtiğimiz hafta KONGRE ve BEYAZ SARAY’a saldıran Aaron Alexis’in bir MK ULTRA MAĞDURU olabileceğini düşünür müydünüz ?

Bu konuyu da ABD BASINI sık sık dile getiriyor.

Aşağıda ABD BASINI’nda yer alan bazı videoları dikkatinize sunuyorum.

Ancak halen maalesef ülkemizde bu projenin mağdurları ile yeterince ilgilenilmiyor. Ne resmi mercilerden yeteri kadar destek görüyorlar, ne kamuoyundan, ne basından, ne de diğer devlet bürokrasisinden. Adeta görünmez bir el mağdurların haklı mücadele sürecinde sürekli engel üzerine engel çıkarmakta. Mağdurlar ve perişan aileleri bu mücadelede yalnız bırakılmışlardır.

Biz grup olarak mağdurlara elimizden geldiği kadar destek vermeye çalışıyoruz. Onların bu anlamda seslerini kamuoyuna duyurmaları için sözcülüğünü yapmaya ve ulaşabildiğimiz tüm üst merci ve makam yetkililerine mağduriyetlerini anlatmaya çalışıyoruz ancak ERGENEKON ve BALYOZ DAVA’larının finansörü ve planlayıcısı olan Amerikan Gizli Servisleri’nin (CIA, NSA, PENTAGON) sürekli engellemeleri ile karşılaşıyoruz. Sosyal Medyada bu konuda yapmış olduğumuz tüm duyurular bu servislerin baskısı sonucunda sosyal medya (Twitter, Facebook, WordPress Bloglarımız) hesaplarımızın kapatılması ile engellendi.

Bildiğiniz gibi eski NSA çalışanı ve şu anda zorunlu olarak Rusya’da geçici olarak ikamet eden Edward Snowden’ın İngiliz Guardian Gazetesi’ne sızdırdığı belgelerde de Amerikan Gizli Servislerinin tüm dünyada global teknik takip faaliyetleri yürüttüğünü net olarak ortaya koymuştu. Google’da Edward Snowden yazdığınızda bu konudaki haberlere erişebilirsiniz Sayın Basın Mensubu ve Sayın Takipçiler;.

Biz grup olarak mağdurların şikayetlerini hem Cumhurbaşkanlığı’na hem İç İşleri Bakanlığı’na hem de TBMM’ye ilettik ve çözüm getirmelerini talep ettik. Ancak, halen ne mağdurları dinlediler ne de şikayetleri değerlendirdiler. TBMM’ye göndermiş olduğum dilekçe ise red edildi. Dilekçeme verilen cevap ta ek’tedir. Adeta görünmez bir ambargo uygulanıyor.

Ben de 2001 – 2008 yılları arasında Amerikan Gizli Servisi tarafından hassas takip ile kontrol edilmiş, kaçırılarak 2 gün boyunca işkence görmüş bir Ergenekon Davası sanığıyım.

Ergenekon İddianamelerinde de bu teknoloji bazı yerlerde geçmektedir. Ben bu konuyu deşifre ettiğimden dolayı da bu kurumların hedefi oldum ve tutuklandım. Zamanınızı almamak için kendimle ilgili detaylara girmiyorum. Eğer görüşmek isterseniz size tarafıma yapılan hassas takip operasyonunu, Ergenekon Mahkemesi’ne (13. Ağır Ceza Mahkemesi) arz ettiğim belgeleri ve Ergenekon tiyatrosuna nasıl figüran yapıldığımı ayrıntılı olarak arz edebilirim.

Sonuç olarak;

Ben MK ULTRA PROJESİ (Psikotronik Silah Mağduru / Organized Stalked Victim) kurbanı Türk Vatandaşları adına bu konuya dikkat çekebilmek amacıyla size yazmak istedim. Bu konuda tarafımıza başvurup yardım talep eden çok sayıda vatandaş var. Bunlardan 3’ünü saygılarımla dikkatinize arz ediyorum.

(Lütfen tıklayın)

Sayın Basın Mensubu ve Sayın Takipçiler;

Ben ve grup arkadaşlarım sıradan vatandaşlar olarak kısıtlı kaynaklarımızla bir çok mağdura ulaştık ve dilerseniz çağırmanız halinde başlarına gelenleri anlatabilirler, eğer imkan verirseniz. Çünkü bizim dışımızda maalesef eslerini duyurabilecekleri bir merci yok ne yazık ki. Özel durumları nedeniyle bir çok mağdur “hasta”, “şizofren” gibi haksız sıfatlar yakıştırılmaması için veya çeşitli kamu ve özel kurumlardaki işleri zarar görmesin, ailevi durumları yara almasın diye ne yazık ki resmi kurumlara ve basına gitmekten imtina ediyorlar.

Bu konu artık ütopik olmaktan çoktan çıkmış bir realite olarak hayatımıza girmiştir. Gerek yerel istihbarat servisleri gerekse batılı istihbarat kurumları arkalarını yandaş yönetimlere yaslayarak hem kendi vatandaşlarına hem de yabancı topraklarda başka ülkelerin vatandaşlarına gelişen gizli askeri teknolojiler ile acı çektirmekte, attığı her adımı aldığı her nefesi izleyerek kişisel haklarını alenen ihlal etmektedir.

Sizden nacizâne talebimiz ise bu konuyu lütfen konuk olduğunuz tüm ortamlarda (TV, RADYO ve Resmi Toplantılar) ve SOSYAL MEDYA’da gündeme getirin. Böylece ümid ediyoruz ki Faşist AKP iktidarı + emir kulu olan Hakan Fidan başkanlığındaki Teknik İstihbarat Başkanlığı (Başında F tipi örgütün MİT’teki temsilcisi Basri Aktepe var zannediyorum) ve Büyük Ortadoğu Projesi’nde işbirliği yaptığı FAŞİST Amerikan Hükümeti, Türk Vatandaşlarına taciz takibi yapmaya bir son verir.

Eğer aramak isterseniz numaram +90-539-570-2295’tir.

Zaman ayırıp bu e-postamı okuduğunuz için tekrar teşekkür eder, saygılarımı sunarım.

Saygılarımla;

Erkut ERSOY

ÖZEL BÜRO MK ULTRA Projesi Araştırma Grubu

Digi (.) Security (@) isnet (.) net (.) tr

www.ozel-buro-istihbarat.com

NOT :

· ELİMDE ŞU ANDA BU TEKNOLOJİ İLE İLGİLİ 250 GB HACMİNDE DÖKÜMANTER BULUNMAKTADIR.

o Ben bu teknoloji hakkında fikir sahibi olabilmeniz için ek’teki dosyayı incelemeniz için gönderiyorum.

· Bu konunun intihar ettirilen merhum ASELSAN MÜHENDİSLERİ ile de yakından ilgisi bulunmaktadır. (Tıklayın)

NSA GZL OPERASYONLAR.pdf

Karar_13122013_44732.pdf

/// ÖNEMLİ /// ERGENEKON HÜKÜMLÜSÜNDEN KARANLIK OPERASYONLARIN DEŞİFRESİ VE MK ULTRA PROJESİ

Tüm Kamuoyuna Merhaba;

Ergenekon Operasyonu öncesinde meşhur HAHAM ÇAKMASI, eski oto hırsızı TUNCAY GÜNEY, MİT MÜSTEŞARLIĞI’nın 09.03.2009 tarihinde 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ’ne gönderdiği belgeye göre MİT tarafından kontrol altına alınmış.

Gönderilen belgeyi aşağıda görebilirsiniz.

Ben de bir MK ULTRA Araştırmacısı eski bir istihbaratçı olarak hem kamuoyuna hem MİT’e hem de siz sayın basın mensuplarına soruyorum.

Bu “KONTROL ALTINA ALINMA” dedikleri yöntem MK ULTRA PROJESİ midir ? Bunun açıkça kamuoyuna deklare edilmesi gerekiyor. Tuıncay Güney bu kontrolden dolayı mı bildiklerini anlatmaktan çekiniyor ? Ergenekon Operasyonuna sızdırılarak kullanılmasının bu kontrol ve kontrol eden grupla ne gibi bir ilişkisi vardır ?

Edindiğimiz bilgilere göre MK ULTRA yeni bir askeri gizliliği olan bir teknoloji ve ne gibi bir kullanım alanları olduğu aşağı yukarı biliniyor. (tıklayın) İsmi, bende gizli olan A.A. adlı kişinin kendi ağzından yapılan kontrol detaylı olarak ek’te anlatılmaktadır. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. MK ULTRA KONTROLÜ sıradan vatandaşlara uygulandığında ne gibi bir psikolojik yıkım yapıyor belki biraz anlayabilirsiniz. Lütfen yazıyı okurken empati yapın. Kendi başınıza geldiğini düşünmeye çalışın.

Bu konuda tarafımızdan yapılan çalışmalar da gerek 13. Ağır Ceza Mahkemesi gerek Savcılıklar gerekse istihbarat teşkilatları tarafından biliniyor. (tıklayın)

Bu konuda elimizde oldukça kapsamlı bir dökümanter ve video arşivi var. (tıklayın) Bu dökümanteri gerek Ergenekon Operasyonu öncesinde gerekse tahliyemden sonra hem MİT ile hem de bölge savcılığı ile paylaştım. Tarafıma çok sayıda mağdur başvuru yaparak yardım talep etti ve bende şu anda mağdurlara gerekli yardımı yapmaktayım.

Ancak Emniyet İstihbarat Dairesi 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği resmi yazı da (Yazı ek’tedir) “Ergenekon Operasyonu çerçevesinde sanıklara yönelik ortam dinlemesi yapılmamıştır” diyor. O zaman TSK’nın üst kademesindeki Paşalara, eşlerine ve vatanseverlere karşı Ergenekon sürecinde sızdırılan ortam dinleme kayıtlarını ABD İSTİHBARATI destekli F TİPİ PARALEL YAPININ yaptığı ortaya çıkıyor. Aşağıda yapılan ORTAM DİNLEME kayıtları yer alıyor. Lütfen tıklayıp izleyin.

Emniyetin iç teftişinde halen PARALEL DİNLEME YAPAN KOZMİK DİNLEME CİHAZLARININ kayıp olduğunu düşünürsek bu kontrolün gerek MİT’te gerekse Emniyet İstihbaratında aynı grup tarafından yapıldığı belirginleşiyor. Eğer böyle değilse o zaman sorumlularını bulup yargı önüne çıkarsınlar.

ERGENEKON VE İLLEGAL DİNLEME & İZLEME FAALİYETLERİ (tıklayın)

VATANSEVERLERE KARŞI TELE-KULAK-ORTAM DİNLEMELERİ OPERASYONLARI (tıklayın)

Tarafıma yapılan kontrolün nedeni beni karanlık operasyonlarda kullanmaktır.

Ben Muhsin Yazıcıoğlu ve Hrant Dink’i ortadan kaldıran grup tarafından yıllarca 7/24 kontrol altında tutuldum ve bu operasyonlarda kullanılmak amacıyla rezerve edildim ama hiçbir zaman bu grupların bir piyonu olmadım. Zaten MİT tarafından yapılan istihbari çalışmada (resmi yazı ek’tedir) benim hiçbir yabancı istihbarat servisiyle irtibatım olmadığı anlaşılmıştır. Yine Emniyet İstihbaratı tarafından yapılan istihbari çalışmada hiçbir terör örgütü ile bir irtibatım olmadığı ortaya çıkmıştır.

Ben sadece Ergenekon Operasyonu öncesinde bana kendilerini ABD Gizli Servisi için çalıştıklarını beyan eden kimliği meçhul grubun gönderdiği maillerin operasyon öncesinde kullandığım e-posta hesaplarının deşifre edilmesiyle ortaya çıkacağını biliyorum ancak mahkeme heyeti bu taleplerimi defalarca arz etmeme rağmen red ederek hem HRANT DİNK operasyonuna hem de MUHSİN YAZICIOĞLU operasyonuna giden yolu tıkamıştır. Eğer bu adresler operasyon öncesinde deşifre edilseydi belki de bu menfur olaylar olmadan engellenebilinecekti.

Ama halen tehlike geçmiş değildir. İleride bu tür siyasi cinayetler üzerinden başkaca manipülasyonların yapılmaması için hem kaybolan (!) teknik takip cihazlarının akıbeti bulunmalı, hem resmi kurumların mahkeme kararı olmadan tamamen iç dinamiklerle yapılan İSTİHBARİ KONTROL çalışmaları durdurulmalıdır.

Vatandaşlara sadece kanunlar nezdinde teknik takip yapılmalıdır. Kafadan uydurma sözde delillerle, yaratılmış suni sebeplerle, Kod isimlerle, tanıdık hakimlerle, kafaya göre teknik takip yapılamaz. Hele hele yazı ekinde bulunan A.A. adlı vatandaşa yapıldığı gibi sıradan vatandaşlara psikolojik taciz kontrolleri hiç yapılamaz.

Amacım tüm resmi kurumların daha demokratik bir biçimde vatandaşına zorluk çıkarmayıp yön gösterici ve yardımcı olduğu bir Türkiye’dir. Bu kapsamda yasal olarak hem ülkeme hem kurumlarına elimden gelen hizmeti bugüne kadar olduğu gibi vermeye çalışıyorum. Mağdurlara ÖZEL BÜRO GRUBU olarak her zaman destek vermeye devam edeceğiz. Bunun da böyle bilinmesi rica olunur.

MK ULTRA mağdurları hakkında eğer ilgilen olursa ayrıntılı olarak herkesle konuşmaya hazırım.

Teşekkürler,

Erkut ERSOY

ERGENEKON DAVASI HÜKÜMLÜSÜ

MK ULTRA Araştırmacısı

BR ZHN KONTROL KURBANININ BAINDAN GEENLER.pdf

ORTAM DNLEMES.pdf

48) 17.12.2010-(1-E).pdf

/// KAMPANYA /// ÖNEMLİ /// Zihin Kontrolü ve Yasadışı Teknik Ta kibe son verilsin ! ///

KAMPANYAYA KATILMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN.

Bu kampanya, -Batıda- hakkında belli bir şuur ve tepki oluşmuş TELEGRAM (Zihin Kontrolü) konusunda, -kendi çapında- vatandaşları kaba hatlarıyla da olsa bilgilendirmek ve potansiyel mağdurların oluşmasını engellemek için hazırlanmıştır.

***

Sayın İlgili,

Öncelikle KAMPANYAMIZA zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

TÜRKİYE’de 2000’li yıllardan bu yana belirli yerel ve yabancı istihbarat servisleri tarafından PSİKOTRONİK – ELEKTRO MANYETİK takip cihazları ile vatandaşlara yönelik yasadışı teknik takip yapılmaktadır.

Bu konunun mağduru binlerce kişi var ama ne yazık ki konunun kamuoyunca yeterince bilinmemesi yada komplo teorisi olarak görünmesi nedeniyle şikayetlerini resmi merciler dışında saklama gereği duyuyorlar. Şu anda mağdurlar dernek kurma aşamasına geldiler ve seslerini kamuoyuna duyurmaya çalışıyorlar. Yurt dışında ise on binlerce mağdur var ve bir çok sivil toplum örgütü adı altında haklarını arıyorlar.

Bunlardan birisi de ICAACT ORGANISATION. Web sitesi : http://icaact.org

Bunun yanı sıra bu konuda yayın yapılan grup olarak kamuoyunu bilgilendirme amacıyla açtığımız yerel bir site de mevcut. www.zihinkontrol.com bağlantısından siteye ulaşabilirsiniz.

MK ULTRA konusu bizce çok önemli ve dikkat edilmesi gereken bir konudur. Çünkü sadece ülkemizde bu projenin binlerce mağduru bulunuyor ve maalesef haklarını gerektiği gibi arayamıyorlar. Halbuki başta ABD olmak üzere tüm Batı dünyası bu konuya çok önem veriyor, bu konuda filmler, kitaplar, şarkılar ve klipler yayınlıyorlar.

Örneğin yakın zamanda çevrilen ve meşhur ABD’li aktör DENZEL WASHINGTON’ın oynadığı MANCHURIAN CANDIDATE (Mançurya Kobayı) ve Bruce Willis’in ve Julia Roberts’ın oynadığı CONSPIRACY THEORY (Komplo Teorisi) bunlara verilecek en iyi örneklerdir. Yine 2009 yılında çevrilen GAMER (OYUNCU) filmi örneklerden biridir.

Bu konu artık komplo teorisi olmaktan öteye gitmiştir Batı dünyası ülkeleri için. Çünkü ABD başta olmak üzere tüm dünyada ZİHİN KONTROLÜ yada orijinal adıyla MK ULTRA bir realite halini almıştır.

Örneğin OKLAHOMA BOMBACISI TIMOTHY MCVEIGH’in bir MK ULTRA MAĞDURU olabileceğini düşünür müydünüz ? Bu konuyu ABD BASINI sık sık dile getiriyor.

Aşağıda ABD BASINI’nda yer alan bazı videoları dikkatinize sunuyorum.

Yine aynı şekilde geçtiğimiz hafta KONGRE ve BEYAZ SARAY’a saldıran Aaron Alexis’in bir MK ULTRA MAĞDURU olabileceğini düşünür müydünüz ?

Bu konuyu da ABD BASINI sık sık dile getiriyor.

Aşağıda ABD BASINI’nda yer alan bazı videoları dikkatinize sunuyorum.

Ancak halen maalesef ülkemizde bu projenin mağdurları ile yeterince ilgilenilmiyor. Ne resmi mercilerden yeteri kadar destek görüyorlar, ne kamuoyundan, ne basından, ne de diğer devlet bürokrasisinden. Adeta görünmez bir el mağdurların haklı mücadele sürecinde sürekli engel üzerine engel çıkarmakta. Mağdurlar ve perişan aileleri bu mücadelede yalnız bırakılmışlardır.

Biz grup olarak mağdurlara elimizden geldiği kadar destek vermeye çalışıyoruz. Onların bu anlamda seslerini kamuoyuna duyurmaları için sözcülüğünü yapmaya ve ulaşabildiğimiz tüm üst merci ve makam yetkililerine mağduriyetlerini anlatmaya çalışıyoruz ancak ERGENEKON ve BALYOZ DAVA’larının finansörü ve planlayıcısı olan Amerikan Gizli Servisleri’nin (CIA, NSA, PENTAGON) sürekli engellemeleri ile karşılaşıyoruz. Sosyal Medyada bu konuda yapmış olduğumuz tüm duyurular bu servislerin baskısı sonucunda sosyal medya (Twitter, Facebook, WordPress Bloglarımız) hesaplarımızın kapatılması ile engellendi.

Bildiğiniz gibi eski NSA çalışanı ve şu anda zorunlu olarak Rusya’da geçici olarak ikamet eden Edward Snowden’ın İngiliz Guardian Gazetesi’ne sızdırdığı belgelerde de Amerikan Gizli Servislerinin tüm dünyada global teknik takip faaliyetleri yürüttüğünü net olarak ortaya koymuştu. Google’da Edward Snowden yazdığınızda bu konudaki haberlere erişebilirsiniz.

Sayın İlgili,

Biz grup olarak mağdurların şikayetlerini hem Cumhurbaşkanlığı’na hem İç İşleri Bakanlığı’na hem de TBMM’ye ilettik ve çözüm getirmelerini talep ettik. Ancak, halen ne mağdurları dinlediler ne de şikayetleri değerlendirdiler. TBMM’ye göndermiş olduğumuz dilekçe ise red edildi. Adeta görünmez bir ambargo uygulanıyor.

Sonuç olarak;

Biz MK ULTRA PROJESİ (Psikotronik Silah Mağduru / Organized Stalked Victim) kurbanı Türk Vatandaşları adına bu konuya dikkat çekebilmek amacıyla size yazmak istedik. Bu konuda tarafımıza başvurup yardım talep eden çok sayıda vatandaş var. Bunlardan 3’ünü saygılarımızla dikkatinize arz ediyoruz.

(Lütfen tıklayın)

MK ULTRA’NIN TARİHSEL GELİŞİMİ

Ortadoğu’yu kimyasal silah üretmekle suçlayan ABD, anayasasına göre yurttaşlar üzerinde gizli askeri deney yapılması yasal olduğundan insanlık dışı deneyler gerçekleştirdi.

‘Kitle imha silahları geliştirmekle’ suçladığı Irak’ı işgal eden, ardından da benzer nedenlerle Suriye, İran ve Kuzey Kore’yi hedef göstermeye başlayan ABD, yıllardır kimyasal ve biyolojik silah geliştirmek uğruna yaptığı sayısız deneyde kendi yurttaşlarını kullandı. Üstelik Amerikan anayasasına göre yurttaşlar üzerinde gizli askeri deneyler yapılması yasaldı. 1977 yılından itibaren yirmi yıl süreyle yürürlükte kalan bu madde, Körfez Savaşı’ndan sonra bazı sivil örgütlerin girişimiyle böyle bir yasadan haberdar olan halkın tepkisi üzerine 1997 yılında geri çekildi. Amerikan istihbaratı ile Savunma Bakanlığı’nın çoğu zaman ortaklaşa gerçekleştirdiği bu deneylerin başlangıç tarihi, 1930′lara kadar uzanıyor. II. Dünya Savaşı’nın ardından Almanların ve Japonların bu konudaki deneyiminden de yararlanan ABD, Soğuk Savaş sırasında dünyanın en korkunç biyolojik silah deposu haline geldi.

Nazi savaş suçluları çalıştırıldı

ABD’nin 34. başkanı General Dwight D. Eisenhower‘ın Nazi savaş suçlularına çalışmalarını Amerika’da devam etmeleri karşılığında dokunulmazlık verdiği biliniyor. Almanların sayısız insan hayatı ve hayal bile edilemeyecek işkenceler karşılığında elde ettikleri bilgileri edinmek isteyen Eisenhower, Nazi toplama kamplarında gerçekleştirilen araştırmalardan ”yararlanılması” emrini vermişti. Daça toplama kampında Yahudiler üzerinde gerçekleştirdiği korkunç deneylerle tanınan Dr Hubertus Strughold ve onun gibi 34 Nazi ”bilim adamı” uzay tıbbı çalışmalarına Amerikan topraklarında devam edebilmeleri için Teksas, San Antonio’daki Randolph Hava Kuvvetleri Üssü’ne getirildi.

Ataç Projesi kapsamında toplam 3 bin kadar Nazi savaş suçlusuna ABD ve Kanada topraklarında çalışma izni verildiği tahmin ediliyor. Tarihçiler ve bilim adamları, CIA tarafından Amerikan ve Kanada (başta MKULTRA projesi olmak üzere ABD’de yapılan bazı deneylerin bir ayağı da Kanada’da sürdürülmüştür) vatandaşları üzerinde gerçekleştirilen deneylerin çoğunun Nazi ölüm kamplarında yapılan insanlık dışı deneylerin bir devamı olduğunu ortaya koymuşlardır.

Zihin kontrol deneyleri

Soğuk Savaş’la birlikte Rusların zihnin kontrolü alanında kaydettikleri ilerlemelere karşılık CIA da zihin kontrol tekniklerine olan ilgisini ve bu konudaki araştırmalarını yoğunlaştırdı. Dehşet veren araştırmalarda, psikotronik ilaçlar kullanılarak beyin yıkama ve insan zihnini kontrol etme deneyleri yapıldı. Vietnam Savaşı sırasında sorgulanan insanları itirafa zorlamak için aynı yöntemler kullanıldı. Belki de tüm bunlar arasında en rahatsız edici olanı, belgelerin büyük bölümü sonradan CIA tarafından yok edildiği için ve ilgili kişilere ulaşılamadığı için insan kobaylar üzerinde yapılan deneylerin gerçek boyutlarının bilinmiyor olması. Zihin kontrolü deneyleri arasında en acımasız ve en geniş kapsamlı olanı 50′li yıllarda başlayıp 70′lere kadar süren ünlü MKULTRA projesiydi. Üniversitelerde, hapishanelerde, akıl hastanelerinde, yetimhanelerde ve uyuşturucu bağımlıları rehabilitasyon merkezlerinde yürütülen deneylerin yanı sıra kentlerin olası bir saldırıya karşı ne kadar dirençli olduğunu ölçmek için kalabalık yerleşim birimleri de kimyasal ve biyolojik maddelere maruz bırakıldı.

ÖZEL BÜRO

/// ÖNEMLİ /// ERGENEKON HÜKÜMLÜSÜNDEN KARANLIK OPERASYONLARIN DEŞİFRESİ VE MK ULTRA PROJESİ

Tüm Kamuoyuna Merhaba;

Ergenekon Operasyonu öncesinde meşhur HAHAM ÇAKMASI, eski oto hırsızı TUNCAY GÜNEY, MİT MÜSTEŞARLIĞI’nın 09.03.2009 tarihinde 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ’ne gönderdiği belgeye göre MİT tarafından kontrol altına alınmış.

Gönderilen belgeyi aşağıda görebilirsiniz.

Ben de bir MK ULTRA Araştırmacısı eski bir istihbaratçı olarak hem kamuoyuna hem MİT’e hem de siz sayın basın mensuplarına soruyorum.

Bu “KONTROL ALTINA ALINMA” dedikleri yöntem MK ULTRA PROJESİ midir ? Bunun açıkça kamuoyuna deklare edilmesi gerekiyor. Tuıncay Güney bu kontrolden dolayı mı bildiklerini anlatmaktan çekiniyor ? Ergenekon Operasyonuna sızdırılarak kullanılmasının bu kontrol ve kontrol eden grupla ne gibi bir ilişkisi vardır ?

Edindiğimiz bilgilere göre MK ULTRA yeni bir askeri gizliliği olan bir teknoloji ve ne gibi bir kullanım alanları olduğu aşağı yukarı biliniyor. (tıklayın) İsmi, bende gizli olan A.A. adlı kişinin kendi ağzından yapılan kontrol detaylı olarak ek’te anlatılmaktadır. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. MK ULTRA KONTROLÜ sıradan vatandaşlara uygulandığında ne gibi bir psikolojik yıkım yapıyor belki biraz anlayabilirsiniz. Lütfen yazıyı okurken empati yapın. Kendi başınıza geldiğini düşünmeye çalışın.

Bu konuda tarafımızdan yapılan çalışmalar da gerek 13. Ağır Ceza Mahkemesi gerek Savcılıklar gerekse istihbarat teşkilatları tarafından biliniyor. (tıklayın)

Bu konuda elimizde oldukça kapsamlı bir dökümanter ve video arşivi var. (tıklayın) Bu dökümanteri gerek Ergenekon Operasyonu öncesinde gerekse tahliyemden sonra hem MİT ile hem de bölge savcılığı ile paylaştım. Tarafıma çok sayıda mağdur başvuru yaparak yardım talep etti ve bende şu anda mağdurlara gerekli yardımı yapmaktayım.

Ancak Emniyet İstihbarat Dairesi 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği resmi yazı da (Yazı ek’tedir) “Ergenekon Operasyonu çerçevesinde sanıklara yönelik ortam dinlemesi yapılmamıştır” diyor. O zaman TSK’nın üst kademesindeki Paşalara, eşlerine ve vatanseverlere karşı Ergenekon sürecinde sızdırılan ortam dinleme kayıtlarını ABD İSTİHBARATI destekli F TİPİ PARALEL YAPININ yaptığı ortaya çıkıyor. Aşağıda yapılan ORTAM DİNLEME kayıtları yer alıyor. Lütfen tıklayıp izleyin.

Emniyetin iç teftişinde halen PARALEL DİNLEME YAPAN KOZMİK DİNLEME CİHAZLARININ kayıp olduğunu düşünürsek bu kontrolün gerek MİT’te gerekse Emniyet İstihbaratında aynı grup tarafından yapıldığı belirginleşiyor. Eğer böyle değilse o zaman sorumlularını bulup yargı önüne çıkarsınlar.

ERGENEKON VE İLLEGAL DİNLEME & İZLEME FAALİYETLERİ (tıklayın)

VATANSEVERLERE KARŞI TELE-KULAK-ORTAM DİNLEMELERİ OPERASYONLARI (tıklayın)

Tarafıma yapılan kontrolün nedeni beni karanlık operasyonlarda kullanmaktır.

Ben Muhsin Yazıcıoğlu ve Hrant Dink’i ortadan kaldıran grup tarafından yıllarca 7/24 kontrol altında tutuldum ve bu operasyonlarda kullanılmak amacıyla rezerve edildim ama hiçbir zaman bu grupların bir piyonu olmadım. Zaten MİT tarafından yapılan istihbari çalışmada (resmi yazı ek’tedir) benim hiçbir yabancı istihbarat servisiyle irtibatım olmadığı anlaşılmıştır. Yine Emniyet İstihbaratı tarafından yapılan istihbari çalışmada hiçbir terör örgütü ile bir irtibatım olmadığı ortaya çıkmıştır.

Ben sadece Ergenekon Operasyonu öncesinde bana kendilerini ABD Gizli Servisi için çalıştıklarını beyan eden kimliği meçhul grubun gönderdiği maillerin operasyon öncesinde kullandığım e-posta hesaplarının deşifre edilmesiyle ortaya çıkacağını biliyorum ancak mahkeme heyeti bu taleplerimi defalarca arz etmeme rağmen red ederek hem HRANT DİNK operasyonuna hem de MUHSİN YAZICIOĞLU operasyonuna giden yolu tıkamıştır. Eğer bu adresler operasyon öncesinde deşifre edilseydi belki de bu menfur olaylar olmadan engellenebilinecekti.

Ama halen tehlike geçmiş değildir. İleride bu tür siyasi cinayetler üzerinden başkaca manipülasyonların yapılmaması için hem kaybolan (!) teknik takip cihazlarının akıbeti bulunmalı, hem resmi kurumların mahkeme kararı olmadan tamamen iç dinamiklerle yapılan İSTİHBARİ KONTROL çalışmaları durdurulmalıdır.

Vatandaşlara sadece kanunlar nezdinde teknik takip yapılmalıdır. Kafadan uydurma sözde delillerle, yaratılmış suni sebeplerle, Kod isimlerle, tanıdık hakimlerle, kafaya göre teknik takip yapılamaz. Hele hele yazı ekinde bulunan A.A. adlı vatandaşa yapıldığı gibi sıradan vatandaşlara psikolojik taciz kontrolleri hiç yapılamaz.

Amacım tüm resmi kurumların daha demokratik bir biçimde vatandaşına zorluk çıkarmayıp yön gösterici ve yardımcı olduğu bir Türkiye’dir. Bu kapsamda yasal olarak hem ülkeme hem kurumlarına elimden gelen hizmeti bugüne kadar olduğu gibi vermeye çalışıyorum. Mağdurlara ÖZEL BÜRO GRUBU olarak her zaman destek vermeye devam edeceğiz. Bunun da böyle bilinmesi rica olunur.

MK ULTRA mağdurları hakkında eğer ilgilen olursa ayrıntılı olarak herkesle konuşmaya hazırım.

Teşekkürler,

Erkut ERSOY

ERGENEKON DAVASI HÜKÜMLÜSÜ

MK ULTRA Araştırmacısı

BR ZHN KONTROL KURBANININ BAINDAN GEENLER.pdf

ORTAM DNLEMES.pdf

48) 17.12.2010-(1-E).pdf

/// ÖNEMLİ /// ERGENEKON SANIĞI, PARALEL DEVLETİ 2009’DA ERGENEKON MAHKEMESİNE İHBAR ETTİ AMA ÖRTBAS EDİLDİ

Merhaba;

Şu anda en popüler konu sanıyorum Fetullah Gülen ve Paralel Devlet’tir. Hangi gazeteyi hangi dergiyi açarsanız açın karşınıza mutlaka iki cephenin birbirlerine yönelttiği salvo ateşini okuyorsunuz. AKP ve şürekâsı Fetullahçıları PARALEL DEVLET olmakla, Fetullahçılar ise AKP’lileri Faşist ve Anti-Demokrat olmakla suçluyor. Özellikle taraflardan, Emre Uslu, Önder Aytaç, Süleyman Özışık, Ergün Güler, Nazlı Ilıcak, Abdurrahim Dilipak, Adem Yavuz Arslan, Bekir Hazar, Cem Küçük ve daha bilumum yazarlar kendilerine servis edilen belgelere dayanarak cephenin sıcak ateşini attıkları çıralarla daha da korluyorlar.

Peki Fetullah Gülen Cemaati yıllardır kamuoyunca bilinmesine rağmen neden şimdi gündeme geldi diye sormazlar mı adama.

Ben Ergenekon Operasyonu başlamadan önce de Fetullahçı Yapılanma hakkında gerek Emniyet ayağı gerek Yargı ağı gerekse diğer unsurları hakkında ilgili kurumlara bilgi verip uyarmıştım.

Ergenekon Operasyonunda tutuklanıp mahkemeye çıktığımda da ilk savunmamda bu konuya tekrar dikkat çektim. Hatta o zaman kimselerin bilmediği, FETULLAHÇILARIN hedefinde olan kişilere nasıl yasadışı teknik takip yapıldığını ve bu takip ile elde edilen bilgilerin nasıl şantaj haline getirildiğini ve itibar suikastleri düzenlendiğini taa o zamanlar 2008 yılında başlayan mahkeme kovuşturmalarında dile getirmiştim.

Adı geçen İTİBAR SUİKAST’lerinin nasıl yapıldığını görmek istiyorsanız lütfen aşağıdaki linkleri inceleyin.

Bu konuda Ergenekon Mahkemesine de ayrıntılı olarak bilgi verdim. Dikkat edin bilgi verdiğim tarih 05 Haziran 2009.

· 13. Ağır Ceza Mahkemesine arz ettiğim savunmayı ek’te dikkatinize sunuyorum.

Yani Ergenekon Mahkemesinin başlamasından 8 ay sonra. Daha o zamanlar bu itibar suikastleri ve yasadışı ortam dinlemeleri kamuoyu tarafından bilinmiyordu. Fetullahçı Paralel Devlet lafları ortada yoktu.

Ama bakıyorum şimdi herkesin ağzına sakız olmuş, bir Fetullahçı Şebekedir, bir Paralel Devlettir gidiyor.

Ergenekon Komplosunu herkes birbirinin üzerine yıkıp aradan sıyrılmanın peşindeler.

Hadi ordan sende … Hesabını soracağız zamanı geldiğinde … Böyle biline ..

Erkut ERSOY

11 sene ceza alan Ergenekon Sanığı

VATANSEVERLERE KARŞI TELE-KULAK-ORTAM DİNLEMELERİ OPERASYONLARI (tıklayın)

ERGENEKON VE İLLEGAL DİNLEME & İZLEME FAALİYETLERİ (tıklayın)

ERGENEKON HKMLS ERKUT ERSOY’UN 24.09.2010 TARHL FADES.pdf

/// ÖNEMLİ /// Hack Yapanların Kullandıkları Yöntemler /// Okuyu n ve Önleminizi Alın ///

dikkat.png

Şifre ve bilgilerinizi çalmak isteyen kişilerin yöntemlerini öğrenirseniz kendinizi daha iyi bir şekilde koruyabilirsiniz. Aşağıda anlatılan yöntemler hiçbir zaman eskimez sadece hazırlanışı veya bulunduğu şekiller değiştirilebilir.

Şifre ve Bilgileriniz Nasıl Çalınabilir ?

1. .jpg, .gif, .exe veya değişik formatlarda olan bir dosyayı trojan veya virus içeren bir programla birleştirip karşı tarafa herhangi bir yöntemle gönderdikten sonra bu programı açması veya çalıştırması sağlanır.

2. Keylogger gönderilir. (Bu program klavye üzerinde basılan her tuşu bir dosyaya kaydeder ve e-mail yolu ile belirli aralıklarla ilgili kişiye ulaştırır.)

3. Fake Mail gerçek bir mailin veya bilgi formunun içeriği ve görünüşünün sahte bir şekilde hazırlanmasıyla ortaya çıkan bir bilgi çalma yöntemidir. Sahte e-mail içerikleri, site üyelik girişleri, bilgi formları şeklinde hazırlanabilirler. Ayrıca e-mail içine virüslü bir dosya eklenebilir veya önceden hazırlanmış trojanlı bir site linki koyularak bu linkin ziyaret edilmesi sağlanabilir.

4. Eğer e-mail şifresi ele geçirilmek istenen bir kişi varsa gizli sorusuna ne tür bir cevap yazdığı tahmin edilmeye çalışılır. Ayrıca email sahibi hakkında çeşitli yollar ile bilgi toplanarak bu bilgiler e-mail çalma yöntemleri üzerinde kullanılabilir.

5. Şifresi çalınmak istenen kişinin bir şifresi ele geçirilerek başka ortamlarda kullandığı diğer şifreleriyle karşılaştırılır veya benzer şifreler üretilerek hedefe ulaşılabilir.

6. Ip adresi öğrenmek için email, sohbet veya dosya paylaşımı gibi yöntemler kullanmak. Fakat ip adresi öğrenilse bile şifresi çalınacak kişinin bilgisayarında bazı güvenlik açıkları olması gereklidir. Aksi taktirde Ip adresini kullanarak kişinin şifreleri çalınamaz veya bilgisayarı ele geçirilemez.

7. Trojanlı bir web site içeriği hazırlanarak kişinin bu web sitesini ziyaret etmesi sağlanabilir. Başka bir yol ise hazırlanan bir site içerisinde bulunan program, dosya, yama veya resmin virüslü dosya ile birleştirildikten sonra karşıdaki kişinin bu içeriği yüklemesi ve kullanması önerilir.

8. Ip adresi biliniyorsa Scanner yardımıyla tüm portlar kontrol edilir.Bilinen trojan portlarından internette mevcut olan programlar, exploitler veya portlarda çalışan güncel olmayan servislerin açıklarından yararlanılarak hedef bilgisayara girilmeye çalışılır.

9. İnternette sohbet yapılan bir ortamda isek bayan nicki erkek tarafını kandırmak için çok geçerli bir tekniktir. Msn de, site forumlarında veya başka bir yerde hedef seçilen kişi bayan nickiyle kandırılarak üst tarafta anlattığım teknikler uygulanır.Buna benzer diğer bir yöntem ise bayan isminden oluşan bir e-mail alınır ve bu maille karşı tarafa yanlışlıkla mail gönderilmiş gibi yapılabilir bu bahaneyi kullanarak da sohbet başlatılabilir.

10. Güven kazanmak iyi bir şeydir. Fakat sabır ve güveni birleştirdikten sonra bu güveni iyi veya kötü yolda kullanmak kişiye kalmıştır.Güven verdiğiniz bir insanın şifrelerini almak kadar basit bir şey yoktur.

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: