Etiket arşivi: suikast

SURİYE TOPRAKLARINDA 15 HİZBULLAH MİLİTANI DAHA ÖLDÜRÜLDÜ

İRAN ANALİZ / Humus ve kırsalı başta olmak üzere başkent Şam’da, sahil şeridinde ve Suriye içinde farklı bölgelerde Esed terör rejimine destek veren, katliamları yürüten Lübnan Hizbullah örgütüne mensup 15 teröristin daha dün Humus el-Kusayr bölgesinde Suriyeli direnişçilerce başarılı bir operasyonda öldürüldüğü bildirildi.

Binlerce Hizbullah militanının kuşatması altında bulunan, bir yılı aşkın süredir ağır silahlarla vurulmasına rağmen ele geçirilemeyen Humus ile el-Kusayr bölgesinde Özgür Suriye Ordusu savaşçılarının düşman hedeflere vurduğu darbeler sürüyor. Son olarak Kusayr Operasyonlar Merkez Komutanlığından yapılan açıklamada Şii terör örgütü mensubu 15 militanının çatışmalarda öldürüldüğü bildirildi.

Öte yandan direniş kaynaklarının aktardığına göre dünkü çatışmalarda rejime ve milis güçlerine ait ülke genelindeki 136 noktayı hedef alan başarılı operasyonlar yürüttü. Buralarda yüzlerce düşman unsurunun yok edildiği, birçok noktanın içindeki zırhlı araçlar, mühimmat ve esirlerle ele geçirildiği kaydedildi. Operasyonlarda Grad tipi uzun menzilli füzelerle Hama şehrindeki hava üssünün de vurulduğu belirtildi. Yine Halep’teki hava savunma noktalarının da yerel yapım füzeler, havan topları ve ağır silahlarla hedef alındığı bildirildi.

ASAİB EHLİL HAK ÖRGÜTÜNÜN ÜÇ MİLİTANI SURİYEDE ÖLDÜRÜLDÜ

İRAN ANALİZ / Suriye halkını katleden Esed saflarında savaşmak üzere Şam’a gelen Asaib Ehlil Hak adlı Iraklı terör örgütüne mensup üç Şii militanın öldürüldüğü ve cesetlerinin Irak’ta gömüldüğü bildirildi. İran’ın tam destek verdiği Kays el-Hazali adlı Caferi din adamının başkanlığındaki Asaib örgütü Irak’ta geniş çaplı etnik temizlik saldırıları düzenlemekle isminden söz ettirmişti.

Sözde Seyyide Zeyneb Türbesini koruma iddiasıyla Şam’a gelen, burada terör ve tedhiş eylemleri yürüten Lübnan, Irak ve Suriyeli Şii militanlardan oluşan Ebil Fazl el-Abbas Tugaylarına indirilen ciddi darbeler sürüyor. Son olarak Irak’taki Asaib Ehlil Hak adlı terör örgütü mensuplarından üç kişinin Suriye direnişince Şam’a öldürüldüğü, bu teröristlerin Necef ve Basra’da gömüldüğü bildirildi.


Mehdi Ordusu, Asaib Ehlil Hak, Irak Hizbullah’ı ve Lübnan Hizbullah’ı gibi terör örgütlerine mensup yüzlerce militan Suriye halkını katletmek için Şam, Humus, Hama ve farklı bölgelerde Esed rejiminin yanında yer alıyor. Öldürülen bu teröristlerin fotoğrafları, cenaze törenleri ise örgütlerine ait resmi internet siteleri, televizyon kanallarında “mukaddes yerleri korurken öldürülen şehit” diye lanse ediliyor.

Asaib Ehlil Hak adlı terör örgütü son dönemde siyasi sürece katılma girişimlerinde bulunmuş, bu çerçevede alenen zikredilmese de örgüte yakın bir kesim Maliki ittifakıyla yerel seçimlere katılmıştı.

Kim Jong-un suikastı istihbarat şefine pahalıya mal oldu

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’a yönelik geçtiğimiz sene yaşanan suikast girişiminin ardından Merkezi İstihbarat Teşkilatı Şefi Kim Yong Chol’ün iki yıldızı birden söküldüğü öne sürüldü.

Rusya’nın resmi gazetesi olan “Rusya Gazetesi”, Güney Kore medyasına dayandırarak verdiği haberde, birkaç istihbarat kurumunun birleştirilmesi yoluyla 2009 yılında kurulan Kuzey Kore Merkezi İstihbarat Teşkilatı’na başkanlık eden Kim Yong Chol’ün 2012 Şubat ayında Orgeneral rütbesine terfi ettiğini, ancak daha sonra rütbesinin önce korgeneralliğe ardından da tümgeneralliğe kadar indirildiğini belirtti.

Ayrıca, Kuzey Kore’de çeşitli istihbarat kurumlarının temsilcileri arasında meydana gelen silahlı çatışmayla ilgili geçen sene öne sürülen iddia da doğrulandı. Güney Kore istihbaratında ismi açıklanmayan bir kaynağa atıfla haber geçen Jungang Ilbo gazetesi, söz konusu olayda birkaç subayın hayatını kaybettiğini de belirtti.

KAMPANYA : /// ÖNEMLİ /// ZİHİN KONTROLÜ VE SESSİZ SUİKAST SİLAH TEKNOLOJİLERİNE HAYIR /// Ö NEMLİ ///

KAMPANYAYA KATILMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN.

Governments of the Industrialized World: Stop Mind Control and Silent assassination technologies

Countless people around the world report that they are being used non-consensual human test subjects for directed energy and mind control weaponry. Our goal is to raise awareness of the technologies involved, expose how they are being abused, and inspire International Discussion and Debate. These weapons range from cellphones to super computers, global sattelite grids, and enormous radar fields – which enable Governments to covertly beam ideas, voices, emotions, and nervous system responses into people’s brains – manipulating them and affecting their actions against their free will.

MOSSAD ajanlarının suikastleri

Mossad’ın İranlı nükleer bilimcilere yönelik suikastları kendi ajanlarına yaptırdığı, Suriye’deki tesisleri de Türkiye hava sahasını kullanarak bombaladığı iddia edildi.

İsrail istihbarat teşkilatı MOSSAD’ı en yakından tanıyan iki gazeteci İran’a karşı saldırıların detaylarını ortaya çıkardı. İranlı nükleer bilimcilere düzenlenen suikastların ardından ülkeye sızan Kidon birliği çıktı

Meir Dagan 2002 yılında İsrail istihbarat teşkilatı MOSSAD’ın başına geldiğinde ülkenin karşı karşıya olduğu en büyük tehlikenin İran olduğuna karar verdi. Tüm Ortadoğu’yu etkisi altına alacak yeni bir soğuk savaşın temelleri böylece başlamış oldu. MOSSAD’ı en iyi tanıyan isimler arasında sayılan Amerikalı gazeteci Dan Raviv ve İsrailli gazeteci Yossi Melman "Mahşere Karşı Casuslar" isimli kitaplarında bu savaşın perde arkasını yazdı.

Milliyet’in haberine göre iki gazetecinin görüştüğü MOSSAD yetkililerine göre İran’ın nükleer silah geliştirdiğine inanan İsrail, Tahran’ı engellemek için uluslararası kamuoyunu etkilemek için propagandaya başladı. Bu amaçla AB ülkelerinde lobi yapmaya başladı.

POLONYA YARDIM ETTİ

İsrail hükümeti Avrupa Birliği’ni (AB) Suriye’ye yaptırım uygulamaya razı etmeye çalışırken MOSSAD da çeşitli ülkelerin istihbarat servislerini "İran tehlikesine" karşı birlikte çalışmaya ikna etmek için uğraşıyordu.

MOSSAD’ın doğal ortağı Amerikan İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) da yardımıyla İngiliz MI6, Fransız DGSE ve Alman BND kısa zamanda İsrail’in yanında yer aldı. Polonya’nın da katılmasının ardından ilk ortak operasyonlar başladı.

Tahran; Tanzanya, Azerbaycan, Türkmenistan gibi ülkeler üzerinden nükleer programı için gerekli parçaları toplamaya çalışıyordu. İsrail, Avrupa’daki yeni ortaklarının da yardımıyla bu ülkelerden İran’a giden kargoları ele geçirmeye başladı. Böylece İran’ın nükleer programı ilk darbeyi aldı.

‘KÜRTLERİ KULLANABİLİRİZ’

MOSSAD bir yandan da İran içindeki dengeleri anlamaya çalışıyordu. Raviv ve Melman kitapta, MOSSAD’ın İran’ın içinde hangi grupların iktidara karşı daha tepkili olduğunu anlamak için özel çalışmalar yürüttüğünü yazıyor. Hatta kitaba göre Dagan, raporları tek tek okuyarak azınlık grupların iktidarı sarsmak için nasıl kullanılabileceği üzerine kafa patlatıyordu. Wikileaks belgelerinde Dagan’ın bir Amerikalı yetkiliye İran’daki Kürt, Azeri ve Beluci grupların iktidarı devirmek için kullanılabileceğini söylediği ortaya çıkmıştı.

VİYANA OYUNU

İsrail istihbaratı İran yönetiminin üst düzey isimlerini kendi tarafına çekmek için de özel bir çaba sarf etti. Özellikle Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) toplantıları bu açıdan MOSSAD için bulunmaz fırsattı.

İranlı yetkilileri ülkelerinden uzakta takip edip, taraf değiştirmeye ikna edebiliyorlardı. Raviv ve Melman’a göre toplantılar sırasında Viyana bir köstebek üssüne dönüşüyor, MOSSAD ve CIA, İranlı yetkilileri yan odalarından dinleyerek takip ediyordu. Ancak bu "barışçıl" yöntemler işe yaramayınca MOSSAD saldırının dozunu artırmaya karar verdi.

EN ELİT BİRLİK ÖLDÜRDÜ

MOSSAD, 2010 yılından itibaren İran’ın nükleer programında çalışan bilim insanlarını hedef almaya başladı. Son iki yıl içinde dört bilim insanı motosikletli saldırganların araçlarına yerleştirdiği manyetik bombalarla öldürüldü.

MOSSAD bu ölümlerde payı olduğunu resmi olarak doğrulamasa da uluslararası kamuoyu MOSSAD’ın suikastlerde kendi eğittiği Halkın Mücahitleri Örgütü üyelerini taşeron olarak kullandığında hemfikirdi. Ancak Raviv ve Melman, İsrailli casusların suikastları bizzat düzenlediğini iddia etti.

MAV BEYAZ OPERASYON

Kitaba göre MOSSAD, hayati önemdeki operasyonlar için taşeronlara güvenemedi. Bunun yerine MOSSAD’ın en elit birliği olan Kidon (Süngü) Türkmenistan ve Azerbeycan üzerinden İran’a sızarak saldırıları bizzat hayata geçirdi. İsrailli yetkililerin ülkelerinin bayrak renklerinden esinlenerek "mavi beyaz" adını verdiği operasonlarda İsrailli casuslar tek bir parmak izi bile bırakmadan ülkeden çıkmayı başardı.

Meir Dagan, Süngü takımının düzenlediği bu suikastların nükleer fizikçi sayısının çok az olduğu ülkede nükleer silah geliştirme çalışmalarını yavaşlattığını söylüyor. Ancak İran’ın nükleer programının ne aşamada olduğu hala muamma… İsrail Tahran’ın bu yıl içinde nükleer silah geliştirebileceğini söylüyor. New York Times gazetesi ise Amerikan istihbaratının İran’ın nükleer çalışmaları durdurduğunu düşündüğünü yazıyor.

Suriye’deki tesisi Türkiye üzerinden nasıl bombaladılar?

Suriye’nin Kuzey Kore’nin yardımıyla inşa ettiği ve nükleer tesis olduğu iddia edilen bir bina 2007 yılında gizemli bir şekilde bombalandığında tüm dünya bunu İsrail’in yaptığı konusunda hemfikirdi. İsrail ise her zamanki gibi sessizliğini korumuştu. Raviv ve Melman’ın kitabına göre bu binanın bombalanması fikri ilk kez Mart 2007’de ortaya atıldı. MOSSAD’ın eline binanın içinden çekilmiş ve burada nükleer faaliyetler yapıldığını kanıtlayan gizli fotoğraflar geçmişti. İsrailli uzmanlar fotoğrafları incelediğinde reaktörün birkaç ay içinde aktif hale gelebileceği ortaya çıktı.

‘GEORGE BURAYI BOMBALA’

MOSSAD direktörü Meir Dagan bunun üzerine ilk uçakla Washington’a gitti ve elindeki bilgileri buradaki muhataplarıya paylaştı. Dönemin başbakanı Ehud Olmert de Haziran 2007’de Beyaz Saray’da George W. Bush ile bir araya geldiğinde "George senden burayı bombalamanı istiyorum" dedi. Bush ise birkaç hafta sonra diplomatik yolları denemek istediği yanıtını verdi. Olmert "Stratejin benim için çok rahatsız edici" demekle yetindi. İsrail tek başına hareket etmesi gerektiğini anlamıştı.

FIRAT’I KİRLETMEK İSTEMEDİLER

O günden itibaren Ehud Olmert yönetiminde toplanan, bakanlar ve uzmanlardan oluşan 14 kişilik bir kurul durumu incelemeye başladı. Askeri bir operasyon fazla riskliydi. Ancak vakit de dardı. Fazla beklemeleri halinde reaktör aktif hale gelebilir, buradaki bir patlama Fırat Nehri’nin geçtiği tüm ülkelerde çevre felaketine neden olabilirdi. İsrail bu nedenle hava bombardımanına karar verdi.

6 Eylül 2007 gecesi İsrailli uzmanlar Suriye radarlarını bir virüsle etkisiz hale getildi. İsrail uçakları Suriye hava sahasına girip binayı bombalarken Şam’daki yetkililerin ekranlarında her şey normal gözüküyordu. Sekiz F-16’nın katıldığı operasyon 30 dakika içinde tereyağından kıl çeker gibi tamamlandı. Ancak İsraillilerin tek bir hatası Türkiye’yi de içine alan büyük bir krize neden oldu. Pilotlardan birinin fırlattığı yakıt tankeri Gaziantep’te bir tarlada bulununca İsrail uçaklarının saldırı için Türk hava sahasını kullandığı ortaya çıktı. Türkiye bu iddiaları reddetmişti.

MİT-MOSSAD ARASINDA İLK BULUŞMA 1958’DE

İsrail 1948 yılında kurulduktan kısa süre sonra bölgede kendine dostlar aramaya başladı. Arap ülkeleriyle kanlı bıçaklı olan ülke İran ve Türkiye’yle yakınlaşmak istiyordu.

MOSSAD, ABD ve İngiltere’nin onayıyla Şah Rıza Pehlevi’nin yönetimindeki İran ile istihbarat ilişkilerine başladıktan kısa süre sonra 1958 yılında Türk istihbaratıyla ilk kez iletişime geçti. İsrail Başbakanı David Ben-Gurion o zaman Türkiye ile ilk bağlantıyı kurmak için MOSSAD’ın ilk direktörü olan emekli istihbaratçı Reuven Shiloah’yı görevlendirdi. Shiloah’nın Haziran 1958’te yaptığı ilk görüşmelerin ardından Ağustos 1958’de David Ben-Gurion gizli bir görüşme için Ankara’ya geldi.

El Al Havayolları’na ait uçağı fark eden gazetecilere bunun arıza kaynaklı bir acil iniş olduğu söylendi. Bu sırada David Ben-Gurion ve Adnan Menderes istihbarat ittifakının detaylarını görüşüyordu. Aynı yıl Türkiye, İran ve İsrail istihbaratı yıllık ortak toplantılar düzenlemeye başladı. Türkiye, İsrail’e Suriye ile ilgili bilgi aktarıyor, MOSSAD da MİT ajanlarına eğitim veriyordu.

EN ELİT BİRLİK SÜNGÜ

MOSSAD İranlı bilim insanlarına suikast düzenlemeye karar verdiğinde teşkilatın en iyi casuslarından oluşan Kidon (Süngü) birliğini görevlendirdi. İsrail ordusu ve istihbarat birimlerinin en iyi elemanları arasından, uzun psikolojik testlere tabii tutularak seçilen 50 kadar casustan oluşan takımın varlığı bugüne kadar resmi olarak hiç kabul edilmedi.

MOSSAD yetkilileriyle bile takma isimler kullanarak konuşan bu casuslar, hareket halindeyken bile ellerini kıpırdatmadan silah kullanabiliyor. Düşmanı bayıltma, bıçaklama, bomba düzeneği kurma ve bunları etkisiz hale getirme, şifreli konuşma ve kılık değiştirme konusunda uzmanlar…

Kitaba göre 1949 yılında kurulan MOSSAD bugüne kadar 50’den az suikast düzenledi. Yazarlar İsrail’in bugüne kadar yüzlerce bireyi öldürdüğünü ancak bunların genellikle askeri birlikler tarafından gerçekleştirildiğini, istihbarat örgütü MOSSAD’ın ise çok az suikast yaptığını savundu. Meir Dagan teşkilatın en çok suikast emri veren direktörü oldu.

NOTLAR… MOSSAD AJANLARI KÜRT LİDERLERLE İYİ ANLAŞIYOR

* Kitaba göre MOSSAD’ın Ortadoğu’daki en iyi müttefiklerinden biri Kürtler. MOSSAD’ın farklı ülkelerde azınlık olan Kürtleri Ortadoğu politikasında etkin şekilde kullandığını söyleyen Raviv ve Melman, MOSSAD’ın 1960’lı yıllarda Kuzey Irak’taki Kürt peşmergeleri eğittiğini de iddia etti. Kitaba göre ayrıca MOSSAD’ın bölgedeki Kürt liderlerle yakın ilişkileri var.

İSRAİL TAHRAN’A KENDİ ELİYLE SİLAH SATACAKTI

* İran Şah Pehlevi döneminde nükleer enerji tesisleri kurmak için ABD’den destek alıyordu. İsrail ve İran arasındaki ilişkinin yakınlaşmasının ardından o dönem Savunma Bakanlığı’nda çalışan, bugünkü İsrail Devlet Başkanı Şimon Peres, Şah’a nükleer teknoloji desteği teklif etti. Ancak Şah "İsrail’in yardımına ihtiyacımız yok" yanıtını verdi.

YAHUDİLERİ KORUMAK İÇİN ÖZEL TEŞKİLAT

* İsrail’in tüm istihbaratı MOSSAD tarafından yönetilmiyor. Şin Beth iç istihbarattan sorumlu… Ülkenin en kalabalık ve bütçesi en büyük istihbarat birimi ise askeri istihbarat servisi Amen… İsrail’in farklı ülkelerdeki Yahudilerin güvenliğini ve bilimsel sırları korumak için çalışan iki küçük istihbarat servisi daha bulunuyor.

EL BARADEY’E BANKA TUZAĞI

* MOSSAD, İran’a baskıyı artırmak için 1997-2009 arasında Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nu yöneten Mısırlı Muhammed El Baradey’e baskı yapıyordu. El Baradey ise kurumun bağımsızlığını korumak için direniyordu. MOSSAD sonunda politikacının banka hesabına yüklü miktarda para aktarmaya karar verdi. Daha sonra gazetelere bilgi sızdararak İran’dan rüşvet aldığını söyleyeceklerdi. Ancak o dönemde El Baradey söylemini sertleştirince plan askıya alındı.

YANDAŞ MEDYA /// ZAMAN GAZETESİ : Özal’ın ölümünde JİTEM parmağı mı ?

Turgut Özal’ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede adı geçen ‘Yarbay Savaş Korkmaz’ adlı şahısla ilgili sır perdesi aralanıyor.

Soruşturma kapsamında istihbarat birimlerinin yaptığı incelemelerde şahsın, Ergenekon davası sanığı JİTEM’in kurucusu olarak bilinen emekli Albay Arif Doğan’ın devre arkadaşı olduğu belirlendi. Yozgat’ın Sorgun ilçesi nüfusuna kayıtlı olan Korkmaz, ‘albay’ rütbesiyle ordudan ayrıldı. Emekli Binbaşı İrfan Ş., JİTEM istihbaratçısı Kemal B., aynı ekipte çalıştı.

Soruşturma dosyasına giren belgelere göre, Özal’ın ölümünde Doğan’ın başında olduğu JİTEM aktif olarak kullanıldı. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan gizli tanık ‘Selçuk’, süreçle ilgili çarpıcı iddialarda bulunmuştu. 5 Aralık 2012 tarihinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verdiği dilekçede, istihbaratta çalıştığı dönemde Özal’ın zehirlenmesini ‘Savaş Yarbay’ isimli şahıstan duyduğunu, bu şahsın, kendisine Özal’ın ölümünün zehirlenme yoluyla düzenlenen planlı bir suikast olduğunu, bu olayın içerisinde kendisinin de yer aldığını söylediğini belirtmişti. Emniyet ve savcılık, adı geçen şahsa ulaşmaya çalışıyor. Bu kapsamda soruşturma savcısı, Jandarma Genel Komutanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı’na yazı yazarak, ‘Savaş Korkmaz’ın kimliğiyle ilgili gerçek bilgileri istedi. Zaman’ın haberine göre, Askerî kaynaklar, gerçek kimlik bilgilerini savcılıkla paylaştı.

Savcılık, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gerekli bilgileri göndererek ilgili kişi hakkında çalışma yapması talimatını verdi. Titiz bir çalışma sonucunda söz konusu şahsın belirlendiği, kısa sürede çalışmanın tamamlanacağı kaydedildi. Emniyet, merhum Özal’ın öldüğü dönemde Çankaya Köşkü’nde çalışan hizmetli ve memurların yanı sıra askerî görevlilerin de ifadesine başvurmaya hazırlanıyor. Ayrıca o dönemde Turgut Özal’a Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde ilk müdahalede bulunan görevlilerin de bilgisine başvurulacak. Özal’ın hastaneye getirilmesinin ardından kimlerin orada bulunduğu gibi sorulara cevap aranacak.

İddianamede, Ergenekon sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’e müebbet hapis istenmiş ve “Ersöz’ün, açık kimliği tespit edilemeyen Yarbay Savaş Korkmaz ile birlikte Özal’ı önceden planlayarak zehirlemek suretiyle öldürttüğü, bu yolla atılı suçu işlediği kanaatine varıldı.” ifadeleri kullanılmıştı.

Zaman

Bir Bulgu Yok ama… Savcı Olayı Çözdü : Turgut Özal’ı Ergenekkon Zehirleyerek Öldürdü !

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümüyle ilgili soruşturmayı yürüten Savcı Kemal Çetin, Ergenekon sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ün ifadesini aldı. Çetin, Özal’ın “Ergenekon” örgütü tarafından zehirlendiğini ifade etti.

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümüyle ilgili soruşturmada, “Ergenekon” davası sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ün "şüpheli" sıfatıyla ifadesi alındı.

Levent Ersöz ifadesini soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin’in talimatıyla tedavi gördüğü hastanede verdi.

Levent Ersöz’e yöneltilen sorular, “Ergenekon” davası hatırlatılarak "İçerisinde faaliyet gösterdiğiniz yasadışı silahlı terör örgütü kapsamında Turgut Özal’ın zehirlenerek ölümüne iştirak ettiğiniz sonucuna varılmıştır" ifadesiyle başladı.

Özal’ın yaşamını yitirdiği 1993 yılında Şırnak’ta görevli olduğunu belirten Levent Ersöz ise suçlamaları reddetti.

Zirve Yayınevi cinayetleri davasının itirafçı sanığı İlker Çınar, Turgut Özal’ın zehirlenerek öldürüldüğünü iddia etmişti.

Çınar, ifadesinde adı geçen isimlerden, eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Hurşit Tolon Ankara’da şüpheli sıfatıyla ifade vermişti.

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: