Etiket arşivi: tayyip erdoğan

Esad, Erdoğan’ın planını bozdu !

null_zps6c11c9b4.jpg

İNTERNETHABER.COM (ÖZEL İÇERİK)- Türkiye’nin dış politikasında çevrede değişen şartlar yeni bir hamle yapmasını gerektirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD’de Başkan Barack Obama ile yapacağı önemli ziyaret tüm dengeleri değiştirebilir ve Türkiye kendini yeni bir oyunun içinde bulabilir.

Bugün bazı gazetelerde Türkiye’ye gelen Suriyeli yaralılarda kimyasal maddelere rastlandığı haberi yer aldı. MİT ve jandarmanın düzenlediği operasyonlarda risin adlı kimyasal biyolojik zehirli maddelerle Suriyelilere ateş açıldığı öğrenildi.

Başbakan Erdoğan da 16 Mayıs’ta Obama ile yapacağı görüşmesinde bu konuyu ele alacak. Obama’ya dosya halinde kanıtları sunacağı öğrenilen Erdoğan’ın Obama’dan Suriye konusunda destek isteyeceği konuşuluyor.

TÜRKİYE’NİN SURİYE POLİTİKASI ÇÖKTÜ MÜ?

Arap Baharı’nın başlamasıyla diktatörler birer birer devrilmiş ancak yeni kurulan hükümetlerle de ülkeler huzuru bulamıştı. İsyan kısa sürede Suriye’ye de bulaşmış ancak beklenen çözülme Suriye’de bir türlü yaşanmamıştı. Suriye’den kamuoyuna sunulan haberlerde kimi zaman ÖSO’nun güçlendiği kimi zaman da Esad’ın gücünü kaybetmediği iddia edildi.

İSRAİL – SURİYE ATEŞLERİ PLANI BOZUYOR MU?

Türkiye Suriye’deki gerginliğin başladığı ilk günlerden bu yana "Suriye bizim iç meselemizdir" diyerek konuyu kendilerinin halledeceğini beyan etmiş, Esad’a uyarı üstüne uyarı yapmışsa da Esad gideceğine dair en ufak bir işaret vermemişti.

Süreçte kafa karıştıran diğer bir konu da İsrail’in Türkiye’den özür dilemesi oldu. İsrail’in yeni bir plan içerisinde olduğu yazıldı.

İsrail’in Suriye’ye hava saldırıları düzenlemesinin ardından Suriye de karşılık verdi. İsrail ise bunun bir tehdit olarak algıladığını duyurarak savaşın başlayabileceğini duyurdu. Ancak İsrail ve Suriye arasında başlayacak bir savaşa İran ve Rusya’nın da destek vermek isteyeceği biliniyor. İran’ın da kimyasal silah barındırdığı gerekçesiyle ABD ve BM tarafından sık sık uyarıldığı da bir gerçek.

Suriye’nin olası bir savaşta arkasına desteği de alarak İsrail’e saldırması yaptığı tüm katliamları unutturup yeni bir Ortadoğu kamuoyu da oluşturabilir. İsrail’e karşı savaş açan bir Esad Arap kamuoyunda yeniden prestij kazanabilir ve koltuğunu sağlamlaştırabilir.

EN ZOR KONUM TÜRKİYE’NİN

Olası bir İsrail-Suriye savaşında kendine en zor yer belirleyecek olan ise Türkiye. İsrail ile ilişkilerin düzelmesi gibi bir ihtimale bu zamana kadar yer vermeyen ve Esad’ın da koltuğundan çekilmesini bekleyen Türkiye özür dilemiş bir İsrail ve İsrail’e savaş açan Suriye karşısında kendisine yeni bir pozisyon belirleyip dış politikasını şekillendirmek zorunda kalabileceği öngörülüyor.

Başbakan Erdoğan’ın ABD ziyaretinde dosya götürmesi de Esad’ın savaş ilan ederek yeniden devlet sahibi pozisyonuna bürünmemesi öncesi dış politikada son hamle olarak konuşuluyor.

ERDOĞAN DOSYA İLE KANITLAYACAK

Beşşar Esad’ın İsrail’e savaş ilan edecek olması Esad’ı bölgede "destek verilmesi gereken lider" pozisyonuna sokabilir ve bu durum Başbakan Erdoğan’ın bu zamana kadar yürüttüğü politikasını çökertebilir.

Ancak Esad’ın kimyasal silah kullandığı dünya kamuoyuna ispatlanırsa uluslararası anlaşmalarda savaş suçu olarak kabul edildiği için Esad’ın tüm meşruiyeti düşürülmüş olacak.

Reklamlar

EMEKLİ ALBAY ERDAL SARIZEYBEK : Ergenekon cephaneliklerini Özal saklattı, Erdoğan çıkarttı

Fethiye’de gerçekleştirilen kültür ve sanat etkinliklerine katılan Emekli Albay Erdal Sarızeybek, “Özal döneminde başlayan tuzak, AKP iktidarıyla tamamlanıyor” dedi.

Güneydoğu sınırlarında yaptığı terörle mücadele sonrası “efsane Albay” olarak anılan Erdal Sarızeybek, özellikle 1992-1994 yılları arası Şemdinli’de verdiği mücadelelerle biliniyor. Fethiye’de halkla buluşan Sarızeybek; “Ergenekon cephanelikleri diye yeraltından çıkarılan silah ve mühimmatların 1991 yılında Turgut Özal tarafından kucak açılan Kuzey Irak Kürtleri tarafından saklandı. Projeyi Özal başlattı, Erdoğan tamamlayacak" dedi. "Bu ülke için seve seve canını feda etmiş ve feda etmeye hazır olan insanlarımızı katil ve terörist gibi göstermeye çalışılmaktadır.

Yani Özal’la başlayan bu proje, Erdoğan’la devam ediyor" diyen Sarızeybek, "Barış süreci denilen bu durum Özal döneminde de yaşandı. Türk Milleti tuzağa düşürüldü" dedi. Emekli Albay Erdal Sarızeybek, "Erdoğan siyasetiyle ABD’nin silahlı gücüyle Irak’ı işgal etliler, parçaladılar böldüler, bir buçuk milyon Iraklı Müslümanı öldürdüler, kuzeyde küçük bir Kürt devletini kurdular, şimdi sıra büyük Kürt devletine geldi. O da kuruldu. İlan edilmesi bekleniyor." diye konuştu. Körfez savaşında "Amerikalı Çekiç Güç" Kuzey Irak’a konuşlandırılmış, ondan öncesi sayıları bini bile bulmayan teröristler "Çekiç Güç" sayesinde karşımıza yaklaşık 25 bin kişilik silahlı bir güç olarak karşımıza çıkmıştır.

Terörü zirveye çeken Özal siyasetini soran yok. Özal’ın o dönem kucak açtığı Kuzey Irak Kürtlerinin sakladığı silahlar, bugün Türk ordusunun şerefli paşaları ve komutanlarının üzerine yıkıldı." Sarızeybek sözlerini şu şekilde sürdürdü. “Türk milleti ya bir tuzağa çekiliyorsa? Hatırlayın geçmişi Başbakan tarafından üç beş çapulcu denilmişti. Oysa tarihin en büyük dersini vermiş olsaydık bunları yaşamayacaktık. Özal ne demişti; ‘bir koyup üç alacağız’. Sonunda ne oldu. 10 milyar dolar ekonomik kayba uğradık. Bugün Türkiye Cumhuriyeti’ni kaldırmak istiyorlar çünkü Büyük Ortadoğu Projesi’nin altında yatan gerçek budur. Terörle mücadele eden bu ülkenin şerefli Genelkurmay Başkanı ve generallerin terörist ilan edilerek cezaevlerine konulduğunu belirten Sarızeybek, “teröristlerin dışarıda gezdiği bir ülkede hangi hukuktan bahsedebiliriz ki” şeklinde konuştu.

Odatv.com

Uğur Dündar : Muktedir böyle buyurdu: “Burası hukuk devleti !..”

image001119.jpg

“Ben de geçmişte Taksim’de miting yaptım. Ama belki yarın Taksim’de miting alanı olmayacak. Yasak olmasına rağmen ben burada miting yaparım diyemezsin. Sana neresi gösterilirse, orada miting yapacaksın. Burası hukuk devleti.”

Muktedir böyle buyurdu!

“Türkiye hukuk devletidir” dedi.

Yasaların suç saydığı bir eylemi kimsenin yapamayacağını söyledi.

Doğru.

Hukuk devletinde herkes yasalara saygılı olmalı!..

* * *

Muktedir yaklaşık üç ay önce de şöyle buyurmuştu:

“Silahlar bırakılmalı diyoruz! Bırakılmaması sıkıntı doğurur. Burasını yol geçen hanına çevirmek doğru olmaz. Silahsız olarak geçişini yap! Gidecek olan silahını nerede bırakırsa bıraksın, öyle gitsin. Anayasaya aykırı yasal zemini biz nasıl oluşturabiliriz? İster gömsün, ister mağarada falan bıraksın! Eğer geçeceklerse silahı bırakacaklar!”

* * *

“Silahın susması demek, silah eldedir ateşlenebilir’ demektir. Ben ‘susması’ demiyorum, ‘silahın bırakılması’ diyorum. Silah bırakılırsa orada operasyon olmaz! Senin sırtında silah, Doçka, Kanas, sınırdar geçiyorsun! Güvenlik gücüm bunu gördüğü zaman sessiz kalırsa yardım ve yataklıktan suç işler! Bunun için yasal düzenleme teklifiyle gelmek, yasa bilmezliktir. Böyle saçmalık olur mu? Silah bırakmadan bu iş olmaz!”

* * *

Peki sonra ne oldu?

Silah bırakmadan “bu iş” oldu!

Yani PKK, silahları bırakmadan sınırdan geçeceğini açıkladı.

Muktedir “Böyle saçmalık olur mu?” diyordu.

Böyle saçmalık oldu!..

Muktedir “Güvenlik gücüm bunu gördüğü zaman sessiz kalırsa yardım ve yataklıktan suç işler” diyordu.

Muktedirin güvenlik gücü sessiz kaldığına göre, teröriste yardım ve yataklıktan suç işlemiş oldu!..

* * *

Hani Türkiye hukuk devletiydi?

Hani yasaların suç saydığı bir eylemi kimse yapamazdı?

Ne oldu hukuk devletine?

Ne olacak canım!

Guguk devleti oldu!

SÖZCÜ

Mehmet Türker : Tayyip Bey ile İsrail aynı safta !..

1308036346-00.jpg

İsrail, Suriye’ye saldırınca şaşırdı!..

Çünkü Müslüman bir ülkeye karşı “Siyonist İsrail” ile aynı cepheye düşmüş oldu!..

O sebeple dünkü AKP Grup toplantısında dönüş yapmak zorunda kaldı!..

İsrail’in saldırısı “Esed”in elini güçlendirmiş!..

Tayyip Bey ofsaytta kalmanın acısıyla isim vermeden İran’a da yüklendi!..

İmam Humeyni baba Esad’ı katliamları nedeniyle huzuruna kabul etmemiş, çok sonra kabul etmiş, şimdi görevde olanların da aynını yapması gerekirmiş!..

* * *

“Küresel lider” (!) ya, Türkiye bitti bölgeyi idare ediyor!..

Komşu ülkenin her ne hal olursa olsun devlet başkanına hakaret ve beddua ediyor!..

Sinir krizine girmesinin başka bir sebebi daha var!..

Tayyip Bey’in, derinlikli Hariciye Nazırı Ahmet’le birlikte Esad’a biçtikleri ömür tutmadı!..

Nazır Ahmet aynen şöyle demişti:

“Esad’ın gitmesi artık öyle uzun sürmeyecek. Haftalar, aylar içinde devrilecek”

Şu öngörünün derinliğine bakınız, bunu söylemesinin üzerinden tam bir yıl geçti, adam hala ayakta!..

* * *

Bu iktidar, komşu ülkenin devlet başkanının devrilmesi için elinden gelen her şeyi yaptı…

İsyancı çeteleri inanılmaz ölçüde destekledi…

“Sığınmacı” diye sınır bölgesindeki kamplara yerleştirilen militanlar eğitildi, silahlandırıldı…

Gündüz gidip terör faaliyetlerinde bulundular, gece kamplara döndüler…

Suriye Ordusu’ndan kaçan subaylar bir kampta bunlara eğitim verdi, CHP Milletvekilleri o kampa sokulmadı!..

* * *

Bu milletin ödediği vergiler, sığınmacı ve militanlar için kullanıldı…

Para oluk oluk aktı, sığınmacıların şımarıklıkları bitmedi, her gün yeni bir sorun çıktı…

Daha geçenlerde kim oldukları, hangi amaca hizmet ettikleri bilinmeyen 2 bin kadar Suriyeli, alışkınlıkla sınırı geçmek istedi, izin verilmeyince nöbetçi kulübelerini yaktılar, ateş açtılar, bir polisimiz şehit oldu!..

Bunlardan birkaçı arsız arsız bağırıyordu:

“Tayyip’i çağırın”, “Başbakan buraya gelsin”

* * *

Esad kimyasal silah kullanıyormuş, kendi vatandaşlarına gaz bombaları atıyormuş…

İddiayı ABD ortaya attı, bizim Tayyip Bey hemen üstüne atladı:

“Vicdansız Esed kendi halkına karşı gaz kullanıyor”

Aynı gün bir arkadaşımız espriyi patlatmıştı:

“Bizim polisin sıktığı gazlar rüzgarla oraya gitmiştir”

Önceki gün ise, Birleşmiş Milletler gözlemcisi Savcı Del Ponte açıkladı:

“Sarin gazını isyancı güçler kullanıyor”

* * *

Daha şu birkaç yıl öncesine kadar canciğer kuzu sarması olduğu, birlikte tatile çıktığı Esad, ABD’nin çıkarları söz konusu olunca isim değiştirip “Esed” oldu, Tayyip Bey’in bir numaralı düşmanı haline geldi!..

Ve kadere bakın ki, gün geldi düşman olduğu İsrail’le aynı safta olmak zorunda kaldı!..

Yaaa Tayyip Bey, insan ne oldum dememeli, ne olacağım demeli!..

Hakim ve savcılara helal olsun!..

Ha­kim ve sav­cı­la­rı­mız­dan ba­zı­la­rı­nın za­ma­na ayak uy­dur­ma ko­nu­sun­da­ki ba­şa­rı­la­rı­nı top­lu­mu bü­yük öl­çü­de il­gi­len­di­ren da­va­lar­da gö­rü­yor, if­ti­har (!) edi­yo­ruz!..

Za­ten ayak uy­du­ra­ma­yan­lar da sü­rü­lü­yor!..

Bu du­rum, ha­kim ve sav­cı­la­rın pay­la­şım si­te­si Ada­let or­g’da ya­pı­lan ye­ni ana­ya­sa ko­nu­lu an­ket­te de ken­di­ni so­mut ola­rak gös­ter­miş!..

215 ha­kim ve sav­cı ye­ni ana­ya­sa için gö­rü­şü­nü şöy­le açık­la­mış:

“Bü­yük­le­ri­miz bi­lir. Biz ne bi­le­li­m”

Afe­rin!..

* * *

215 ha­kim ve sav­cı söz­le­şip de dal­ga geç­mek için bu ce­va­bı ver­me­diy­se, bi­zim yar­gı er­ki yan­dı gü­lüm ke­ten hel­va va­zi­yet­le­rin­de­dir!..

Ada­let da­ğı­tan ha­kim ve sav­cı­la­rı­mı­zın ye­ni ana­ya­sa ko­nu­sun­da hiç­bir fik­ri yok, işi bü­yük­le­ri­ne bı­ra­kı­yor!..

Ken­di­le­ri­ni yet­kin gör­mü­yor­lar!..

An­ke­te 2 bin 107 sav­cı ve ha­kim ka­tıl­mış, bu­nun yüz­de 10.2’si “Biz bil­me­yiz, bü­yük­le­ri­miz bi­li­r” di­yor!..

Düş­tü­ğü­müz şu du­ru­ma ba­kı­nız!..

Pes val­la!..

SÖZCÜ

Cevher Kantarcı : O neymiş be abi !

cevher-kantarci.jpg

İsmini yazmamı istemeyen bir okuyucumuz sordu:

“Her gün Erdoğan’ı yazıyorsun! Başka konu yok mu?”

Okuyucumuz haklı..

Ama ben de haklıyım!

Hayatımızda Tayyip beyden başka kimse yok ki..

İnsanların miting yapacağı sahalardan, heykellerin ucube olup olmadığına, eğitimin nasıl yapılacağından, klasik liselerden mezun olan teröristlere, İmam Hatip Okullarının nasıl üstün adam yetiştirdiğinden, vatandaşın içeceği ayrana, şalgama kadar ne varsa ondan soruluyor!

İzmir’in gâvur olup olmadığını o biliyor!

Gidişat o ki, yakında İzmir’de pantolonlar fora, sünnet kontrolü yapılabilir!

Kaç çocuk yapılacak, “Bas gaza” diyerek o karar veriyor!

Ülkenin bugününün, geleceğinin hatta “geçmişinin” tek belirleyicisi!

Sadece Türkiye’nin mi?

ABD Başkanı elinde beyzbol sopasıyla, Ortadoğu’nun asayişini ondan soruyor!

Her gün mutlaka ekrana çıkıp konuşuyor..

Günde iki, bazen üç hatta dört konuşma yaptığı bile oluyor!

2053’deki Türkiye’ye kadar el attı!

Bu gidişle 2053’e kadar ortalıkta Türkiye kalacak mı, en azından harita şimdiki gibi mi olacak, hepsi ona bağlı!

Her dediği kanun!

O neymiş be abi!

Ben fakir ise muhalif bir yazarım..

“Yetmez ama evet” çi olamam!

Liberal demokrat hiç olamam!

Sadece vicdanımın ve inancımın sesini dinlerim!

Bu durumda muhalefet etmem lazım!

E, her şeyi o yaptığına göre; Kılıçdaroğlu, Bahçeli, BDP liderleri ya da sokaklardaki elektrik direklerine değil, ona muhalefet edeceğim, onu yazacağım elbet!

Şimdi bakın..

Onun yönettiği Türkiye’nin Kütahya vilayetinde “çocuklar” ayak topu maçı yapmışlar!

Maç sırasında hakem beş kişiye birden kırmızı kart göstermiş..

Oyuncular çocuk!

Büyük ayak topçular hakeme itiraz eder de, onlar etmez mi?

Ettiler ve dünyada eşine rastlanamayacak bir hadise meydana geldi Erdoğan’ın yönetimindeki Türkiye’de!

Polis memurları, çocukların suratlarına BİBER GAZI sıktı!

Çocuklara biber gazı!

Çocukları hastaneye kaldırmışlar, televizyonda seyrettim!

Çocuklar aynen ÇOCUKLAR gibi ağlıyordu!

Bildiğiniz çocuk nasıl ağlar ve çıkardığı o çocukça ses insanın içini nasıl yakarsa, öyle ağlama sesleri çıkararak ağlıyordu!

Çocuklar!

Tek belirleyicinin hedefindeki 2053’ün büyükleri, çocuklar!

Peki şimdi ben ne yazayım, onu yazmayıp da!

YURT

Başbakan Erdoğan(1) : “Sen O Hükümette Bostan Korkuluğu Muydun ?”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, devletin milli istihbarat teşkilatının bugün olduğu gibi geçmişte de İmralı ile görüştüğünü ve bunun da doğal olduğunu ifade ederek, "Eğer MHP Genel Başkanı hükümetin ortağı olduğu dönemde yapılan bu görüşmelerden"…

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, devletin milli istihbarat teşkilatının bugün olduğu gibi geçmişte de İmralı ile görüştüğünü ve bunun da doğal olduğunu ifade ederek, "Eğer MHP Genel Başkanı hükümetin ortağı olduğu dönemde yapılan bu görüşmelerden habersizse o daha da vahimdir Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, devletin milli istihbarat teşkilatının bugün olduğu gibi geçmişte de İmralı ile görüştüğünü ve bunun da doğal olduğunu ifade ederek, "Eğer MHP Genel Başkanı hükümetin ortağı olduğu dönemde yapılan bu görüşmelerden habersizse o daha da vahimdir. "Benim haberim yoktu’ diyene sorarlar; sen o hükümette bostan korkuluğu muydun?" dedi.

Başbakan Erdoğan partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, 10 yıl önce AK Parti‘yi kurduklarında kendilerine ömür biçenlerin, saman alevi gibi yanıp söneceklerini, dağılacaklarını, parçalanacaklarını iddia edenlerin yanıldıklarını ifade ederek, Kızılcahamam‘daki istişare toplantısının her şeyden önce AK Parti‘nin nasıl bir birliktelik içinde olduğunu dosta düşmana gösterdiğini belirtti.

Partisinin oy oranıyla ilgili de açıklama yapan Başbakan Erdoğan, şu anda anketlerde AK Parti‘nin oyunun yüzde 50’nin de üzerine çıkarak, yüzde 52 civarında göründüğünü kaydetti. Erdoğan, "Türkiye’nin en önemli meselesi olan terör meselesini çözdüğümüzde, kardeşliğimizi daha da pekiştirdiğimizde, engelleri kaldırıp her anlamda daha büyük hizmetleri gerçekleştirdiğimizde milletimizin teveccühü daha da artacaktır" diye konuştu.

-2053 HEDEFİ-

Başbakan Erdoğan konuşmasında, 2023 hedefine doğru ilerlerken, yeni hedeflerinin ise 2053 yılı olduğunu ilan etti. Erdoğan, "Bugünün gençlerinin, çocuklarının erişecekleri bir başka önemli yıl dönümünü de bir hedef olarak burada, bugün ilan etmek istiyorum. İstanbul’un 1453 yılındaki fethinin 600. yıl dönümünü, yani 2053 yılını da AK Parti olarak hedeflerimiz arasına alıyor, o büyük yıl dönümü için şimdiden hazırlıklara başlıyoruz. Muhtemelen şahsım dahil, bir çoğumuz o tarihe de erişemeyeceğiz. Ancak bugün 20-30’lu yaşlardaki gençlerimiz, çocuklarımız, torunlarımız için daha yaşanabilir, daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye inşa etmek, İstanbul’un fethedildiği dönemdeki gibi dünya lideri bir Türkiye imar etmek için şimdiden kolları sıvıyoruz" dedi.

– "MHP LİDERİ YİNE ARİTMETİK HESAPLAR YAPIYOR OLACAKTIR"-

Bugünkü muhalefetin, 2053 yılında ne durumda olacağını tahmin etmenin hiç zor olmadığını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Yine büyük ihtimalle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 2053’te yani 40 yıl sonra MHP‘nin 140. yılda nasıl iktidara geleceğinin aritmetik hesaplarını yapıyor olacaktır. İnşallah AK Parti, bugünün gençleri, çocukları yönetiminde dünyanın en büyük devleti yaptıkları Türkiye‘yi daha da büyütmenin, 2071 hedeflerine ulaştırmanın aşkı, şevki, mücadelesi içinde olacaktır. Şimdi 2053 için bize de yakıştırmalar yapanlar olacaktır. Allah ömür verir de 2053’e ulaşırsak, emin olun biz "durmak yok, yola devam’ diyenlerden oluruz. ya da 2053 yılında tek parti CHP döneminin zulümlerini hatırlatıyor olacağımızı iddia edenler olabilir. Ama hiç merak buyurmasınlar, biz Allah ömür verir, hayatta olursak, o gün yerimizi çoktan gençlere bırakmış, eserleriyle iftihar edilenlerden oluruz inşallah."

-28 ŞUBAT VAKIFLARINA İADE, ÇİFTÇİLERE KREDİ FAİZ ORANINDA İNDİRİM-

Erdoğan, grup konuşmasında kapatılan vakıflarla ve çiftçilerle ilgili yeni düzenlemelerin de haberini verdi. Erdoğan, 28 Şubat sürecinde, Milli Gençlik Vakfı, Sahabe Eğitim ve Kültür Vakfı, Zöhre Ana Ali Sosyal Hizmet Vakfı’nın da aralarında bulunduğu 9 vakfın kapatıldığını hatırlan Erdoğan, şimdi bu mağduriyeti gidermek, antidemokratik uygulamaya son vermek amacıyla kapatılan bu vakıfların yeniden kurulmasına imkan sağlayacak tasarıyı TBMM‘ye göndereceklerini belirtti. Bu vakıfların hayatta bulunan kurucularının başvurması halinde, adı ve amacı aynı olmak kaydıyla yeniden açılabileceğini, faaliyetlerine başlayabileceğini belirten Erdoğan, kapatılan vakıfların taşınmazlarının Vakıflar Genel Müdürlüğü tasarrufunda olduğunu, yasa tasarısıyla, bu taşınmazların mahkeme siciline tescilinden itibaren yeni vakıflara teslim edileceğini de kaydetti. Erdoğan, "Ayrıca taşınmazların, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz tasarrufunda bulunduğu dönem boyunca elde edilen kira ve satış geliri de bu yeni kurulan vakıflara iade edilecektir. Özellikle de binlerce öğrencinin elinden tutmuş, binlerce gence çatı, umut, aile olmuş vakıflarımıza hakkını teslim edecek bu uygulama hayırlı olsun" dedi.

Çiftçilere de müjdeleri olduğunu söyleyen Erdoğan, çiftinin Ziraat Bankasından kullandığı faiz oranının iktidarlarından önce yüzde 59 olduğunu belirterek, "Çiftçiye kullandırılan faiz oranlarını çeşidine göre yüzde 0, yüzde 5 ve yüzde 9 aralığına kadar çektik. Bugünden itibaren Ziraat Bankası‘nın çiftçilerimize uyguladığı kredi faiz oranını birer puan daha düşürüyoruz. Yani yüzde 9 olanı yüzde 8’e, yüzde 5 olan kredi yüzde 4’e düşüyor. Yüzde 0 olarak uygulanan kredi faizleri de aynen devam ediyor. Çiftçilere, üreticilerime bu güzel gelişmenin de hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.

– "MHP GENEL BAŞKANI ÇARKÇILIK KONUSUNDA SAĞ KULVARDAN, CHP GENEL BAŞKANINI ZORLUYOR"-

Erdoğan, çözüm süreci üzerinden ise CHP ve MHP liderlerine yüklenerek çözümün önünde durmak için ellerinden geleni yapmakla suçladı. Kızılcahamam‘daki istişare toplantısında da 1999 yılındaki süreci hatırlattığını söyleyen Erdoğan, "CHP, MHP ve diğer statüko partilerinin gözünde millet bidon kafalıdır, göbeğini kaşıyan adamdır. Bunlar milleti balık hafızalı zanneder, hemen her şeyi unuttuğunu zanneder. Millete bu nazarla baktıkları için de dün en güçlü şekilde savunduklarının bugün karşısında dururlar" diye konuştu. Kılıçdaroğlu için "CHP Genel Başkanı kısa süre içinde yaptığı onca u dönüşü sayesinde milletimiz tarafından çarkçıbaşı olarak vasıflandırıldı" ifadelerini kullanan Erdoğan MHP liderine ise şu sözlerle yüklendi:

"MHP Genel Başkanı ise çarkçılık konusunda sağ kulvardan, CHP Genel Başkanını ciddi ciddi zorluyor. Kızılcahamam konuşmamızda MHP Genel Başkanı bazı çok önemli sorular yönelttik. Şu saat itibariyle MHP Genel Başkanından sorularımıza cevap gelmedi. MHP Genel Başkanını şu son çözüm sürecinde ne kadar samimiyetsiz, ne kadar ilkesiz bir duruş sergilediğini kamuoyu ile milletimizle tekrar tekrar paylaşacağız. 1999 sürecini hatırlatarak MHP Genel Başkanını maskesini düşürmeye devam edeceğiz."

-"YAPILAN YENİ BİR İŞ OLAĞANSÜTÜ BİR DURUM DEĞİL"

1999 yılında, DSP, MHP, ANAP koalisyon hükümeti döneminde devletin kurumlarının İmralı ile görüşmeler yaptığını, ardından da İmralı’nın teröristlerin ülke dışına çıkması için çağrıda bulunduğunu belirten Erdoğan, "Bugün istihbarat örgütümüzün İmralı ile görüşmesini kıyasıya eleştiren, bizi ihanetle, bizi bölücülükle itham edecek kadar dengesini yitiren MHP Genel Başkanı, 1999 yılında hükümetin ortağıdır, başkan yardımcısıdır. MHP‘ye gönül veren kardeşlerimin bunu bilmesi, hatırlatması gerekir" diye konuştu. O gün İmralı’yla görüşmeleri yapan MİT Müsteşarı ile kendisinin de çalıştığını söyleyen Erdoğan, "Bunları biz kendisinden dinledik. Bunlara biz yabancı değiliz. Ama milletimizin bunu bilmesi lazım" dedi.

-"1999’DA ÜÇ MAYMUNU OYNAYAN BAHÇELİ"

Erdoğan bu sürecin yeni başlamış bir süreç olmadığını ifade ederek, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetkilerinin de bu tür görüşmeleri yaptığını belirterek şöyle devam etti:

"Dolayısıyla burada kimse bize çalım atmaya kalkamasın. Biz bunları hep biliyoruz, bunların hepsi kayıtlarda belgelerde mevcut. Yapılan yeni bir iş değildir ve olağanüstü bir durum da değildir. Bunların zaten yapılması gerekir. Bir hükümetin, devleti yönetenin de bunları yapmasından daha tabi bir şey olamaz. Bugün nasıl devletin istihbarat örgütü İmralı ile görüşüyorsa o gün de devletin kurumları İmarlı ile görüşmüş ve bir sonuca ulaşmıştır. Eğer MHP Genel Başkanı hükümetin ortağı olduğu dönemde yapılan bu görüşmelerden habersizse o daha da vahimdir. "Benim haberim yoktu’ diyene sorarlar; sen o hükümette bostan korkuluğu muydun? Payanda mıydın? Vitrin süsü müydün, neydin? O dönemde teröristiler ülke dışına çıkarken adeta süreci bozmak için sabotajlar yapılmıştır. Terör örgütü en zayıf zamanında olduğu halde tamamen bitirilmek için çaba sarf edilmemiş, tam tersine terör örgütüne adeta yeniden palazlanması için fırsat tanınmıştır.

1999 süreci için üç maymunu oynayan Bahçeli, o gün kuzu kesilen Bahçeli şu anda kükreyen aslan rolleri kesiyor. Sayın Bahçeli, 1999’da neden kükremedin? 1999’da neden "ihanet var’ diye ortalığı velveleye vermedin? Neden hükümetten çekilmedin? Madem İmralı’yla görüşmek senin dilinde ihanetti, bölücülüktür de o zaman 1999’da, sana göre ihanete, bölücülüğe niye ortaklık ettin?" (ANKA/DEVAM)

TAYYİP VE ABDULLAH KÖMÜR BULURSA :)))))))))))

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: