Etiket arşivi: türk silahlı kuvvetleri

TSK’da rütbe ayarı

GenelkurmayBalyoz ve Ergenekon gibi davalarda çok sayıda generalin tutuklu olmasıyla TSK’da yaşanan kadro sıkıntısına çözüm getirmeye hazırlanıyor. Genelkurmay Başkanlığı’nın hazırladığı ve görüş almak üzere birliklere gönderdiği 250 sayfalık TSK Personel Kanunu taslağında rütbe bekleme süreleri kısaltıldı. General ve amirallerin 4 yıl olan rütbe bekleme süreleri 3’e, 5 yıl olan albay bekleme süresi de 4 yıla indirildi. Taslak kanunda rütbe bekleme sürelerinin düşürülmesiyle "5 yıl gençleşme hedeflendiği" belirtildi. Taslak, 30 Ağustos’tan önce yürürlüğe girerse bu yıl 2010’da bir üst rütbeye yükselen generaller de terfi sırasına girebilecek. TSK’daki general kadrosunun yüzde 10’u hâlâ Hasdal cezaevinde tutuklu. Kadro sıkıntısı en fazla yaşanan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda bu yıl terfi sırasında girecek toplam 15 amiralin yüzde 33’ü tutuklu.

ÖZEL’E 1 YIL DAHA GÖREV ŞANSI

TSK’da terfi sırasına giren personelden en fazla 36’sının görev süresi bir yıl uzatılabiliyordu. Bu sayı da 47’ye çıkarıldı. TSK’nın 2 orgenerali, YAŞ üyeleri Org. Nusret Taşdeler ile Org. Bilgin Balanlı da Hasdal’da tutuklu. Kontenjanın artırılmasıyla tutuklulukları devam eden bu personelin görev sürelerinin uzatılması gündeme gelebilecek. Tasarıda 4 yıl olan Genelkurmay Başkanı’nın görev süresi, yaş haddini geçmemek kaydıyla, 1 yıl daha uzatılabilecek. Görev süresi 30 Ağustos 2015’te dolacak olan Org. Necdet Özel, Bakanlar Kurulu’nun teklifi, Cumhurbaşkanı’nın oluruyla 2016’da da görevinde kalebilecek.

TSK : İstihbarat toplamaya aralıksız devam ediliyor

Genelkurmay: Teröristle mücadele kapsamında keşif, gözetleme,istihbarat faaliyetleri devam etmektedir.

PKK’nın sınır dışına çekilme sürecinde TSK’nın pozisyona ilişkin tartışmalar devam ederken Genelkurmay Başkanlığı’ndan bir açıklama geldi. Açıklamada, ‘Teröristle mücadele kapsamında yurt içinde ve sınır ötesinde keşif, gözetleme ve istihbarat toplama gayretlerine aralıksız devam edilmektedir.’ denildi.

TSK’DAKİ TESİSLERDE İÇKİ YASAĞI İDDİALARI

Cumhuriyet gazetesi, bazı askeri birliklerde alkol ruhsatlarının yenilenmediği belirtilerek üstü kapalı olarak askeri tesislerde alkol yasağına gidildiği iddia edilmişti. Bu iddialarla ilgili de açıklama yapan Genelkurmay, ‘Türk Silahlı Kuvvetleri sosyal tesislerinde; "Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunuşuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki" Yönetmelik hükümlerine uygun olarak işlemler yürütülmektedir.’ dedi.

TSK’ya karşı çete kurdular !

Şimdi de subay ve ailelerine karşı sosyal medya üzerinden saldırıya geçtiler!

Ahmet Çınar / Yurt Gazetesi – “Ergenekon”, “Balyoz”, “Askeri Casusluk” derken şimdi de subay ve ailelerine sosyal medya üzerinden sanal infaz yapıldı. Kimliği belirsiz twitter hesaplarından TSK mensupları isim ve rütbe verilerek aşağılandı, hedef gösterildi. Milli Savunma Bakanlığı’ndan hala ses yok!

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu astsubay, subay ve generalleri itibarsızlaştırma operasyonlarına sosyal medya da katıldı. Twitter’da kimliği belirsiz kişilerce açılan bazı hesaplardan TSK çalışanları isim ve rütbe verilerek aşağılandı, hedef gösterildi. Bazı askerlerinse özel hayatlarının gizliliği ihlal edilerek, adeta kamuoyuna jurnal yapıldı.

YARGISIZ İNFAZ

@superdenizciler, @gata_kulis, @tsk_kulis gibi twitter hesapları, TSK mensuplarının korkulu rüyası haline geldi. Herhangi bir dayanağı olmayan ve özel hayata ait bilgiler, söz konusu adreslerden yayımlandı. Özel hayat, yasa, yönetmelik, ahlak tanımadan rütbeli subaylar ve özel yaşamları hakkında sayısız dedikodu kamuoyunun dikkatine sunuldu!

AKP SESSİZ KALDI

Her fırsatta askerlerin Milli Savunma Bakanlığı’nın bir personeli olduğunu yineleyen AKP Hükümeti’yse, personeline yönelik bu psikolojik yıpratma harekatına karşı hiçbir işlem yapmadı. Cumhurbaşkanı, Başbakan ile bakanlar hakkında Facebook ve Twitter gibi sosyal medya araçlarından yapılan her türlü eleştiri, soruşturma konusu olurken; TSK mensuplarının özel hayatlarına yönelik yorum, hakaret, aşağılama ve ifşaatlar adeta görmezden gelindi.

SORU ÖNERGESİNE YANIT YOK

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın 14 Aralık 2012’de bu konuda verdiği soru önergesiyse yanıtsız bırakıldı. Oran, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği yazılı önergede, söz konusu twitter hesaplarının kime ait olduğunu, yazılan iddiaların araştırılıp araştırılmadığını, bu adreslerin kapatılması için girişimde bulunulup bulunulmadığını sormuştu. Ancak soru önergesine yasal süresi içinde hiçbir yanıt verilmedi.

TELEKOMÜNİKASYON DA SESSİZ HESAPLAR DA ETKİN!

Başbakan’a bağlı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), muhalif olan her türlü internet sitesi, facebook ve twitter hesabını mercek altına alırken, asker ve ailelerine yönelik aşağılayıcı ve itibarsızlaştırıcı yayın yapan twitter hesaplarını inceleme gereği bile duymaması dikkat çekti.

KİM YAPIYOR BİLİNMİYOR!

Söz konusu twitter hesapları halen etkin ve askerler hakkında asılsız, dayanaksız, belgesiz suçlama ve ifşaatlarını sürdürüyor. Oysa İzmir’de görülmeye devam eden gizli belgeleri temin etme ve bulundurma davasında yargılanan pek çok rütbeli asker, “özel hayatın gizliliğini ihlal”, “kişisel bilgi ve verileri kaydetme” gibi suçlardan hâkim karşısına çıktı.

Kimin tarafından yönetildiği belirsiz bu twitter hesaplarından ise rütbeli askerlerin kendileri, eşleri, çocukları hakkında dedikodu düzeyinde pek çok bilgi ifşa ediliyor.

ODA TV : TSK’ya yeni operasyon mu geliyor ??

Ergenekon Davası kapsamında tutuklu yargılanan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, 8’in Cumhurbaşkanı Turgut Özal davasına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Özal davasıyla ilgili olarak TSK’dan yeni isimlerinde bu davaya ekleneceğini söyleyen Ersöz, Hurşit Tolon’un ifadeye çağrılmasının planı açığa çıkardığını ifade etti.

Konuyla ilgili Aydınlık gazetesinden Sezim Özadalı’nın haberi şöyle:

"Levent Ersöz mahkum koğuşundan Turgut Özal davasını anlattı ‘Soruşturmaya yeni askerler eklenecek.’

AKP’LİLERİN O SÖZLERİNİ HATIRLATTI

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülecek Turgut Özal davasının tek sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, tedavi gördüğü İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde kaldığı mahkum koğuşundan Aydınlık’a açıklamalarda bulundu. Ersöz, Özal soruşturmasına dahil edilmesi ve TSK’ya yönelik psikolojik savaşla ilgili açıklamalarda bulundu.

AKP kanadından yapılan "Rahmetli Özal’ın zehirlendiği şüphemiz o günde vardı bugün de var. İnşallah mahkeme bütün şüpheleri giderecek sonuca ulaşır ve karar verir" açıklamasını hatırlatan Ersöz, "Bu beyanlar istikametin ben ve soruşturmaya dahil edilecek TSK mensupları üzerinden ‘kendi içlerindeki kanaatlardan hangisi güçlü ise onun ağırlığına bağlı olarak’ eski ya da yeni stratejinin ilerleyeceği çıkmaz yolu belirlyecektir. Aslında çıkmaz yolun adı soruşturmanın adı ile belirlenmiştir" ifadelerini kullandı.

KAN BEYNİME SIÇRADI

Masalcı teyzeler Ersöz, Özal soruşturması kapsamında talimatla alınan ifadesindeki soruları gördüğünde kesinlikle polis tarafından hazırlandığını anladığını kaydetti. Ersöz, "O an ifademi alacak savcıyı tenzih ederek soruları hazırlayanlar için en içten selamlarımı göndermiş ve ‘Türkiye Cumhuriyeti’ne 30 yıl şerefle hizmet eden bir askere’ reva görülen suçlama karşısında kan beynime fışkırmıştı" açıklamasını yaptı. "Soruları okudukça iddiaların iki masalcı teyzenin anlatımlarından yola çıkılarak varılmak istenen sonucu görmüştüm" diyen Ersöz, hakkında iddialarda bulunan 2 gizli tanığı şu sözlerle anlattı: "İlker Çınar, ‘TSK’dan disiplinsizlik nedeniyle’ atılmış, zaman, mekan, bilgi ve görgüsü itibariyle, anlattıkları hikaye de olsa bunları biraraya getiremeyecek biri. Ergenekon davasında gizlenmiş ve kulağına üflenenleri söyleyen, gerçekle ilgisi olmayan ve verdiği ilk ifadede ‘Biz Cumhurbaşkanını eşine bile zehirletebiliriz’ dediğim yönünde bir iftirayı atan Gizli Tanık Selçuk.

Zehirlenme iftirasını atan zat-ı muhteremin mahkeme önünde sarf ettiği bu söze AKP Basın Sözcüsü Hüseyin Çelik’in verdiği ‘Savcılar gereğini yapar’ cevabı aslında istikametin Silivri’ye çıkacağını göstermişti." Ersöz, "Son Görev: Kim bu yalancı papazlar" isimli kitabında bu iddialara karşı "Hodri meydan" dediğini söyledi. Çıkmaz sokağın adı Ersöz, Özal soruşturması kapsamında emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un ifadeye çağırılmasıyla senaryonun nasıl dizayn edildiğinin anlaşıldığını dile getirdi ve "Ergenekon davasında ‘şiddet’ unsurunun bağlanamaması üzerine Malatya’daki Zirve Yayınevi ve Hrant Dink suikastı davalarını monte etmeye çalışan düşünce yapısının yürüdüğü çıkmaz sokağın adı belli olmuştu" dedi.

‘TSK İÇİNE SIZMIŞ ÖRGÜT MENSUPLARI’

iki buçuk savas stratejisi Yaşadığı süreci 1990’lı yıllarda Şükrü Elekdağ’ın gündeme getirdiği "İki buçuk savaş stratejisi"ne benzeten Ersöz, "Uzun süredir Zirve Yayınevi davasına sokulma çabalarına karşı ısrarla direnmem, niyetlerine ulaşılmasını engelledi. Her iki cephede (Ergenekon ve Zirve) muharebeye devam ederken planlanarak fırlatılan ‘iftira füzeleri’ ile 3. cephede savaşmaya mecbur bırakılıyordum" şeklinde konuştu. Ergenekon iddianamelerindeki ‘TSK’yı terör örgütü gibi" gösterme çabasının sonuç vermediğini ve tepki çektiğini anlatan Ersöz, şöyle devam etti: "Bunun üzerine mütalaayı ‘TSK içine sızmış örgüt mensupları’ şekline dönüştürenler, böylece öngördükleri yeni stratejiyi hayata geçirebilmeyi ve asil Türk Milleti nezdinde imajı zedelemek için çalıştıkları kahraman TSK’yı kısmen de olsa yürüttükleri zararlı faaliyet dışına çekebilmek ve hatalarını telafi edebilme yoluna gitmek istmişlerdir. Belirledikleri bu stratejiyi uygulamaya sokabilmek için önlerinde duran pentatlon parkurundaki US’RAIL çukuru şeklindeki zaman aşımı engelini aşmak mecburiyeti, iki masalcı teyzenin ‘FİF’leri yardımıyla hedef listesinde ilk ve kolaylıkla vurulacak olan şahsıma yöneltmelerini sağlıyordu."

Ahmet özal, Ersöz’ü değil Yirmibesoğlu’nu suçladı ‘Üİ"V Aydınlık, Özal’ın öldürüldüğü iddialarıyla ilgili Ahmet Özal’ın verdiği ifadeye ulaştı. Ahmet Özal, Turgut Özal’ın ölümünden sonra başlatılan soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Savcısı Uğur Tönik’in emekli Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu tarafından tehdit edildiğini açıkladı. Eski Özel Harp Dairesi Başkanı olan Yirmibeşoğlu, Özal tarafından 1989’da emekliye sevkedilmişti. Savcı tehdit edilmiş Savcı Tönik’in suikast soruşturmasını yürüttüğü sırada kızının kaçırıldığını dile getiren Ahmet Özal, "Sabri Yirmibeşoğlu tarafından gönderildiklerini söyleyen 3 kişinin kendisine suikast olayının üzerine gitmemesi gerektiğini söylediklerini anlattı. Bunun üzerine Tönik araştırmalarını sonlandırmış" dedi. Özal, Eski Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Selçuk ve Emlak Bankası Genel Müdürü Bülent Şemiler’in yaptığı araştırmada İsviçre istihbarat birimlerinin de Yirmibeşoğlu üzerinde durduklarını iddia etti. Özal, babasına 1988 yılında Kartal Demirağ tarafından gerçekleştirilen suikast girişiminin arkasında da Yirmibeşoğlu’nun bulunduğu bilgisini verdiklerini ifade etti. Bu arada Semra Özal’ın ifadesinde de Ersöz’le ilgili bir bilgi yok."

Odatv.com

Savcı itirazı : Bu nasıl bir TSK’dan atılma ?

MERHUM Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın şüpheli ölümüyle ilgili hazırlanan iddianamede gizli tanık İlker Çınar’ın anlatımlarından Türkiye Ulusal Stratejiler Dairesi (TUSHAD), Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığı (JİTEM) ve Ergenekon bağlantılı gizli yapı ayrıntılarıyla anlatıldı.

Çınar, TUSHAD’ın başından Ergenekon davası tutuklu sanığı Hurşit Tolon’un olduğunu vurgularken, Ergenekon sanığı Levent Ersöz’ün de bu yapı içerisinde Özal’ı öldürten isimlerden olduğunu belirtti. Çınar, kendisinin de Özal davasının tek sanığı Levent Ersöz’den eğitim aldığını ifade etti.

Atılsa, istihbaratçılarla görüşemezdi!

İlker Çınar’ın, TUSHAD’a girdikten sonra ilişiğinin manipülasyon amaçlı olarak farklı bir şekilde kesileceğinin kendisine söylendiğini ifade ettiği belirtildi. Savcılık değerlendirmesinde, “Çınar gerçekten TSK’dan atılan bir personel olmuş olsaydı, istihbaratçı olan Abdullah Atılgan, Mehmet Ülger, Haydar Yeşil, Ruhi Ubat ve diğer askeri personelle irtibata geçmeyeceği” ifade edildi. Çınar’ın TUSHAD’da görevinin 2005 yılında değiştiği ve görev yazısının da Malatya Başsavcılığı’ndan istenerek dosyaya eklendiği kaydedildi. Görev değişikliğiyle Çınar’ın istihbarat faaliyetlerine son vererek saha çalışması denilen topluma misyonerlik faaliyetlerinin amacı ve beklentilerini anlatma görevi aldığı aktarıldı.

Türker Ertürk : AZİLNAME

kmf9b.jpg

Geçenlerde Gazeteye uğradım ve yazılarını büyük bir merakla takip ettiğim karşı sayfa komşum Mehmet Ali Güller’e rastladım. Kendisi bana “ Dikkat ediyor musunuz Aydınlık’ta denizciler arttı “ dedi. Haklıydı, yazılarını yazdığı köşesine denizci isimleri verenlerin sayısı beşe çıkmıştı. Bunlar Rota ile Doğu Perinçek, Ufuk Ötesi ile Mehmet Ali Güller, Med Cezir ile Mehmet Faraç, Mavi Vatan ile yazmaya yeni başlayan değerli sınıf arkadaşım Cem Gürdeniz ve Çırnık ile bu köşenin sahibi bendim.

Bu yazarların tamamı mesleksel olarak denizci kökenden gelmiyorlardı ama sanırım köşelerine denizci bir isim vererek mesaj vermek istiyorlardı. Çünkü adlandırma anlamlandırma demekti.

Dünyanın üçte ikisi denizlerle kaplıdır. Denizler, altı, yüzeyi ve üzerinde binlerce metreye ulaşan atmosferi ile çok yönlü ve hırçın mücadele ortamıdır. Bu alanda savaşmak, mücadele etmek, istihdam yaratmak, ülkesi için artı değer üretmek ve bilimsel araştırma yapmak farklı niteliklere sahip olmayı gerektirmektedir.

Gerçekten denizci olmak ve denizci bakış açısına sahip olabilmek için çağdaş olmak, eleştirel akla sahip olmak, bilimsel düşünceye geçmiş olmak, değişik kültürleri anlama, kavrama ve iletişim kurabilme özelliklerine haiz olmak ve çok boyutlu düşünmek ve analiz edebilme yeteneğini taşımak şarttır. Aksi ise hüsrandır.

Gelin sizle son günlerde yaşadığımız bazı şeyleri büyük resmin içinde görmeye ve anlamlandırmaya çalışalım;

Atlantik Konsül

ABD’nin çıkarlarını, küresel liderliğini ve askeri üstünlüğünü sonsuza kadar devam ettirmek için bilimsel çalışmalar yapmak maksadıyla 1961’de kurulan ve merkezi başkent Washington’da bulunan bir düşünce kuruluşu olan Atlantik Konsül ( www.acus.org ) Haziran 2009’da “ Türklerle Irak Kürtleri Arasında Güven İnşası “ ( Confidence Building Between Turks and Iraqi Kurds ) başlıklı bir rapor yayınlıyor.

Proje direktörlüğünü David L. Phillips’in yaptığı raporda özetle Türkiye’nin çıkarlarının Irak’ın toprak bütünlüğünden geçmediğini, Türkiye’nin menfaatinin Kuzey Irak’la entegrasyondan geçtiğini, 2003 Irak işgalinden sonra bunun nasıl adım adım gerçekleştirildiğini, PKK’ya karşı askeri tedbirlerin çıkar yol olmadığını, Askerlerimizin kafasına niçin çuval geçirildiğini ve Kürtlerle birleşmek için Türk kimliğinin yok edilmesi gerektiğini anlatmaya çalışıyor.

Bugün emperyalizmin işbirlikçi taşeronu olduğundan şüphe bile etmediğim Erdoğan liderliğindeki AKP hükümetleri bu ve bunun gibi raporlarla ülkemizin önüne uygulanması için konan yol haritalarını takip etmektedirler.

Son günlerde yaşadığımız Türk kimliği düşmanlığı ve Cumhuriyet kurumlarından TC ( Türkiye Cumhuriyeti ) kısaltmalarının kaldırılması uygulamaları bu kapsamda değerlendirilmelidir. Bu yapılanlar emperyalist projenin gereği olup nedensiz bir işgüzarlık değildir. Bu faaliyetler Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye bacağını gerçekleştirmek içindir.

Sağlık Bakanı’nın tepkiyi görünce TC konusunda attığı geri adım inandırıcı değildir. Bu adım mehteran yürüyüşü yaklaşımıdır. “ Tepkiyi görünce bir adım geri tepki yatışınca iki adım ileri “ kandırmacasıdır.

Çok kısa bir süre önce görevine başlamasına rağmen ABD Dışişleri Bakanı John Kerry iki defa ülkemizi ziyaret etti hatta yine bu ay içinde üçüncü defa gelecekmiş. Niçin? Bayram değil seyran değil bu eniştemiz neden bizi öpmek için devamlı ülkemize geliyor?

Amaç Suriye’ye ve İran’a müdahaledir. Amaç ülkemizin felakete sürüklenmesi projesidir. İkna için “ Yoksa gerisine karışmam! “ tehditleri de içeren yüz yüze temaslar esastır.

Kerry “ Açılımı destekliyoruz “ diyor. Bunun anlamı “ Türkiye’nin ABD çıkarları için bölgede savaşmasını, Irak’ın bölünmesini, Kuzey Irak’ın Türkiye ile birleşmesini, Türk kimliğinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tekil yapısının sonlandırılmasını ve buna yönelik olarak yeni anayasa hazırlanmasını istiyoruz “ demektir.

Zehirli ilaç propagandistleri

Bu nedenle “ Akil adamlar “ olarak seçilen ve görevlendirilen kerameti kendinden menkul insanlar için yapılabilecek en hoşgörülü değerlendirme ülkemizin düşmanları ile aynı hedef peşinde koştukları ve onların ekmeğine yağ sürdükleridir. Çünkü ülkemiz için ölüm fermanı olan emperyalist bir projeyi halkımıza şirin göstermek için ikna çalışmalarına kendi şahsi çıkarları için katılmaktadırlar.

Onlar emperyalist işbirlikçisi AKP hükümetinin ilaç propagandistleridir. Ama bu ilaç ülkemize içirilmek istenen öldürücü zehirdir. Çok meraklılarsa kendileri içsinler.

Ben tam olarak onların karşısında bulunan yurtsever ve antiemperyalist Atatürkçü cephedeyim. Bu nedenle Milli Anayasa Forumu dahil çağrıldığım her yere gidiyor emperyalist düzenbazlığı, “ Ali Cengiz oyunlarını “, sürdürülen şerefsizliği ve onursuzluğu anlatmaya çalışıyorum.

Bu maksatla yurtdışında olduğum için 8 Nisan’da Silivri’de olamadım. Biliyorum ki yüzbinlerce yurtsever hukuksuzluğa, adaletsizliğe, Ergenekon ve Balyoz gibi emperyalist yalanlara dur demek için, işgale direnmek için, kahramanlara sahip çıkmak için, Türk kimliğinden asla vaz geçmeyeceklerini ve Atatürk’te birleştiklerini göstermek için Silivri’ye dayandılar.

Halen ülkemizde emperyalist hedeflere yönelik olarak sürdürülen faşizm 1934-1945 tarihleri arasında Almanya’da egemen olan Hitler faşizmine rahmet okutmaktadır. Silivri artık bu düzenin temerküz kampı Auschwitz’idir.

Erdoğan liderliğindeki AKP hükümeti artık meşruiyetini kaybetmiştir. Ülkemize yapabilecekleri tek hizmet istifa etme erdemini gösterebilmeleridir.

Meşruiyetini kaybedene ve aldığı vekalete hıyanet edenlere azilname ( görevden alınma, işten atılma belgesi ) belgesi gönderilir. Türk halkı uyandıkça ve gerçekleri bir bir gördükçe her geçen gün bu azilnamenin altını imzalayanlar artmaktadır. Ben altını imzaladım, siz de var mısınız?

Cem Gürdeniz’in “ Hedefteki Donanma “ adlı kitabını okumanız için tavsiye ederim.

Saygılar sunarım.

İLK KURŞUN

Basın Toplantısı Duyurusu : “Türk Silahlı Kuvvetlerine Toplumsal Bakış” Raporu

BİLGESAM

BİLGESAM, Türkiye’de üzerinde az alan çalışması yapılan kurumlardan Türk Silahlı Kuvvetleri ve askerlik konularında çalışmalar gerçekleştirmekte ve bu konudaki gelişmeleri yakından takip etmektedir. BİLGESAM, “Türk Silahlı Kuvvetlerine Toplumsal Bakış” başlıklı bu çalışma ile alan araştırmaları noktasındaki eksikliği gidermeyi amaçlamaktadır. BİLGESAM bu kapsamda toplumun Türk Silahlı Kuvvetlerine ve askerlik uygulamaları konusundaki görüşlerini ortaya koymak amacıyla "Türk Silahlı Kuvvetlerine Toplumsal Bakış" raporunu hazırlamıştır. Rapor, 2013 yılı Ocak ayında internet yoluyla gerçekleştirilen anket uygulaması neticesinde elde edilen 5173 kişilik örnekleme ait verilerin analizi ile oluşturulmuştur. BİLGESAM Sosyo-Kültürel Araştırmalar Uzmanı Dr. Salih AKYÜREK ve Mehmet Ali YILMAZ tarafından hazırlanan rapor TSK ile ilgili algıları ve bu algıların öğrenim durumu, oy verilen siyasi parti, askerlik durumu gibi değişkenlere göre farklılaşmasını ortaya koymaktadır.

“Türk Silahlı Kuvvetlerine Toplumsal Bakış” raporu 9 Nisan 2013 Salı günü yapılacak basın toplantısıyla kamuoyuna duyurulacaktır.

Rapor, aşağıdaki ana başlıklar hakkında toplumun farklı kesimlerinin algılarına ışık tutmaktadır:

• TSK’ya güven,
• Askeri müdahaleler ve darbelere bakış
• Ordu-toplum mesafesi
• Sivil-asker ilişkileri
• Zorunlu askerlik ve profesyonel ordu
• Terörle mücadele
• Kurumsal etkinlik
• Askeri Yargı ve denetim

TARİH: 9 Nisan 2013 Salı

BAŞLAMA SAATİ: 11:00

YER: Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM)

Mecidiyeköy Yolu Cad. Celil Ağa İş Merkezi (Trump AVM Yanı) No: 10 Kat: 9 Daire: 36-38 Mecidiyeköy/İST

LCV

Tel: 0212 217 65 91-92 / Aslı TOKAÇ
Belgegeçer: 0212 217 65 93

E-posta : bilgesam

Not: Toplantı salonunda yer sınırlı olduğundan basın mensuplarının katılımlarını bildirmesi önemle rica olunur.

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: